Akeo
Menekşe 2 Caddesi No: 20/11 Kızılay - ANKARA
Akeo
bilgi@akeo.org.tr
Akeo
0 312 231 45 40
Sıkça Sorulan Sorular

123

BAYRAM ŞAHİN

ODA NASIL KURULUR?

1-Oda; oda kurulmak istenen yerde çalışmakta olan sanat, hizmet ve meslek sahipleri ile esnaftan en az 500 kişinin isteği ve Bakanlık izni ile kurulur. Yeni kurulacak odalar için, oda üyesi olacak kişiler arasından 9 kişilik kurucular kurulu oluşturulur.
2-Oda kurucu üyelerinin tüm bilgileri, Bakanlıktan alınacak yetkiden sonra Bakanlık e-esnaf ve sanatkar veri tabanına kurucular kurulu tarafından eksiksiz olarak girilir.
3- Aynı çalışma bölgesinde aynı konuda birden fazla oda kuruluşu yetkisi verilmez, oda üyesi olacak esnaf ve sanatkarların tamamının kuruluş için yetki alınan odaya girişi yapılır.
4-Oda kuruluşu ile ilgili olarak Mülki İdare Amirliğine verilecek müracaat dilekçesine, Bakanlık e-esnaf ve sanatkar veri tabanına girişi yapılan ve en az 500 kişilik kurucu üyelere sicil müdürünün gözetiminde tanzim ve imza edilen Bakanlık e-esnaf ve sanatkâr veri tabanından alınmış 5 adet oda kuruluş tutanağı ve kurucular kurulunun hazır bulunmasıyla sicil müdürünün huzurunda düzenlenen Bakanlık e-esnaf ve sanatkâr veri tabanından alınmış beş adet oda ana sözleşmesi eklenir.
5-Oda ana sözleşmesi, oda kuruluş tutanağı ve kurucu üye bilgilerinin gerçeğe uygun olup olmamasından sicil müdürü sorumludur.
6-Mülkî idare amirliği 15 gün içinde oda kuruluş talebini inceler ve görüşü ile birlikte kuruluş belgelerini noksansız olarak Bakanlığa gönderir.
7-Bakanlık kuruluş talebi hakkında ilgili Birliğin görüşünü alır. Ana sözleşmenin ve kuruluş tutanağının Bakanlık tarafından onaylanmasını müteakip oda kurulmuş olur. Bakanlık bir ay içinde kuruluş izni verip vermediğini bildirmediği takdirde oda kurulmuş sayılır.
8-Kuruluşu yapılan odanın kuruluş tutanakları ve ana sözleşmesinin birer adedi Bakanlıkta alıkonulur. Diğerlerinin birer adedi Bakanlık tarafından konfederasyona, valiliğe, birliğe ve odaya gönderilir ve buralarda muhafaza edilir.
9-Oda, kuruluşunun Bakanlık tarafından onaylandığı tarihten itibaren tüzel kişilik kazanır. Ancak, odanın fiilen faaliyete geçebilmesi için, kurucular kurulu tarafından oda kuruluşunun Bakanlık tarafından onaylandığı tarihten itibaren, odaya daha sonra kayıtları yapılan üyelerde dahil 90 gün içinde oda kuruluş genel kurulunu yapması ve oda organlarını teşekkül ettirerek Bakanlığa bilgi vermesi zorunludur.
10- Kuruluş genel kurulunu yapamayan odanın kuruluşu yok sayılır. Kuruluş genel kurulunu yapan oda, ana sözleşmede belirtilen tarihte olağan genel kurulunu da yapmak zorundadır.

Kaynak : Oda Kuruluşu 5362 Sayılı Esnaf ve Sanatkarlar meslek Kuruluşları kanununa tabidir

OBEZİTE NEDİR?

Obezite ya da halk arasında bilinen adıyla şişmanlık, vücutta fazla miktarda yağ birikmesi sonucu ortaya çıkan ve mutlaka tedavi edilmesi gereken bir hastalıktır.
Obezite, besinlerle alınan enerji miktarının, metabolizma ve fizik aktivite ile tüketilen enerji miktarını aştığı durumda ortaya çıkar.
Obezite, insan vücudunda kalp ve damar sistemi, solunum sistemi, hormonal sistem, sindirim sistemi gibi sistemleri etkileyen ve birçok önemli rahatsızlığa zemin hazırlayan bir hastalıktır.
Kalp hastalıkları, yüksek tansiyon, şeker hastalığı, yüksek kolesterol, solunum rahatsızlıkları, eklem hastalıkları, adet düzensizlikleri, kısırlık, iktidarsızlık, safra kesesi hastalıkları, taş oluşumu, bazı kanser türleri, obezite ile doğrudan ilişkili hastalıklardan birkaçıdır.

Sonuç olarak obezite, insan yaşamını kısaltan ve yaşam kalitesini olumsuz yönde etkileyen bir hastalık olarak tanımlanabilir. Yapılan araştırmalara göre, obezite özellikle son 20 yılda, bütün dünyada süratle artmakta ve bir salgın hastalık gibi yayılmaktadır. Bu salgından ülkemiz de etkilenmektedir. Kadın nüfusumuzun yaklaşık üçte biri, erkek nüfusumuzun da yaklaşık beşte biri obez, yani şişmandır.

SANİTASYON NEDİR?

Sanitasyon hijyen ve sağlık koşulların oluşturulması ve devam ettirilmesi anlamında, uygulamalı bir bilim dalıdır.Sağlıklı personel tarafından hijyenik koşularda sağlıklı gıda ürünlerin üretimini sağlar.Sanitasyon temizlikle eşdeğer tutulmamalıdır.Sanitasyon daha geniş kapsamlıdır.Ev ve fabrika görünümünün iyileştirilmesine, geliştirilmiş atık uzaklaştırma yöntemleriyle çevrenin korunmasına katkıda bulunur.

SANİTASYONUN YARARLARI

Gıda ürünü işleyen fabrikalar hijyenik şartlara uyularak kurulsa da sanitasyon işlemine gerekli önem verilmez ise gıda ürünleri hastalığa neden olan mikroorganizmalarla bulaşmaya maruz kalabilir.Etkili bir sanitasyon işlemi uygulandığında temiz ve güvenilir bir gıda ürünü daha az modern tesislerde bile üretilir. Sanitasyonun toplum ve işletmeci için sayılamayacak kadar çok yararı vardır. Ne yazık ki çoğu zaman sanitasyonun yararlarını yeterince anlamamaktan kaynaklanan temiz olmayan ürün işleme uygulaması görülmektedir. Bugün etkin yapılan bir sanitasyon işlemi büyük felaketleri önler.

Gıda güvenliği çok önemli bir konudur. Gıda güvenliği, tüketilen gıdanın sağlığa zarar vermemesi demektir.Gıda kaynaklı hastalıklar dünyada giderek çok ciddi boyutlara varmaktadır. Örneğin bir yıl içerisinde A.B.D.’de 400 bin – 4 milyon arasında gıda kaynaklı salmonella ile ilgili hastalık olduğu bildirilmiştir. İngiltere’de her yıl toplam nüfusun %20′si, ABD ‘de %28 ‘i gıda kaynaklı hastalıklara yakalanmaktadır.

İyi bir sanitasyon programı yasalara uygun bir üretim yapmaya,işlenen ürünün kalite ve depolama süresini arttırmaya olanak sağlar.Böylelikle ürünün raf ömrünü ve tüketicinin ürünü tercih etmesini sağlar.

GIDA VE MİKROORGANİZMALAR ARASINDAKİ İLİŞKİ

Gıda ürünleri, mikroorganizmalar için uygun bir besin kaynağıdır.Gıdaların pH değeri bakterilerin gelişmesi için uygun değerlerdedir. Yüksek sıcaklıklarda mikroorganizmaların gelişme hızı artmaktadır.

Bulaşma kaynakları Gıdalara birçok aşamada toprak,hava,ve su kaynaklı mikroorganizmalar bulaşabilir.Kanalizasyon atıkları, böcek ve kemirgen hayvanlar,ambalaj materyalleri bulaşma nedenleridir.Bir işletmede en önemli faktörler alet ekipmanların dezenfektasyonu personel temizliği ve personelin sanitasyon konusunda bilinçli olmasıdır.Gıda yoluyla geçme riski olan hastalıklar solunum yolu hasatlıkları ve barsak sistemi hastalıkları vardır.Grip, verem, dizanteri, tifo vb. Personel hijyenik çalışma alışkanlığı geliştirmeli kişisel bakımını yapmalı ve ürünlere çıplak elle dokunmamalı dokunmak gerekiyor ise de mutlaka atılabilir eldiven kulanmalılardır.

Biyo film nedir? Biyo film inert bir yüzey üzerine kompleks polisakkarit benzeri bir materyal ile tutunmuş bakteri mikro kolanileridir Mikroorganizmalar tarafından oluşturulan biyo filmler temizlik maddelerine karşı büyük bir direnç gösterir.Bir mikroorganizma herhangi bir yüzey üzerine düştüğü zaman falamentler yardımı ile kendisini bu yüzeye bağlar.

Organizma polisakkarit benzeri yapışkan bir madde üretir.Bu madde kısa sürede bakteriyi çimento gibi yüzeye yapıştırır ve besin maddelerinin diğer bakterilerin bazen de virüslerin yapışmasını sağlar.

Biyo film birkaç polisakkarit materyal ilavesi ile büyüme gösterir. En sonunda biyo film tabakası sertleşir ve ancak kazımakla uzaklaştırılabilecek plastik bir yapı haline gelir.

Kostik soda, iyodofor, fenol ve dörtlü amonyum bileşikleri gibi suda çözülür kimyasal maddeler biyo film katmanlarına etkili bir şekilde ulaşamazlar.

GIDA HİJYEN VE SANİTASYON YÖNTEMLERİ
Sterilizasyon:100°C’ nin üzerinde yapılan ısıl işlemlere denir.
Sterilizasyon metotları nelerdir?
-Isı ile sterilize etmek.
-Radyosyon ile sterilize etmek
-Kimyasal maddelerle sterilize etmek.

GIDA İŞLEME FABRİKALARINDA KULLANILAN TEMİZLİK MADDELERİ

Alkali temizlik maddeleri: Gıda sanitasyonunda temizlik maddelerinin özelliği pH terimi ile ifade edilir.pH H+ iyonları konsantrasyonunun logaritmik ölçüsüdür. pH 7-14 alkali 0-7 asedik olarak ifade edilir.Alkali özellik 7 den 14 e doğru artar.

Kuvvetli alkali temizlik maddeleri: Bu temizlik maddeleri yüksek çözücü güce sahip ve yüksek korozif özelliktedirler. İnsan derisini tahriş edip yakabilirler aynı zaman da gaz halinde solunum yollarına girmesine ve solunum yollarının zarar görmesine neden olurlar.Kuvvetli alkali çözeltilerinin su ile karıştırılması halinde ekzotermik bir reaksiyona girer ve ortaya çıkan ısı çözeltinin kaynamasına veya buharlaşmasına neden olur.Bu çözeltilere örnek hidroksit (kostik soda) ve sodyum silikattır. Silikat ilavesinin yapılmasının nedeni hidroksitin korozif özelliğini azaltmak, durulanabilme ve nüfus etme niteliklerini iyileştirmektir.

Kuvvetli alkali çözeltileri mineral madde kalıntıları üzerinde fazla etkili değildir, kostik soda yoğun yağ kalıntılarını temizlemek için kullanılır.Kostik sodanın insana ve ekipmana zarar vermesi dolayısıyla asla elle yapılan temizliklerde kullanılmamalıdır.

Orta düzey alkali temizleyicileri: Bu temizlik maddeleri genellikle sıvı formdadır.Fazla kirli olmayan yüzeylerin temizliğinde kullanılır ve el ile temizlik yapılır.Orta düzey alkali temizleyicilerine örnek; sodyum sesquisilikat,tetrasodyum pyrofosfat (sodyum pyrofosfat) ve alkali aril sülfonatlar (yüzey aktif maddeler) Bu maddeler iyi su yumuşatma özelliğine sahiptirler fakat mineral kalıntıları için hiçbir önem taşımazlar.

ASİDİK TEMİZLİK MADDELERİ

Bunlar toksikolojik olarak güvenli ve biyolojik olarak aktif olup çoğunlukla durulama ve sterilize etme aşamalarını birleştirmek amacıyla kullanılır.Asetik,peroksiasetik, laktik ve formik asit gibi organik asitler sıklıkla kullanılır. Alkali temizlik maddeleri ve diğer temizlik maddelerinin kullanımı sonucu oluşan mineral madde kalıntılarının uzaklaştırılmasında etkilidir.
Sitrik asit, tartarik asit,sülfamik asit glukonik asit gibi organik asitler mükemmel su yumuşatma kolay durulanabilme özelliğine sahiptir ve deriye korozif etki göstermezler.

Bozukluklar yapan ve patojen olan mikroorganizmalar için asit uygulaması konsantrasyona bağımlılık gösterir. Bu maddeler temas süresinin uzatılması halinde paslanmaz çelik yüzeylerde korozif etki gösterir.

Kuvvetli asidik temizleyiciler:Bu maddeler betona, birçok ****le ve kumaşa korozif etki gösterirler. Bazıları ısıtıldıkları zaman akciğerlere zarar veren toksik, korozif bir gaz üretirler. Kuvvetli asitlere örnek ; Hidroklorik, hidroflorik, sülfamik, sülfirik, nitrik, ve fosforik asitlerdir.Nitrik ve sülfirik asitler korozif etkileri nedeniyle el ile temizleme işleminde kullanılmazlar.Fosforik asidin korozif özelliği nispeten az olup birçok yüzey aktif madde ile uyumludur.

Orta düzey asidik temizleyiciler: Bu maddeler hafif düzeyde korozif olup,alerjik reaksiyonlara neden olabilirler.

Sterilizasyon maddelerinin etkinliği: Temas süresi, pH , yüzeyin temizliği, sıcaklık, konsantrasyon.

Sterilizasyon maddeleri nasıl olmalıdır?
- Vejetatif bakteri maya ve küflere karşı etkili olmalı
- Organik kalıntı varlığında deterjan ve sabun kalıntılarından su sertliğinden ve değişikliklerinden etkilenmemelidir.
- Kolay temizlenmeli.
- Toksik olmamalı ve deriye zarar vermemeli.
- Suda çözünür olmalı.
- Kötü kokmamalı.
- Kolay kullanımlı olmalı.
- Ucuz olmalı.

ETKİLİ BİR TEMİZLİK İÇİN ÜRETİM ALANININ TEMİZLİĞE HAZIRLANMASI

- Büyük kalıntılar uzaklaştırılmalı.
- Ekipmanlar mümkün olduğunca parçalara ayrılmalı.
- Elektrik düzenleri plastik malzeme ile kapatılmalı.
- Ekipmanlar ile bağlantıları olan düzenlerde temizlik madde bulaşmasını önlemek için mümkünse bu bağlantılar uzaklaştırılmalı.

ÜRÜN İŞLEME ALANININ TEMİZLİK AŞAMALARI

- Kirlenmiş yüzeyler 55°C ‘lik su ile durulanarak kalıntılar uzaklaştırılmalı.
- Kuvvetli bir asit deterjan püskürtmek suretiyle 10-20 dakika bekletilmeli..
- Temizlik madde kalıntıları uzaklaştırılmalı.
- Su filtreleri ve su yumuşatıcıları dikkatlice geri yıkamaya tabi tutulmalı.
- Drenaj kapaklarının dikkatlice temizliği yapılmalı.
- Paslanmaya ve yağlanmaya maruz kalan yüzeyler yenilebilir bir yağ ile yağlanmalıdır.

HİJYEN NEDİR?

Sağlıklı temizliği temsil eden hijyen toplumsal yaşamın her aşamasında karşımıza çıkmaktadır. Yaşadığımız ortamların, içtiğimiz ve kullandığımız suyun, soluduğumuz havanın kullandığımız alet ve gereçlerin ve en önemlisi gıdaların temiz ve sağlıklı yani hijyenik olması gerekir.

Gıda hijyenini amacı:

Gıda hijyenini amacı, önce sağlıklı ve güvenilir besin maddeleri üretimini sonra besin maddelerindeki kaliteyi düşüren tehlikelerin yok edilmesini sağlamaktadır. Gıdalara bulaşan ve tüketildiğinde insanlarda çeşitli hastalıklara yol açan etken ve maddeler biyolojik kimyasal ve fiziksel kökenlidir. Sağlık açısında zararlı olan etken ve maddelerin gıdalar ve tüketimiyle insanlarda gıda enfeksiyonları ve zehirlenmeleri adı verilen hastalıklar meydana çıkar. Bu hastalıklar karın ağrısı ishal bulantı kusma terleme baş dönmesi ve ateşlenme gibi rahatsızlıklara bazen de ölümlere sebep olurlar.

Gıda güvenliği:

Her gıda işletmesinin bir gıda güvenliği programı olmalıdır. Güvenilir hammadde (tedarikçi kontrol, güvenilir üretim( ideal hijyen ve teknolojik uygulamalar) güvenilir ürün (sürekli izleme iyileştirme ve müşteri memnuniyeti). Hijyen kurallarını uygulamak hem müşteri sağlığı, hem de kendi sağlığımız açısından önemlidir.

Pratik ve hijyenik bilgiler:

Kişisel temizlik:

Haftada en az iki kez banyo yapılmalıdır.
Saç ve sakallar temiz olmalıdır.
Tırnak ağız burun ve kulak temizliğine özen gösterilmelidir.
Vücuttaki açık yara ve benzeri hasarlara özen gösterilmelidir.

Tuvalet nasıl kullanılır:
Her kullanımdan sonra sifon çekilip gerekli temizlikler yapılmalıdır.
Tuvalet çıkışında dezenfekte paspasına basılmalıdır.
Tuvalet kağıdı çöp kovasına atılmalıdır.
Eller yıkanıp kurulanmalıdır.

El temizliği:
Üretim öncesi ve sonrasında, ellerimizi herhangi bir yere dokundurduysak, tuvaletten sonra, parayı elledikten sonra,telefon kullandıktan sonra,hapşırdıktan veya öksürdükten sonra eller dezenfekte bir şekilde yıkanmalıdır.

Çalışma ortamı:

Temizlik ve dezenfeksiyon:
Fiziksel temizlik: kuru temizlik: kir maddelerinin süpürme fırçalama ve vakumlar çekme
Kimyasal temizlik:
Mikrobiyolojik temizlik:
Doğru dezenfekte:

Beslenme

Canlılarda büyüme, sağlık, üreme için gerekli besin maddelerinin alınması. Besinler, bedende gerçekleşen kimyasal tepkimeler için gerekli kimyasal enerjinin yanı sıra, bedene destek olan, hücrelerin oluşması ve yenilenmesi için gereken maddeleri de sağlarlar. Canlıların varlıklarını sürdürebilmeleri için çeşitli kimyasal bileşenler içeren besinler almaları gerekir. Sporculara güç kazandırmak için ya da şişmanlık, şeker hastalığı ve kalıtımsal bozukluklar gibi sorunlara da karşı da, özel beslenme rejimleri uygulanabilir. Dengeli bir rejimde kişinin aldığı kalori, bedenin gereksinmesine uygun olmalıdır.

Beslenme rejiminin önemli bileşenleri proteinler, yağlar, karbonhidratlar, su, vitaminler ve tuzlar ile bazı az bulunan elementlerdir. Bunlar uygun ve dengeli biçimde alınmazlarsa, beslenme bozukluğu hastalıkları ortaya çıkar.
Kişinin dengeli beslenmesi için alınan besinler 5 grupta incelenir:

* Tahıl ve Ekmek Grubu
* Süt ve Yoğurt Grubu
* Et Grubu
* Sebze ve Meyve Grubu
* Yağ ve Şeker Grubu

KARBONHİDRATLAR: Vücudun temel enerji kaynağıdır. Kişinin günlük enerji gereksiniminin %55′i karbonhidratlardan sağlanmalıdır. Karbon, hidrojen ve oksijenden oluşan bu bileşikler yiyeceklerde daha çok şeker ve nişasta biçiminde bulunur. Örneğin üzüm şekeri denen glikoz en basit karbonhidratlardan, yumrulu bitkilerin köklerinde depolanan nişasta ise en karmaşık karbonhidratlardan biridir. Karbonhidratça zengin yiyeceklerin yapısında genellikle glikozdan daha karmaşık şekerler ve nişastalar bulunur. Ama bu bileşiklerin tümü sindirim sırasında parçalanarak glikoza indirgendiğinden, yiyeceklerdeki bütün karbonhidratlar sonunda glikoz olarak kana geçer ve karaciğerde glikojen biçiminde depolanır. Vücuda enerji gerektiğinde, karaciğerdeki glikojen yeniden glikoza dönüşerek kan dolaşımı aracılığıyla hücrelere dağıtılır. Bu nedenle, kanda bulunduğu için kan şekeri de denen glikoz vücudun temel enerji kaynağıdır.

PROTEİNLER: Vücudun yapı taşlarıdır. Kemikler, kaslar, deri, sinirler, kısacası vücudun büyük bölümü proteinlerden oluşur. Yiyeceklerle alınan proteinler sindirim sırasında parçalanarak aminoasitlerine ayrışır ve vücut, bu aminoasit deposundan seçtiği uygun yapıtaşlarını yeniden bir araya getirerek kendi dokularını oluşturan proteinleri yapabilir. Protein açısından zengin olan başlıca hayvansal yiyecekler yumurta, et, balık, peynir ve süt, bitkisel yiyecekler ise ekmek, patates, fındık ve ceviz gibi kabuklu yemişler, bezelye, fasulye ve mercimektir.
1 gr protein 4 Kal’lik bir enerji sağlar. Günlük enerjinin %10-15′i proteinden gelmelidir. Beslenmemizde proteinden zengin besinlere ihtiyaçtan fazla tüketmek, yetersiz tüketmek kadar zararlıdır.
YAĞLAR: Vücudun enerji ihtiyacında bir diğer besin grubu da yağlardır. Yağlar da karbon, hidrojen, ve oksijenden oluşur. Tereyağı, yağlı et, kaymak, peynir ve yumurta gibi yiyeceklerden alınan hayvansal yağlar ile mısır, ayçiçeği, fındık ve ceviz gibi yağlı tohumlardan elde edilen bitkisel yağlar dengeli beslenmede önemli bir yer tutar. Ama bu temel besinlerin fazla alınması zararlı olabilir. Bazı yağların kalp hastalıkları olasılığını artırdığına inanan birçok doktor, sağlıklı bir yaşam için özellikle hayvansal yağların fazla yenmemesini salık verir. 1 gr. yağ 9 Kal enerji sağlamaktadır.

VİTAMİNLER: Vücuttaki bir takım biyokimyasal işlemlerin devamında rol oynarlar, vücudun direncini artırır ve bazı vitaminler, vücuda alınan çoklu doymamış yağ asitlerinin oksidasyonunu önlerler. İlk bulunan vitaminler alfabenin değişik harfleriyle adlandırılmıştı. Sonradan bu bileşiklerin kimyasal yapıları belirlenince, askorbik asit, Tiyomin ya da riboflavin gibi bilimsel adlar verildi. Ama bugün bile, vitaminlerin A, B, C gibi harflerle anılması çok yaygındır. Vitaminlerin çok az miktarda alınması vücut için yeterli olduğundan, çeşitli yiyeceklerle dengeli beslenen kişilerde vitamin eksikliği görülmez.

Yalnız bazı hastalıklarda doktorlar, vücut sağlığına kavuşuncaya kadar normalden daha fazla vitamin alınmasını önerirler. Ama olağan koşullarda yiyeceklerdekiyle yetinmeyip gereğinden çok vitamin almanın hiçbir yararı yoktur; çünkü vitaminlerin çoğu vücutta depolanmaz ve günlük gereksinimden fazlası idrarla birlikte dışarı atılır.

MİNERALLER: Mineraller vücudun sağlıklı kalabilmesi için gerekli olan kimyasal
elementler ile bu elementlerin inorganik bileşikleridir. Her mineralin, öbür besin maddelerinin etkisini güçlendiren tamamlayıcı bir görevi vardır. En çok sütte ve süt ürünlerinde bulunan kalsiyum, kemiklerin ve dişlerin sağlıklı gelişmesinde önemli rol oynar. Süt ürünlerinde, yumurta sarısında, baklagillerde ve kuru yemişlerde bulunan fosfor da kemik ve dişlerin, kas ve sinir dokusunun yapıtaşlarındandır. İçme sularında bulunan flüorun da diş çürümelerini önlediği saptanmıştır

OKULDAKİ YEMEKHANELER KANTİNDEKİ ÜRÜNLERİ SATABİLİR Mİ?

Kantinde veya Yemekhane de satılacak ürünlere ilişkin olarak ‘’İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatlarına İlişkin Yönetmelik’’ hükümleri gereği Belediyelerden Ruhsat alınmaktadır. Adı geçen yönetmelik işyerlerinde hangi ürünlerin hangi şartlarda ve hangi standartlarda satılıp satılmayacağının yetkilendirilmesidir.

Bu yönetmelik hükümleri gereği yemekhanelerde kantinlerde satılan ürünlerin satılması yasal olarak mümkün değildir.

Kaynak : İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatlarına İlişkin Yönetmelik

Hazırlayan : Bayram ŞAHİN - AKO Başkanı

ÇOCUKLARIN BAHÇE DIŞINA ÇIKMALARI VE BAHÇE DIŞINDAN ALIŞVERİŞ YAPMALARI YASAK MIDIR?

Sağlık Bakanlığı ve M.E.B.Sağlık İşleri Dairesi Başkanlığı 2007/33 Sayılı genelge hükümleri doğrultusunda,Okul İdareleri öğrencilerin dışardan seyyar satıcılardan alışveriş yapmalarını önleyici tedbirler almakla sorumludurlar.

Diğer taraftan Odamızın başvurusu üzerine Ankara Valiliği ve  İl Milli Eğitim Müdürlüğü Öğrencilerin teneffüs saatlerinde bahçe dışına çıkmalarının önlenmesi Öğlen teneffüs saatinde velisinden izin kağıdı getirmeyen öğrencilerin çıkarılmaması, okula paket servis kabul edilmemesi yönünde okul müdürlüklerine yazılı talimat vermiştir. Bu talimat yazılarına Resmi Yazılar kısımından erişilebilir.

Kaynak : Sağlık Bakanlığı, M.E.B.Sağlık İşleri Dairesi Başkanlığı 2007/33 Sayılı genelge,Valilik ve  İl Milli Eğitim Müdürlüğü yazılı talimatı

Hazırlayan : Bayram ŞAHİN - AKO Başkanı

KANTİNCİLER FEDERASYONU VAR MIDIR?

TÜRKİYE KANTİNCİLER FEDERASYONU adında kurulmuş bir oda federasyonu yoktur.

5362 Sayılı Kanun gereği Türkiye Kantinciler Federasyonu kurulması için ülkemizde 40 ilde Kantinciler odası olması gerekmektedir. Oda Federasyonlarının merkezinin Ankara’da olması da kanunen zorunludur. Türkiye’de Ankara,Bursa,İzmir,Gaziantep ve istanbul’da olmak üzere sadece 5 Kantinciler odası vardır. Bu nedenle Oda Federasyonu kurulması imkansız gözükmektedir.

Diğer taraftan oda kuramadıkları için kurulmuş olan bir dernek federasyonu vardır. Ancak bu dernek federasyonunun odaları temsil etme yetkisi yoktur.

Kaynak : 5362 Sayılı Kanun

Hazırlayan : Bayram ŞAHİN - AKO Başkanı

OKUL MÜDÜRÜ KERMES YAPARKEN KANTİNİMİ KAPATMAMI VEYA KERMESTE SATIŞ YAPABİLMEM İÇİN EKSTRA PARA VERMEMİ İSTEDİ BU YASAL MIDIR?

Okul Aile Birliği Yönetmeliği 25. Madddesi hükmü ile  M.E.B. Sosyal Etkinlikler Yönetmeliği  ve Tarım ve Köyişleri Bakanlığı Koruma ve Kontrol Genel Müdürlüğü görüşleri doğrultusunda Kermeslerde gıda maddesi satılması yasaktır.

Diğer taraftan kantin kira sözleşmesi 1  yıllık imzalandığından ve 12 ay boyunca işletme yetkisi kantinciye ait olduğundan Okul Müdürlerinin kermes veya herhangi bir günde kantini kapattırma yetkisi bulunmamakla birlikte kira dışında ekstra para isteme yetkisi de bulunmamaktadır.

Kaynak : Okul Aile Birliği Yönetmeliği, M.E.B. Sosyal Etkinlikler Yönetmeliği, Tarım ve Köyişleri Bakanlığı Koruma ve Kontrol Genel Müdürlüğü görüşleri

Hazrılayan : Bayram ŞAHİN - AKO Başkanı

MÜDÜR VE ÖĞRETMENLER ÖĞRENCİLERİN KANTİNDEN ALIŞVERİŞ YAPMASINI YASAKLAYABİLİR Mİ?

Okul Müdürlerinin veya öğretmenlerin kantinden alışveriş yapılmasını keyfi olarak yasaklama yetkisi olmadığı gibi böyle bir durumda kantin işletmecisinin uğrayacağı zarardan dolayı yasak koyan kişiye karşı tazminat ve yetki dışı hareketten dolayı suç davası açma hakkı doğuracağı açık ve nettir.

Ayrıca hiçbir yasa,yönetmelik veya genelge Okul Müdürlerine veya öğretmenlere kantinlerde satılan ürünlere sınırlandırma getirme veya yasak koyma yetkisi vermemektedir.

Diğer taraftan Gıda,Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı üretim ve satış izni bulunan ürünlere  bu ürünler sağlıksızdır diyerek satış yasağı koymaya çalışıldığı sıkça şikayet konusu olduğundan böyle bir yasaklama ve mağduriyete uğrayan üyemizin derhal odamıza müracaat etmesini tavsiye ederiz.

Kaynak : Gıda Üretimine dair yasa ve ilgili yönetmelikler.

Hazırlayan : Bayram ŞAHİN - AKO Başkanı

OKUL MÜDÜRÜ KANTİNİ DİLEDİĞİNE VEREBİLİR Mİ?

Kantin ihaleleri Okul Aile Birliği yönetmeliği 20/3.Maddesi hükmü doğrultusunda 2886 Sayılı Devlet ihale Kanununa göre İlçe Milli Eğitim Müdürlüklerinde kurulacak ihale komisyonunca yapılacak ihale ile kiraya verilir.

Okul Müdürlerinin veya Okul Aile Birliği Başkanlarının, Kantin,yemekhane,spor salonu ve otopark gibi yerleri dilediği kişilere verme yetkileri yoktur. Bu gibi durumlar suç teşkil eder.

Kaynak : Okul Aile Birliği yönetmeliği

Hazırlayan : Bayram ŞAHİN - AKO Başkanı

ATIK YAĞLARI NE YAPMALIYIM?

19.04.2005 Tarih ve 25791 Sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Bitkisel Atık Yağların Kontrolü Yönetmeliği hükümleri gereği Okul Kantinlerinin kullanılmış atık yağlarını T.C. Çevre Ve Orman Bakanlığından lisans almış firmalarla yıllık sözleşme yapılarak geri kazanım ve bertaraf amacı ile ücretsiz olarak teslim etmeleri gerekmektedir.

Küresel ısınma nedeni ile ülkemizin su kaynakları her geçen gün azalmaktadır. Buda yer altı su kaynaklarının temiz tutulmasının büyük önem taşıdığını göstermektedir. Bitkisel Atık Yağları çevremize verdiği bazı zararları kısaca özetlersek,

1- 1 Litre atık yağ 1 Milyon Litre içme suyunu kirletebilmektedir. Kullanılmış atık yağlar su kirliliğinin % 25’ini oluşturmaktadır.

2- Akarsu,baraj ve göllere ulaşan atık yağlar, kuşlara,balıklara ve diğer canlı ve bitki türlerine zarar vermektedir.

3- Atık yağlar su yüzeyini kaplayarak havadan oksijen transferini kesmekte ve sudaki oksijen oranının tüketmektedir.

4- Bitkisel atık yağlar kentsel altyapı sistemine büyük zararlar vermekte, kanalizasyon ve kolektörlerin daralmasına ve tıkanmasına neden olmakta, arıtma aşamasında ise yüksek maliyet artışlarına neden olmaktadır.

Atık yağların geri kazanımı biyodizele dönüştürülme ile sağlanmaktadır. Bu uygulama ile küresel ısınmanın azaltılması, zararlı emisyonların düşürülmesi, tarımsal kalkınma, yasa dışı kullanımın önlenmesi, karbondioksit salınımının engellenmesi, yeni istihdam alanı oluşturulması,enerjide dışa bağımlılığın azaltılması gibi çevresel ve ekonomik kazanımlar sağlanabilecektir.

Kantin işletmecilerinin T.C. Çevre Ve Orman Bakanlığı’ndan ‘’Bitkisel Atık Yağ Taşıyan Firmalar İçin Lisans Belgesi’’ almış firmalar tarafından atık yağları biriktirmeleri için gerekli iç ve dış yüzeyleri korozyona dayanıklı konteynır veya bidonlar sözleşme yapılarak alınmalı, Dolan bidonlar veya konteynırlar Bitkisel Atık Yağ Taşıma lisansı olan anlaşmalı firmaya ait araçlara belge karşılığında teslim edilmeli ve yerine yeni bidonlar teslim alınmalıdır. Kantin işletmecilerinin bu belgeleri ve firma ile yapacakları sözleşmeleri 5 yıl süre ile saklamaları yönetmelik hükümleri gereğidir. Diğer taraftan yağ sevkiyat formlarının İl Çevre ve Orman Müdürlüğü’ne gönderilmesi gerekmektedir. Üyemiz kantin işletmecileri ayrıntılı bilgiye odamızdan ulaşabileceklerdir.

Kaynak :Bitkisel Atık Yağların Kontrolü Yönetmeliği 

Hazırlayan : Bayram ŞAHİN - AKO Başkanı

OKUL MÜDÜRÜ KANTİN YERİNİ İSTEDİĞİ ZAMAN DEĞİŞTİREBİLİR Mİ?

Okul Müdürlerinin kantin yerini dilediği zaman değiştirme yetkileri bulunmamaktadır. Zira öncelikle kantin yeri ihale edilirken ihale katılımcısı yere göre fiyat vermektedir. Diğer taraftan bodrum kattaki kantin yeri ile giriş kattaki kantin yeri, satış alanı dar kantin yeri ile satış alanı geniş kantin yerinin cirosu aynı olmayacağı gibi kirası da farklı olacaktır.

Ayrıca kantin yeri okulun projesinde belirtildiği için projede değişiklik yapılmadan kantin yeri değişikliği yapılamaz ve proje değişikliğini okul müdürünün yapma yetkisi yoktur. Ancak proje değişikliğini İl Milli Eğitim Müdürlüğü’nden talep edebilir. Bu olsa dahi kantincinin yer değişikliğine direnme hakkı ve dava açma hakkı vardır.

Okul Müdürlerinin kantin yeri değişikliğini kantin işletmecisinin rızasını alarak yapmalarını, bu konuda sıkıntı yaşayan üyelerimizin de odamıza müracaatını tavsiye ederiz.

Kaynak : Valilik Görüş Yazıları.

Hazırlayan : Bayram ŞAHİN - AKO Başkanı

PORTÖR YATIRMAK ZORUNDA MIYIM?

Sağlık Bakanlığı – Türkiye Halk Sağlığı Kurumu Başkanlığı 19.07.2013 Tarih ve 718 Sayılı yazısıyla Portör ( Akciğer Grafisi, Gaita, Boğaz kültürü) muayenesi yaptırma zorunluluğu kaldırılmıştır.

Kaynak : Türkiye Halk Sağlığı Kurumu Başkanlığı 19.07.2013 Tarih ve 718 Sayılı yazısı

Hazırlayan : Bayram ŞAHİN - AKO Başkanı

YENİ YAPILAN OKULLARIN İHALESİ NE ZAMAN YAPILIR?

Yeni yapılan okullarda öğrenci kaydı yapıldıktan sonra Okul-Aile Birliği seçilir. Seçilen Okul Aile Birliği okulun mülkiyetine göre Milli Emlak Müdürlüğü veya Özel İdare Müdürlüğü ile Kantinin işletme ve işlettirilmesine dair sözleşme imzalar. (Yetki Belgesi alır.)

Bu aşamadan sonra Okul Müdürlüğü İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü’ne müracaat ederek Muhammen bedel tespiti yapılmasını ve Kantinin ihalesinin yapılmasını talep eder. İhale İlçe Milli Eğitim Müdürlüğünde Okul Aile Birliği Yönetmeliği 20.Maddesi hükümlerine göre yapılır.

Okul Aile kurulup okulun mülkiyetine göre Milli Emlak Müdürlüğü veya Özel İdare Müdürlüğü ile Kantinin işletme ve işlettirilmesine dair sözleşme imzalamadan yapılan veya yapılacak ihaleler usulüne uygun yapılmamış olacaktır.

Kaynak : Okul Aile Birliği Yönetmeliği ve 300 Sıra Nolu Milli Emlak Tebliği eki (Ek-8) Sözleşme

Hazırlayan : Bayram ŞAHİN - AKO Başkanı

İLÇE VEYA OKUL %6 DAN FAZLA KATİ TEMİNAT İSTEYEBİLİR Mİ?

Okul Aile Birliği Yönetmeliği 20/2.Maddesi hükmü doğrultusunda Kantin ihalelerinin 2886 Sayılı devlet ihale kanununa tabi olması nedeniyle kati teminat %6’dır.

Diğer taraftan M.E.B.Strateji Geliştirme Başkanlığı 2006/18 Sayılı genelge 5. Maddesi ; Kesin teminat % 6 olup bunun üzerinde yapılmış olan fazla ödemeler, yükleniciye iade edilecektir. Hükmü taşımaktadır. Yine kantin kira sözleşmesi Yönetmeliğin eki ve matbu bir evrak olup 8.Maddesi hükmü gereği kati teminat oranının %6 olduğu hüküm altına alınmıştır.

Bu bağlamda Okul Müdürlerin veya İlçe Milli Eğitim Müdürlüklerinin Yıllık Kiranın %6’ sından fazla Kati (Kesin) teminat isteme yetkileri bulunmamaktadır.

Kaynak : Okul Aile Birliği Yönetmeliği, 2886 Sayılı Devlet ihale kanunu, M.E.B.Strateji Geliştirme Başkanlığı 2006/18 Sayılı genelge, Kantin kira sözleşmesi

Hazırlayan : Bayram ŞAHİN - AKO Başkanı

SÖZLEŞMEYİ KANTİNLERE BAKAN İLÇE ŞUBE MÜDÜRÜ FESİH EDEBİLİR Mİ?

İlçe Milli Eğitim Müdürlükleri İhale Komisyonu başkanlığı görevini yürütürler ve sözleşmenin tarafı değildirler. Bu nedenle sözleşmeye taraf olmayan makamlarca sözleşmenin feshi mümkün değildir.

Kaynak : Okul Aile Birliği Yönetmeliği

Hazırlayan : Bayram ŞAHİN - AKO Başkanı

SÖZLEŞMEYİ ODAYA İMZALATMAK ZORUNDA MIYIM?

M.E.B.Strateji Geliştirme Başkanlığı 2006/18 Sayılı genelge 15. Maddesi son mısrası ‘’Sözleşmeler düzenlenirken……sözleşme örneğinde yer alan görevlilerin tamamı tarafından imzalanacaktır.’’

Bu bağlamda kantin kira sözleşmeleri Okul Aile Birliği Yönetmeliği eki olması ve Bakanlık genelgesi gereği odaya imzalatılmayan sözleşmeler mevzuatına uygun düzenlenmemiş olacağından hükümsüz kalacaktır.

Kaynak : Okul Aile Birliği Yönetmeliği, M.E.B.Strateji Geliştirme Başkanlığı 2006/18 Sayılı genelge

Hazırlayan : Bayram ŞAHİN - AKO Başkanı

KANTİN KİRA SÖZLEŞMESİNDE DEĞİŞİKLİK YAPABİLİR MİYİM?

M.E.B.Strateji Geliştirme Başkanlığı Mülga 2006/18 Sayılı genelge15. Maddesi ‘’Sözleşmeler düzenlenirken Ek-2 sözleşme metninde herhangi bir değişiklik yapılmayacaktır. Eklenecek özel şartlar Yönetmelik ve eki sözleşme hükümlerine aykırı olmayacak; sözleşme örneğinde yer alan görevlilerin tamamı tarafından imzalanacaktır.’’
Hükmünü taşımaktadır.

Yine 09.02.2012 Tarihli Okul Aile Birliği Yönetmeliği 21/1.Maddesi,’’   Kiraya verilecek yerler için EK-2’de yer alan Kira Sözleşmesi Örneğine uygun olarak sözleşme düzenlenir.’’ Hükümlerine havidir.

Diğer taraftan kantin kira sözleşmeleri Okul Aile Birliği Yönetmeliği eki olması nedeniyle Bakanlığın emir ve talimatı niteliğinde olduğundan üzerinde değişiklik yapılması doğru değildir.

Kaynak : Okul Aile Birliği Yönetmeliği, M.E.B.Strateji Geliştirme Başkanlığı 2006/18 Sayılı genelge.

Hazırlayan : Bayram ŞAHİN - AKO Başkanı

EMEKLİ KANTİNCİYİM BAĞKURA PRİM ÖDEMEK ZORUNDA MIYIM?

Bağkur,SGK ve Emekli Sandığı Emeklilerinin Vergiye kayıtlı mükellef olmaları durumunda Bağkur tarafından  maaşlarından %15 oranında maaş kesintisi yapılmakta iken bu haksız uygulama Şubat 2016'da yapılan kanun değişikliği ile yürülükten kaldırılmıştır.

Kaynak : SGK mevzuatı,

Hazırlayan : Bayram ŞAHİN - AKO Başkanı

 

BELGEMİ ANKARA’DAN ALDIM İSTANBUL’DA İHALEYE GİREBİLİR MİYİM?

Kantin işletmeciliği Ustalık Belgesi olan kişiler Türkiye’nin her yerinde ihalelere katılabilirler. Odalar ihalelere katılacak kişilere ‘’TESK’’ Vergi kayıt sistemi ve kendi sicil kayıtlarını kontrol ederek ‘’Adına kayıtlı kantin olup olmadığına dair belge düzenlerler’’ Ancak Ankara’dan Ustalık belgesi alıp istanbul’da ihaleye girecek kişinin 5362 Sayılı Yasanın odaların yetki alanı sınırlaması hükmü gereği İstanbul’daki odadan ‘’Adına kayıtlı kantin olup olmadığına dair belge alması gerekmektedir.’’ Ankara’dan Ustalık belgesini alan ve istanbul’da ihaleye katılacak kişilerden ayrıca Ankara Kantinciler Odasından da belge istenemez.

Bunun istenmesinin kişilerin ihaleye katılımını engelleyeceği, kişinin bu sebeple ihaleye katılamaması durumunda kamunun zarara uğrayabileceği, gereksiz mağduriyetlere, maddi ve manevi kayıplara neden olacağı ve yasaların bu talep ve sorgulamayı yapma yetkisini odalara vermemesi nedeniyle şuç teşkil edeceği düşünülmektedir. Diğer taraftan Odalar başka bir ildeki ihale için belge düzenleyemez.

Kaynak : 5362 Sayılı yasa ve uygulamadaki mevzuat hükümleri.

Hazırlayan : Bayram ŞAHİN - AKO Başkanı

KANTİN KİRA SÖZLEŞMESİNİ DEVİR EDEBİLİR MİYİM?

300 Sayılı Milli Emlak Genel Tebliği,Devlete ait taşınmaz mal satış,trampa,kiraya verme mülkiyetin gayri ayni hak tesis, ecrimisil ve tahliye yönetmeliği, 2886 Sayılı devlet ihale kanunu ve Okul Aile Birliği Yönetmeliği Eki (EK-2) Sözleşme 9.Maddesi hükmü gereği Kantin kira sözleşmelerinin Ölüm dışında devri kanunen mümkün değildir.

Kaynak : Milli Emlak Tebliğleri ve Okul Aile Birliği Yönetmeliği Eki (EK-2) Sözleşme

Hazırlayan : Bayram ŞAHİN - AKO Başkanı

KANTİN KİRA SÖZLEŞMESİNİN TARİHİNİ DEĞİŞTİREBİLİR MİYİM?

Kantin kira sözleşmelerinin tarihini kesinlikle değiştirmenizi tavsiye etmiyoruz. Zira yürürlükten kalkmış olsa da birçok Milli Emlak Müdürlüğü’nün 277 Sıra Nolu Milli Emlak Tebliği hükümlerine uyarak Örneğin ; 14.05.2009-14.05.2010 dönemi için yapılan sözleşme 2010 yılında yenilenirken 30.05.2010-30.05.2011 olarak yapılırsa 14’ü ile 30’u arasındaki 16 günlük boşluğa ait olarak 16 günlük kirayı ve günlük %10 faiz uygulayarak Milli Emlak tarafından istenilmektedir.

Bu nedenle Kantincilerin Sözleşme tarihlerini kesinlikle değiştirmemelerini tavsiye ederiz.

Kaynak : Üyelerimize Milli Emlak Tarafından yazılan yazılar.

Hazırlayan : Bayram ŞAHİN - AKO Başkanı

KANTİN SÖZLEŞMESİNİ FESİH ETTİM İHALEYE ÇIKANA KADAR KANTİNİ İŞLETEBİLİR MİYİM?

M.E.B. Strateji Geliştirme Başkanlığı 2006 /18 Sayılı genelge 3. Maddesi ‘’İçerisinde işletmeci bulunan yerlerin yeniden ihaleye çıkarılması durumunda tahliye işlemleri ihale sonuçlandıktan sonra usulünce gerçekleştirilecektir.’’ Hükümlerini taşımaktadır.

Bu bağlamda Kantin ihaleye çıkıncaya kadar eski işleticinin kantini işletme yetkisi devam ettirilmelidir.

Kaynak : M.E.B. Strateji Geliştirme Başkanlığı 2006 /18 Sayılı genelge.

Hazırlayan : Bayram ŞAHİN - AKO Başkanı

BAKKALLIK, AŞÇILIK, PASTACILIK VEYA TATLICILIK USTALIK BELGESİ OLANLAR KANTİN İHALESİNE KATILABİLİR Mİ?

Bakkallık,Aşçılık,Pastacılık,Tatlıcılık vb. Gıda alanındaki Ustalık belgeleriyle Kantin ihalesine girilmesi mümkün değildir. Konuya İlişkin Başkanlığımızın da itirazlarını göz önüne alarak M.E.B.Strateji Geliştirme Başkanlığı bu belgelerle Kantin ihalesine girilemeyeceğine dair görüş bildirmiştir.

Bu bağlamda kantin ihalesine katılacak kişilerin mutlaka 3308 Sayılı yasa kapsamında Kantin İşletmeciliği Ustalık belgesi olması yasa,yönetmelik,genelge ve bakanlık görüş yazıları gereği zorunludur.

Kaynak : M.E.B. Strateji Geliştirme Başkanlığı 09.08.2006 Tarih ve 4150 Sayılı yazısı

Hazırlayan : Bayram ŞAHİN -  AKO Başkanı

OKUL MÜDÜRÜ VEYA AİLE BİRLİĞİ BAŞKANI SÖZLEŞMEYİ DİLEDİĞİ ZAMAN FESİH EDEBİLİR Mİ?

Okul Müdürü veya Aile Birliği Başkanı sözleşmeyi keyfiyeten dilediği zaman elbette fesih edemez. Ancak odamıza bir çok okul müdürünün kirayı istediği kadar artırmaması veya maalesef değişik taleplerini karşılanmaması durumunda sözleşmeyi fesih edeceği yönünde şikayetler gelmektedir.

Rüşvet talebiyle sözleşmelerinin fesih tehdidiyle karşılaşan kantincilerin konuyu mutlaka savcılığa intikal ettirmelerini temiz bir toplumun onurlu bir bireyi olmaları nedeniyle önemle rica ediyoruz.

Sözleşmeler Okul Aile Birliği Yönetmeliği Eki olması nedeniyle tek tip olup Bakanlık tarafından hazırlanmıştır. Bu bağlamda Okul Müdürü veya Aile Birliği Başkanının kirayı istediği kadar artırma yetkisi bulunmamaktadır. Yönetmelik eki olması sebebiyle kiraların ÜFE oranında artırılması Bakanlığın emri niteliği taşımaktadır. Okulun sözleşmeyi fesih edebilmesi için kantincinin sözleşmede yazılı kurallara sürekli ve kötü niyetli olarak uymadığını belgelendirmesi gerekmektedir.

Sözleşmesi Okul tarafından haksız yere fesih edilen üyelerimiz adına birçok dava açtırılmış ve kazanılmıştır. Birçok davada üyelerimiz lehine devam etmektedir. Kantincilerin haksız taleplere direnmelerini ve dayanaksız tehditlerden çekinmeden haklarını Yüce yargıda aramalarını diliyoruz.

Konu hakkında mağdur olan üyelerimizin mutlaka odamıza müracaat etmelerini ve haklarının odamız tarafından savunulacağı konusunda şüphe duymamalarını istiyoruz.

Kaynak : Okul Aile Birliği Yönetmeliği ve Mahkeme Kararları

Hazırlayan : Bayram ŞAHİN - AKO Başkanı

KANTİNCİNİN ÖLÜMÜ HALİNDE NASIL İŞLEM YAPILIR?

Okul Aile Birliği yönetmeliği 20/2.Maddesi gereği kantin ihaleleri 2886 Sayılı Devlet İhale Kanuna tabidir. 2886 Sayılı devlet ihale kanunu 67. Maddesi –‘’ Müteahhit veya müşterinin ölümü halinde, yapılmış olan işler tasfiye edilerek kesin teminatı ve varsa sair alacakları varislerine verilir. Ancak, idare varislerden istekli olanlara, ölüm tarihinden itibaren 30 gün içinde kesin teminat verilmesi şartıyla sözleşmeyi devredebilir. ‘’ Hükümlerini taşımaktadır.

Yine kantin kira sözleşmesi 9. Maddesi ölüm halinde sözleşmenin varislerden birine devrini hüküm altına almıştır. Bu bağlamda kantin işletmecisinin ölümü halinde varisler arasından vekil tayin edilecek varisle ( Eşi,Oğlu veya Kızı gibi) ihale yapılmadan sözleşme yapılmalıdır. Bu Konuda Milli Eğitim Bakanlığı Strateji Geliştirme Başkanlığının görüş yazısı mevcuttur.

Diğer taraftan bu hizmet vefat eden üyelerimizin 1.derecede yakınlarına Başkanlığımız tarafından ücretsiz verilmekte, yazışmaları yapılmakta ve sözleşmelerini yapmaları sağlanmaktadır.

Kaynak : Okul Aile Birliği Yönetmeliği, Kantin Kira Sözleşmesi 9.Maddesi, 2886 Sayılı Devlet İhale Kanunu, Milli Eğitim Bakanlığı Strateji Geliştirme Başkanlığı görüş yazısı

Hazırlayan : Bayram ŞAHİN - AKO Başkanı

SABIKA KAYDIM VAR İHALELERE KATILABİLİR MİYİM?

Okul Aile Birliği Yönetmeliği hükümleri gereği ‘’5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 53 üncü maddesinde belirtilen süreler geçmiş olsa bile; kasten işlenen bir suçtan dolayı bir yıl veya daha fazla süreyle hapis cezasına ya da affa uğramış olsa bile devletin güvenliğine karşı suçlar, Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar, milli savunmaya karşı suçlar, devlet sırlarına karşı suçlar ve casusluk, zimmet, irtikâp, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, güveni kötüye kullanma, hileli iflas, ihaleye fesat karıştırma, edimin ifasına fesat karıştırma, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama veya kaçakçılık suçlarından mahkûm olanlar ihalelere katılamazlar ve okul-aile birliklerince kiraya verilen yerlerde istihdam edilemezler’’

Bu suçların dışında sabıka kaydı olanların sabıka kaydına konu mahkeme kararını alıp sabıka kaydına ekleyerek ihaleye katılmalarında bir engel bulunmadığı düşünülmektedir.

Kaynak : Okul Aile Birliği Yönetmeliği

Hazırlayan : Bayram ŞAHİN - AKO Başkanı

KANTİN ELEKTRİK SU PARASINI NEREYE YATIRMAM GEREKİYOR?

Okul Aile Birliği Yönetmeliği Eki (EK-2) Sözleşme 11.Maddesi ‘’Sözleşme konusu kantin ve benzeri yerlerin elektrik, su, doğal gaz, ısıtma gideri, okulun sayaçlarından ayrı ise tahakkuk eden fatura bedelleri ilgili tahsilât müdürlüklerine, okulun sayaçlarıyla aynı ise idare tarafından tespit edilecek miktar tahakkuk dönemlerinde defterdarlık/malmüdürlüğü/il özel idaresine ödenmek üzere kiracı tarafından okul yönetimine ödenir.

Kantin ve benzeri yerlerin elektrik, su ve doğalgaz gibi tesisatın ilk işlem giderleri birlikçe yerine getirilir, abonman, kullanım ve tamir giderleri ise kiracı tarafından karşılanır.’’ Hükümlerini içermektedir.

Bu doğrultuda Kantin elektrik ve su aboneliği olmayan okulların elektrik ve su bedellerini okulun mülkiyetine göre Milli Emlak Müdürlüğü’ne veya Özel İdare Müdürlüğü’ne ödenmesi gerekmektedir. Elektrik ve Su bedellerinin okul müdürlüğüne ödenmesi ve Müdürlükçe kullanılması mevzuata aykırıdır. Diğer taraftan büyükşehir belediyesi statüsündeki illerde özel idareler kapndığından okulun mülkiyetine bakılmaksızın elektrik, su, doğal gaz ve ısıtma giderleri Milli Emlak Müdürlüklerine ödenmelidir.

Kaynak : Okul Aile Birliği Yönetmeliği Eki (EK-2) Sözleşme,

Hazırlayan : Bayram ŞAHİN - AKO Başkanı

KANTİNLERDE KIRTASİYE MALZEMESİ SATIŞI YASAK MIDIR?

M.E.B.Sağlık İşleri Dairesi Başkanlığı 2007/33 Sayılı genelge 19.Maddesi hükmü gereği, Kırtasiye malzemelerinin gıda maddelerinden ayrı bir bölümde satılabilir. Diğer taraftan kantinde satılan kırtasiye KDV ‘si diğer kırtasiyelerden farklı olduğundan yazar kasanıza kırtasiye departmanı açtırırken konuyu mutlaka Mali Müşavirinize hatırlatmanızı tavsiye ederiz.

Yine Okul Aile Birliği Yönetmeliği eki (EK-2) Kantin Kira sözleşmesi 14.Maddesinde ‘’İşletmeci gıda maddelerini hijyen güvenliğinin sağlanması için kırtasiye, temizlik ve benzeri maddeleri diğer maddelerden ayrı yerlerde satışa sunar.’’ Hükmüyle kantinlerde kırtasiye satışına izin verilmiştir.
Özetle ;Kantinde gıda maddelerinden ayrı bir bölümde kırtasiye satılabilir.

Kaynak : M.E.B.Sağlık İşleri Dairesi Başkanlığı 2007/33 Sayılı genelge ve Okul Aile Birliği Yönetmeliği Eki Sözleşme 14.Maddesi

Hazırlayan : Bayram ŞAHİN - AKO Başkanı

ÇIRAKLIK KAYDININ FAYDALARI NELERDİR?

3308 Sayılı Mesleki Eğitim Kanunu ve bu kanuna dayalı yönetmelik hükümleri gereği Kantinlerde çalıştırılan personelin haftada 1 gün Mesleki Eğitim Merkezlerinde haftada 1 gün 8 saat teorik eğitim görmeleri zorunludur.
16 Yaşından büyük (Yaş sınırı yoktur ve emeklilik engel değildir) her personel bu sisteme dahil edilir. Çıraklık eğitimi ilkokul (ilköğretim) Mezunları için 2 yıl, Lise ve üstü okul mezunları için 1 yıldır.
Çırak eğitime kayıtlı kantinde çalışan personelin SGK Primleri Mesleki eğitim merkezleri tarafından ödenir. Kayıt dönemleri AĞUSTOS ve OCAK aylarıdır.
Daha geniş ve ayrıntılı bilgi için 3308 Sayılı Kanun İle Mesleki ve Teknik Eğitim Yönetmeliğini okumanızı Merkezine müracaat etmenizi tavsiye ederiz.
Odamıza kayıtlı üyelerin çalışanlarının çırak kayıt işlemleri başkanlığımızca yürütülmektedir. Teorik eğitimin Cumartesi günü yapılmasına dair odamız tarafından Bakanlıktan görüş alınmıştır.

Kaynak : 3308 Sayılı Mesleki Eğitim Kanunu ile Mesleki ve Teknik Eğitim Yönetmeliği, M.E.B.Çıraklık ve Yaygın Eğitim Genel Müdürlüğü Görüş yazısı.

1.ÇIRAKLIK EĞİTİMİNDE AMAÇ NEDİR?

Toplum içinde bireyin yaşam biçimini mesleği belirlemektedir. Geçimini sağlayabilecek nitelikte mesleği olmayan bireyin topluma uyum sağlamasını ailesini kabul edilebilir stantdarta yaşatabilmesi kolay olmamaktadır. B nedenle insanlar ve hükümetler büyük paralar harcıyorlar. Çıraklık eğitimin amacı, örgün eğitim dışında kalan gençleri meslek sahibi yapmaktır.

2.ÇIRAKLIK EĞİTİMİN YARARLARI NELERDİR?

Çıraklık eğitiminin, diğer bir deyişle, okul dışı kalmış gençleri çıraklık sistemi yoluyla meslek sahibi yapmanın yalnızca bireyin kendisine değil, topluma ve işverene de önemli katkıları bulunmaktadır.
Sistemin çırağa sağladığı faydalar
• Aday çırak ve çırak öğrenciler sosyal güvenlik şemsiyesi altına alınmakta iş kazası, meslek hastalığı ve hastalık sigorta primleri devlet tarafından karşılanmaktadır.
• Askerlik işlemleri eğitim sonuna kadar tecil edilmektedir.
• İşyerlerinden asgari ücretin %30’undan aşağı olmamak kaydı ile ücret almaları ve ailelerine yük olmamaları sağlanmaktadır.
• Diğer örgün eğitim kurumlarındaki öğrencilerin faydalandığı bütün haklardan faydalanmaları sağlanmaktadır.
• Çırak öğrenciler; öğrenci kimliğine kavuştuklarından diğer kurumlarda okuyan öğrencilerin sahip oldukları tüm yasal haklara sahip olurlar.
• Mesleki yeterlilikleri belgeye bağlanmıştır. Çıraklık eğitimlerini tamamlayanlar kalfalık, kalfalık eğitimlerini tamamlayanlar da ustalık belgesi almaktadır.
• Çıraklık eğitimini tamamlayarak, kalfalık veya ustalık belgesine sahip olanlar sahip olduğu belgeye göre açık öğretime veya bakanlıkça belirlenen merkezlerce açılacak olan telafi programlarına katılmaları halinde:
• İlkokul mezunları: İlköğretim.
• İlköğretim mezunları: Meslek lisesi. diploması alma hakkına sahiptirler.
Sistemin işverene sağladığı faydalar:
• İşyerinde çalışan ve eğitime alınan çırakların sigorta primlerinin devlet tarafından ödenmesi işverenlerin maddi yükünü azaltmıştır.
• Çırak öğrencilere ödenen ücretler her türlü vergiden muaf tutulmuş ve işverence gider olarak gösterilmesi sağlanmıştır.
• Teorik meslek eğitimi gören çıraklar işyerine daha faydalı olmakta, yapılan üretimin kalitesinin yükseltilmesine ve iş veriminin artmasına katkı sağlamaktadır.
• Eğitime bir sözleşme ile başlamak suretiyle, aday çırak ve çırakların gelişigüzel işyeri değiştirmeleri önlenmiş, iş hayatına çalışma disiplini getirilmiştir.
• İşyeri açmanın belli kurallara bağlanması sağlanmış ve gelişigüzel işyeri açması önlenmiştir.
• Okul ve işyerinde eğitiminin ortaklaşa yürütülmesi sağlanmıştır. Böylece işyeri yetkilileri ve eğitimden sorumlu bulunan Milli Eğitim Bakanlığı Çıraklık ve Yaygın Eğitim Genel Müdürlüğü yetkilileri arasında, işbirliği imkânları geliştirilmiş ve iş hayatının istek ve ihtiyaçlarına daha uygun elemanların yetiştirilmesi sağlanmıştır.

3. ÇIRAK OLMAK NE DEMEKTİR?

Çıraklık, meslek öğrenmek için başlayan bir süreçtir. Çıraklık sözleşmesinin imzalanmasıyla başlar, kalfalık belgesini alınca sona erer.

4.İSTEYEN HERKES ÇIRAK OLABİLİR Mİ?

İsteyen herkes çırak olamaz. Çünkü çırak olabilmek için bir işyerinde sözleşmeli çırak olabilmesi için aşağıdaki şartları taşıması gerekir;
• En az ilköğretim okulu mezunu olmak,
• 15 yaşını doldurmuş olmak,
• Bünyesi ve sağlık durumu, gireceği mesleğin gerektirdiği işleri yapmaya uygun olmak,
• Eğitim görmek istediği sanatta, bir işyeri sahibi ile çıraklık sözleşmesi imzalamak,

5. ON DÖRT YAŞINI DOLDURMAK NE DEMEKTİR?

Çıraklık sözleşmesini imzalayacağı tarihte doğum tarihi itibarıyla 14 yaşını doldurmuş, on beşten gün almış olmak

6.HER İŞ YERİ ÇIRAK ALABİLİR Mİ?

• Çırak yetiştirmek ciddi bir sorumluluğu gerektirmektedir. Bu nedenle işyerlerinde çırağın eğitmenin sorumlusu usta öğreticilik belgesi veya ustalık belgesi bulunan bir elemanının bulunması zorunludur. Ustalık belgesi bulunmayanlar yanlarında çırak çalıştıramazlar
• Kanun kapsamına alınana meslek dallarında çırak çalıştıracak ustaların, ustalık ve usta öğreticilik belgelerini Milli Eğitim Bakanlığından almış olmaları gerekmektedir
• Çırağın çalışacağı işyerlerindeki meslek dalı kanun kapsamına alınmış olmalıdır
• İşyeri çırakla mutlaka çıraklık sözleşmesi yapmalıdır

7.KANUN KAPSAMINA ALINAN MESLEK DALI NE DEMEKTİR?

Türkiye de meslek standartları Türk Standartlar Enstitüsü, Odalar ve meslek kuruluşlarının Milli Eğitim Bakanlığı yetkilileri ile yaptıkları ortak çalışma sonucunda tanımını, eğitim programlarını ve standartlarını belirlediği meslek dallarını ifade eder. Bu meslek dalları yeni yeni meslek tanımlamaları ve standartları çıkartıldıkça artmaktadır. Hali hazırda ülke gelenideki standartları belirlenmiş ve eğitim programına alınmış olan 112 meslek dalı vardır.

8.ÇOCUĞUM OKULDAN AYRILDI. OKUMAK İSTEMİYOR. NE YAPABİLİRİM?

Öncelikle çocuğunuzun kişisel yeteneklerini biliyorsanız siz bilmiyorsanız mezun olduğu okulun rehber öğretmeni ve sınıf öğretmeninden yardım alarak çocuğunuzun yeteneklerinin ne üzerine olduğunu araştırın. Elektronik mi, Hizmet sektöründeki bir yetenek mi, mekanik bir yetenek mi … Bunları tespit ettikten sonra siz en yakın bir mesleki etim merkezine başvurabilirsiniz. Buradan çocuğunuz yeteneğine uygun bir iş yeri bulunabilir. Ya da siz kendiniz işyeri bulabilirsiniz.

9.MESLEKLER HAKKINDA HİÇBİR FİKRİM YOK. KİMDEN BİLGİ ALABİLİRİM?

Bu konu hakkında öncelikle Mesleki Eğitim Merkezlerinden sonra da bulunduğunuz bölgedeki meslek odalarından bilgi alabilirsiniz.

10.ÇIRAĞIN OKULA KAYDI HANGİ AYLARDA YAPILABİLİR?

Çırak Öğrenci Kayıtları Her Yıl Temmuz-Ağustos-Eylül Aylarında Ve Ayrıca Ocak Ayı Ara Kayıt Döneminde Yapılmaktadır.

11.ÇIRAKLIK SÖZLEŞMESİ NEDİR, HANGİ KONULARI KAPSAR?

Çıraklık sözleşmesi, mesleki eğitim merkezi, usta, çırak ve bağlı olduğu Mesleki oda arasında yapılan bir sözleşmedir. Bu sözleşmede;
a) Ustanın görev ve sorumlulukları
b) Çırağın görev ve sorumlulukları
c) mesleki Eğitim Merkezinin görev ve sorumlulukları yer alır.

Çıraklık sözleşmesi tamamen hukuki bir belgedir.

12.ÇIRAKLIK SÖZLEŞMESİ YAPMADAN, ÇALIŞMAK RİSK TAŞIR MI?

Taşır. Sözleşme yapmadan çırak çalıştıran bir işletme;
a) Denetimlerde bu durumun tesbit edilmesi halinde yüksek oranlarda ceza alır.
b) Herhangi bir nedenle çırağın başına bir iş kazası veya mesleki hastalık gelirse tamamen işveren sorumlu olur. Yasalara uygun olarak yüksek oranlarda para cezasına çarptırılır.

13.ÇIRAKLIK SÖZLEŞMESİNİ DOLDURURKEN KARŞILAŞTIĞIM SORUNLARI NASIL ÇÖZEBİLİRİM?

Mesleki eğitim merkezlerindeki ilgili müdür yardımcıları size bu konu da gerekli yardımı sağlayacaktır. Ayrıca meslek odalarının sekreterlik görevini üstlenen birimleri de başvurmanız halinde bu konularda size teknik açıdan destek sağlayacaklardır.

14.ÇIRAĞIN EĞİTİMİ İLE İLGİLİ EN DOĞRU VE AYRINTILI BİLGİYİ NEREDEN ALABİLİRİM?

Çırağın iki tür eğitimi bulunmaktadır. Bu eğitimlerden teorik olan yani haftanın belirlenen bir gününde okla gelerek aldığı derslerle ilgili belgileri Mesleki eğitim merkezlerine giderek Müdür yardımcısı ve o dersin öğretmenleriyle bire bir görüşerek alabilirsiniz.
İkinci tür eğitim dediğimiz uygulama eğitimleri ile ilgili detaylı bilgileri ise sözleşme imzaladığı işyerinde bulunan ustalarından alabilirsiniz. Bura da en detaylı bilgiyi ustadan alabileceğiniz gibi genel gidişat hakkındaki usta kadar olmasa da öğrenciyi işyerinde haftada bir defa uygulamalı eğitimini denetlemekle yükümle olan merkezin mesleki öğretmeninden da alma imkanınız vardır.

15.MESLEKİ EĞİTİM MERKEZİNE KAYIT SIRASINDA ÇIRAKLIK
SÖZLEŞMESİNDEN AYRI OLARAK BAŞKA HANGİ BELGELER İSTENİR.?

1. Sözleşme evrakları (okuldan temin edilirler)
2. Diploma ya da tastikname (1997-1998 öğretim yılından sonra mezun olanlar için en az ilköğretim diploması)
3. Sağlık raporu ( sağlık ocağı ya da devlet hastanesinden )
4. Nüfus cüzdanı fotokopisi
5. Ustalık belgesi(Çalışacağı işyerindeki ustanın)
6. Usta öğretici belgesi (Çalışacağı işyerindeki ustanın)
7. Fotoğraf
8. Posta pulu

16.MESLEKİ EĞİTİM MERKEZLERİNDE DEVAM MECBURİYETİ,SINIF TEKRARI VAR MIDIR?

Mesleki eğitim Merkezlerinde teorik eğitime geldiği süre içerisinde devam mecburiyeti vardır. Bu mecburiyet her ders için haftalık ders saatinin dört katı kadardır. Yanı 2 saatlik bir ders için 2x 4 8 saate kadar devamsızlık hakkı vardır. B devamsızlık 9 saat olduğunda kalır. Bir dahaki kayıt döneminde tekrar okula kayıt olma şansı vardır. Kaldığı dönemden başlayarak yeniden okla kayıt olabilir. Okulumuzda sınıf tekrarı yoktur. Notlarından zayıfta alsa bir üst sınıfa geçer. Ancak devamsızlık yapması halinde kaldığı yarıyıldan devam edebilir

17.ÇOCĞUMU İŞE YERLEŞTİRİRKEN NELERE DİKKAT ETMELİYİM.?

Çocuğunuzu işe yerleştirirken öncelikle işvereninin Ustalık ve usta öğreticilik belgelerinin olup olmadığına bakın. Eğer bu belgeler yoksa sizin çocuğunuz orada kaçak işçi konumuna düşecektir. Çünkü Çıraklık eğitimi isteğe bağlı bir eğitim değil. Zorunlu eğitimdir. Bu belgeleri olmadığı için çocuğunuzu usta okula kayıt edemiyeceği için çocuğunuz her türlü sosyal güvenceden mahrum kalacak, ileriki yaşantısında belge sahibi olamıyacaktır. Belge sahibi olamayınca da kendi başına müstakil dükkan açma şansı ortadan kalkacaktır.
İkinci önemli husus ise işyerinin o mesleği öğrenmeye uygun alet, edavat ve makine donanımının yeterli olup olmadığını kontrol edin.
Bir başka önemli husus ise işyeri sahibinin kötü alışkanlık ve toplum tarafından hoş karşılanmayan değerlere sahip olup olmadığına bakın.

18.ÇOCUĞUMA UYGUN İŞYERİNİ NASIL BULABİLİRİM?

Bu konuda mutlaka mesleki eğitim merkezlerine başvurun. Çocuğunuzu uygun bir işyeri olup olmadığına uygulamanın içinden gelen kişiler olarak onlar daha iyi bilecektir?

19.ÇOCUĞUM İŞYERİNDE ÇIRAK OLARAK ÇALIŞMAYA BAŞLADI
SORUMLULUKLARI NELERDİR?

Çıraklık sözleşmesinin 12. maddesinde çırağın görev ve sorumlulukları şu şekilde sıralanmıştır:
1. Mesleği pratik eğitim programına göre olanca dikkat, çaba ve itinayla öğrenmeye, mesleğin yeter derecede bilgi ve beceri elde etmeye ve çıraklık süresi sonunda kalfa olmaya çalışmak
2. Gerek iş yerindeki pratik eğitimine gerekse meslekî eğitim merkezindeki teorik eğitimine düzenli olarak devam etmek
3. Deneme sınavlarına ve ilk kalfalık sınavına girmek
4. İş yerine ait ticarî ve meslekî sır ve özellikleri başkalarına aktarmamak
5. İş yerine ait makine, araç ve gereçlerini korumak ve gerekenlerini yapabiliyorsa bakımını yapmak

20.İŞ YERİ SAHİBİNİN GÖREV VE YÜKÜMLÜLÜKLERİ
Meslekî ve Teknik Eğitim Yönetmeliği’nin 200. maddesinde, iş veren veya vekilinin aday çırak ve çırağa karşı olan görev ve sorumlulukları şunlardır :

a. Aday çırak ve çırağın;

1. Millî, ahlakî, insanî ve manevî değerlerinin geliştirilmesine yardımcı olmak
2. Pratik eğitimini eksiksiz yapmasını sağlayarak aday çırakları çıraklığa; çırakları kalfalık sınavına hazırlamak
3. En iyi şekilde yetiştirilmesi için, mümkün olan özeni göstermek, bu amaçla diğer ilgililerle iş birliği içinde çalışmak
4. İzin, hastalık ve diğer nedenlerle olan devamsızlığını ilgili kurum müdürlüğüne bildirmek
5. Pratik eğitiminden sorumlu olacak usta öğreticiyi görevlendirmek
6. Pratik eğitimle ilgili malzemeyi sağlamak
7. Sözleşmesinde belirtilen koşullara uymak, ücret ve sosyal yardımlarını zamanında vermek
b. Aday çırak ve çırağa her yıl, teorik eğitiminin yapıldığı zamanlar dışında bir ay ücretli izin vermek
c. Teorik eğitimine devam etmesini sağlamak için kurum müdürlüğünce belirlenecek programa uygun olarak aday çırak ve çırağa haftada bir gün ücretli izin vermek veya teorik eğitiminin iş yerinde yapılması durumunda teorik eğitim süresince ücretli izinli saymak
d. Aday çırağın ilgi ve yeteneğine uygun meslek seçimi yapmasına yardımcı olmak, iş hayatı koşullarına uyumunu sağlamak ve çalışmayı sevmesine yardımcı olmak
e. Çıraklık süresini tamamlayan çırağın, açılacak ilk kalfalık sınavına girmesini sağlamak

21.ÇIRAĞIN YASAL HAKLARI NE ZAMAN BAŞLAR, BU HAKLAR NELERDİR?

Çırağın yasal hakları işyeri ile sözleşme yaptıktan ve sözleşme yürürlüğe girdiği tarihten itibaren başlar. B hakların neler olduğu sözleşmede belirtilmiştir. Bazı önemli haklarına değinecek olursak;
Haftada bir gün (okulun belirlediği gün) teorik eğitim alması için mesleki eğitim merkezine ücretli izinli olarak gönderilmesi
Senede bir ay ücretli izin
Asgari ücretin en az yüzde otuzu kadar ücret
Günlük 8 saati geçmeyecek çalışma

22.ÇIRAK HAFTANIN HANGİ GÜNÜ OKULA GİDER?

Çırak Pazar günü hariç, oklun belirlediği bir gün okla gider. Bu süre içinde tamamen okulda olmak zorundadır.

23.ÇIRAKLIK SÖZLEŞMESİ ÇIRAĞIN VELİSİ, ÇIRAK VEYA İŞVEREN TARAFINDAN HANGİ DURMLARDA FESİH EDİLİR?

Sözleşmenin feshedilmesinin esas ve usulleri

Çıraklık sözleşmesi eğitimin tamamlanması ile sona erer. Kalfalık sınavlarının ikincisinde de başarısız olanların sözleşmesi fesh olur. Bu durumda olanlar çırak olarak çalışmaya devam ederler.
Çırak yönünden
Tek taraflı bildirimsiz fesih
Millî Eğitim Bakanlığı tarafından hazırlanan çıraklık sözleşmelerinin 19. ve 20. maddelerinde çırağın velisi veya vasisi, reşit ise kendisi tarafından aşağıdaki hâllerden sözleşmesi feshedilir:
1. Çırağın hastalık ve diğer sebeplerden mesleğini öğrenmesine engel halin ortaya çıkması
2. Yaptığı işin veya iş yerindeki durumu sağlığı veya ahlakî bakımdan sakıncalı olduğunun sonradan anlaşılması
3. Usta öğreticinin işten ayrılması veya en az aralıksız iki aya varan hastalığı veya yüz kızartıcı bir suçtan hüküm giymesi halinde usta öğreticiliğin başka bir öğreticiye verilmesi
4. İşveren ve usta öğreticinin çırağa karşı olan görev ve sorumluluklarını yerine getirmemesi, ona kötü davranılması
5. İş sahibi gerçek kişi ise ölümü veya tüzel kişi ise ölüm veya dağılması, iflası ya da iş yerinin iki aydan fazla süre ile faaliyetini tatil etmesi
Tek taraflı ve önceden bildirmek süretiyle fesih
Bu fesih türünde olayın meydana gelmesinden en geç bir ay içinde bu hakkın kullanılması gerekir. Aksi taktirde bu hak kaybedilmiş sayılır.
1. Çırağın zorunlu sebeplerle ailesi ile birlikte veya yalnız olarak ikametgâhını uzak yere taşıması sonucunda işine devamının fiilen mümkün olmaması veya devamının kendisine ağır külfet getirmesi
2. İş yerinin uzak bir yere nakli dolayısıyla çırağın işine devam etmesine fiilen imkân kalmaması veya devamının ona ağır külfet getirmesi
3. İş yerindeki makine araç ve gereçlerinin çırağın mesleğini öğrenmesini imkansız kılacak derecede azalması
4. Çırağın uzun süre mesleğini öğrenmesi ile ilgili olmayan işlerde çalıştırılması
İş yeri sahibi yönünden
Tek taraflı bildirimsiz fesih
Alınacak tek taraflı fesih kararı, sebepleri ile birlikte çırağın velisi veya vasisi, reşit ise kendisi ile ilgili bilgi meslekî eğitim merkezi müdürlüklerine 3 iş günü içinde bildirilir.
1. Çırağın iş yeri sahibi, temsilcisi, usta öğreticisi veya bunlardan aile üyelerinden birinin şeref ve haysiyetine dokunacak sözler sarfetmesi veya davranışlarda bulunması durumunda yahut bunlar hakkında şeref ve haysiyet kırıcı asılsız ihbar ve isnatlarda bulunması
2. Çırağın bir yılda aralıklı 10 veya aralıksız 5 iş günü mazeretsiz olarak işine gelmemesi
3. Aralıksız iki ay veya daha fazla devamsızlığına sebep olan yahut iş yerinde çalışanların sağlığı bakımından tehlike arzeden bir hastalığa tutulması
4-İş yerine karşı olan görevlerini yerine getirmemesi
5. Çırağın iş yeri iç yönetmeliğinin çıraklıkla ilgili hükümlerine aykırı davranışlarda bulunması, iç yönetmeliği bulunmayan iş yerleri için iş yeri sahipleri veya ustanın koyduğu iş düzenini bozucu hareketlerde ısrar etmesi
Tek taraflı ve önceden bildirmek suretiyle fesih
Çıraklık sözleşmesinin 16. ve 17. maddelerinde tek taraflı ve karşılıklı olarak yapılacak fesih sebeplerini şöyle sıralamıştır:
1. Çırağın bir öğretim yılında toplam 20 saatten fazla teorik eğitime mazeretsiz olarak devam etmemesi
2. Çırağın bir yılda aralıklı 5, aralıksız 3 iş günü mazeretsiz işine gitmemesi
3. Çırağın kendi hatasından dolayı iş yerine verdiği zararın 3 aylık ücreti tutarından fazla olması
Bu fesih hakkı da olayın meydana gelişinden itibaren en geç 1 ay içinde kullanılması gerekir.
Karşılıklı anlaşarak fesih
Çıraklık sözleşmesinin 14. maddesine göre çırak ve iş veren karşılıklı anlaşmak suretiyle bu sözleşmeyi feshetme hakkına sahiptir. Ancak sözleşmenin feshi ile ilgili ortak kararın fesih tarihinden itibaren en geç 3 iş günü içinde ilgili meslekî eğitim merkezi müdürlüğüne yazılı olarak bildirilmesi mecburiyeti vardır.

24.ÇIRAKLIK SÖZLEŞMESİ NASIL TEMİN EDİLİR?

Çıraklık sözleşmesi mesleki eğitim merkezlerinden temin edilir.
Çırağın gerekli belgeleri tamamlamasından sonra iş yeri, dosya ve zarfı ilgili meslek odasına götürerek sicil numarası alınır ve tasdiki yaptırılır. Sözleşmenin eksiği olmadığı anlaşıldıktan sonra meslekî eğitim merkezi müdürlüğüne teslim edilir.
Sözleşme ve ekler meslekî eğitim merkezine kayda girip onayları yapıldıktan sonra, sözleşmeler birer nüshası iş yerine, çırağa ve ilgili odaya gönderilir. Daha sonra eğitim-öğretim yılı başında belirtilen sınıflara göre eğitime alınacaksa çağrı yazısı gönderilir. Çırak okul tarafından öğretime alındıktan sonra iş yeri, çırağın devam durumunu yakından izlemek zorundadır.
25.ÇIRAKLARIN BAKMAKLA YÜKÜMLÜ OLDUKLARI KİŞİLER, ÇIRAĞIN SİGORTALILIK HAKLARINDAN YARARLANABİLİR Mİ?
Hayır. Çırağın sigortası yalnızca kendisi içindir. Bu sigorta çırak öğrenci için hastalık, meslek hastalıkları ve iş kazalarını kapsar.
26.ÇIRAĞA ÖDENECEK EN DÜŞÜK ÜCRET NEDİR?
3308 Sayılı mesleki eğitim Kanunu ve çıraklık sözleşmelerinde belirtilen ücret asgari ücretin en az yüzde otuzsudur. Yani öğrencinin yaş durumuna bağlı olarak 16 yaş ve üzeri ayrı ayrı olmak kaydıyla en az yüzde otuz kadar ücret ödemek zorundadır. Bu ödenmediği taktirde çırak sözleşmesini ilgi taraf açacağı hukuki bir davada birikmiş olan ücretlerini yasal faizleriyle birlikte alır.
27.ÇIRAKLIK SÜRESİ NEDİR?
Kanun kapsamındaki her mesleğin öğrenilmesi için gerekli olan süredir.

28.ÇIRAKLIK SÜRESİ MESELK DALYINA VE ÇIRAĞIN EĞİTİM DURUMUNA GÖRE DEĞİŞİR Mİ?

Bu süreler alınan eğitim seviyesiyle de ilgidir. Örneğin lise ve dengi okul mezunları çıraklık eğitime dahil olduklarında normal ilköğretim oklu mezunları için geçerli olan meslekteki süresinin yarısı kadar eğitime devam ederler. Hangi mesleğin kaç yıl eğitim gerektirdiği Çıraklık kurullarında belirlenmiştir. olup aşağıdaki gibidir.
Kapsama alınan mesleklerde kalfalık ve eğitim yılları

MESLEK DALI İlköğretim Lise, End.Mesl.
Mezunu mezunu

Kantin işletmeciliği 2 1

29.MUAYENE OLMAK İSTEYEN ÇIRAĞIN HASTA SEVK KAĞIDINI KİM HAZIRLAR?

Aday çırak, çırak ve öğrencilerin iş kazası, hastalık veya meslek hastalıkları hâlinde Sosyal Sigortalar Kurumu doktor veya sağlık kuruluşuna ” vizite kâğıdı” ile giderler. Bu kâğıt çalıştıkları işverence 2 nüsha olarak hazırlanır. Kaşe ve imzalar tamamlandıktan sonra meslekî eğitim merkezi müdürlüğü tarafından mühürlenerek sigortalının sağlık kuruluşuna gitmesi sağlanır. Ancak vizite kağıdının doldurulması, sigorta primlerinin merkez müdürlüğü tarafından yatırıldığında prime esas kazanç tutarlarında merkez müdürlüğünce doldurulması gerektiğinden sevk kâğıtları okul tarafından düzenlenmektedir.

30.HASTA SEVK KAĞIDINA DOLDURMAK İÇİN GEREKLİ S.S.K NUMARASI, PRİME ESAS ÜCRET, ÇALIŞMA GÜNLERİ GİBİ BİLGİLER NEREDEN ALINABİLİR?

Bütün bu bilgiler mesleki eğitim merkezinde kayıtlı olup sevk kağıdını da Okul hazırlayacağı için b bilgiler okuldan alınır.

31.ÇIRAK RAPORLU OLDUĞU GÜNLERİN ÜCRETİNİ ALABİLİR Mİ?

Alır. Tıptı diğer S.S.K’lı hastaların faydalandığı yasal haklar çırak içinde geçerlidir. Ancak Raporu S.S.K tarafından onaylandıktan sonra müracaatını S.S.K’ya yapması gerekir.

32.İŞLETMELER, MESLEK ODALARI KENDİ BÜNYELERİNDE ÇIRAKLARI EĞİTİMEK İÇİN OKUL AÇABİLİR Mİ?

İşletmelerde yada meslek odaları bünyesinde çırak okullarının açılması yine mesleki eğitim kanununda belirtilmiş olup, şartları taşıması ve kurumla okul arasında bir sözleşme yapılması şartıyla. Bunun için gerekli olan asgari şart en az 12 çırağın olması, eğitim için müstakil bir sınıf ve içinde eğitim için gerekli olan materyallerin hazır bulunması şarttır. Bu öğrencilerin devam ve devamsızlıkları ile okul kayıt işlemleri Mesleki eğitim merkezi tarafından tutulup, mesleki eğitim merkezine belli aralıklar gerekli olan devam devamsızlık evraklarının gönderilmesi gerekir.

33.KALFA OLMAK NE DEMEKTİR?

3308 Sayılı Kanunun 3. maddesine göre kalfa, bir mesleğin gerektirdiği bilgi, beceri ve iş alışkanlıklarını kazanmış ve bu meslekle ilgili iş ve işlemleri ustanın gözetimi altında kabul edilebilir standartlarda yapabilen kalfalık belgesi sahibi olan kişidir. Kişinin kala olabilmesi için önce çıraklıkta kendi mesleği için gerekli olan sürede hem teorik hem de uygulamaya devam etmesi gerekir. Bu sürenin sonunda yapılacak olan kalfalık sınavlarında başarılı olması halinde kalfa olabilir.

34.KİMLER KALFALIK SINAVLARINA GİREBİLİR?

Kanunun belirlediği sürede teorik ve pratik eğitimlerinin tamamlayanlar, Yasanın belirlediği şartları yerine getirerek denklik işlemleri yapanlar ve mesleğin kapsama alındığı tarihte 18 yaşını dolduranlar girebilir

35.KALFALIK BAŞVURU ORMU NEDİR?

Yasanın kendilerine tanıdığı kapsama alındığı tarihlerde müracatlarını yapmayanlar, yaşı o tarihte 18’den küçük olanlar, kanunun kapsama alınması tarihinde bir işyeri sahibi olmayan ancak o işyerinde kalfa statüsünde çalışanlar için hazırlanmış bir formdur. Bu formda çalıştığı işyerinin adresi, ustanın mesleki unvanı,vergi dairesinde ustanın kaydı, odadaki ustanın kaydı gibi bilgileri içerir

36.KALFALIK İMTİHANLARINA DIŞARIDAN BAŞVURU NE DEMEKTİR?

Yasanın belirttiği yaş grubunda daha önce okula kaydolarak eğitim almamış olanların gerekli şartları taşıması halinde kalfalık belgesi alabilme için yaptıkları başvurudur.
1.ÇIRAKLIK VE MESLEK EĞİTİMİ İLKELERİ
2. EĞİTİM PSİKOLOJİSİ
3.EĞİTİMDE İLETİŞİM VE EĞİTİM ARAÇLARI
3.EĞİTİMDE İLETİŞİM VE EĞİTİM ARAÇLARI
4. MESLEK ANALİZİ VE ÖĞRETİM PROĞRAMLARININ HAZIRLANMASI
5.ATÖLYE VE MESLEK DERSLERİ ÖĞRETİM METOTLARI
6. İŞ GÜVENLİĞİ
7. İŞ KALİTESİ VE MALİYET İLİŞKİLERİ
8.ÖĞRETİMDE ÖLÇME VE DEĞERLENDİRME

37.DIŞARIDAN KALFALIK İMTİHANLARINA GİRMEK İSTEYENLERİN ÇALIŞTIKLARI SÜRELER NASIL DEĞERLENDİRİLİR?

Dışarıdan kalfalık sınavlarına girmek isteyenlerin girmek istedikleri meslek dalında alınan eğitim süresinin iki katı kadar SSK veya bağkur pirimlerini yatırdığını belgelendiren resmi evrak getirmeleri gerekmektedir.

38. 21.03.1975 DOĞUMLUYUM.1988 YILINDA İLKOKULU BİTİRDİM. ASKERDEN DÖNDÜĞÜMDE 1996 YILINDAN BU YANA AYNI İŞYERİNDE TORNACI OLARAK ÇALIŞIYORUM. KALFALIK VE USTALIK SINAVLARINA KATILABİLİR MİYİM?

Doğum tarihini dikkate alınarak 18 yaşınızdan sonraki günler değerlendirmeye alınır. Yanı 21.03.1993 tarihinden sonraki zaman dilimi.bunun için 06.01.1998 yılı af kapsamı olarak değerlendirildiğinden bu tarihe kadar olan süre için herhangi bir belge aranmaz. Sadeçe 21.03.1993 ile 21.03.1998 tarihleri arasında askerlik süreleri değerlendirme dışı tutulur.06.01.1998 tarihinden sonraki zaman için ise sosyal güvenlik kurumlarından çalıştığını belgelendirmesi gerekir.
Bu arkadaşımızın durumu için tornacılık mesleği 2 yıllık bir meslek dalıdır. Eğitim verilen bu iki yıllık süre için iki katı kadar kalfalıkta kullanılmak üzere, ustalık için ise 5 yıllık çalıştığını sosyal güvenlik kurumlarından birinden alacağı belge ile belgelendirmesi gerekirb bunlar yapıldığı taktirde kişi için denklik işlemleri yapılır. Ardından da önce kalfalık sınavına bunu başardığı taktirde de ustalık sınavlarına alınır.

39.KALALIK İMTİHANLARI HANGİ DERSLERDEN YAPILIR?

Kalfalık imtihanları genel kültür ve meslek dersleri ile uygulamadan meydana gelir. Her meslek dalının ortak olarak gördüğü genel kültür dersleri,matematik, Türkçe, işgüvenliği, teknik resim, toplam kalite, işletme ve kooperatiçilik derslerinin yanında mesleğin özelliğine göre meslek derslerinden yapılır.

40.KALFALIK İMTİHANLARINDA BAŞARI NASIL DEĞERLENDİRİLİR?

Kalfalık imtihanlarında bütün derslere girilmek zorunludur. Bu dersler içerisinde Türkçe dersi ile meslek dersleri barajdır. Yani Türkçeden ve Mesleki derslerden en az beş üzerinden 2 alınmak zorunluluğu vardır. Bunun dışında kalan genel kültür derslerinden bu baraj derslerinde başarılı olmak kaydı ile ortalamadan geçilebilir. Yani matematik 1 ise ortalamaya girer.

41.KALFA ADAYI , KALFALIK İMTİHANLARINA KAÇ KEZ GİREBİLİR?

Kalfalık sınavları toplam 12 dönmedir. Senede üç defa yapıldığı dikkate alınırsa 4 yıl boyunca sınavları başaramadığı taktirde girme hakkı vardır. Bu hakları kullanmasına rağmen bu belgeyi alamamışsa kişi bir yıl bir sosyal güvenlik kuruluşundan çalıştığını belgelendirdiği taktirde denklik yapılarak ikinci bir 12 hak daha verilir.

42.KALFALIK BELGESİ SAHİBİNE NE YARARLAR SAĞLAR?

Bulunduğu işyerinde kalfalık statüsüne göre çalıştırılır. B hem sosyal konum hem de ücret artışı demektir. Bunun yanında kalfalık belgesi aynı zamanda ustalık kurslarına katılmak için zorunludur. Yani ustalığa giden yolda olması gereken bir belgedir.

43.PAREKENDE SATIŞ ELEMANLIĞI BELGESİ NEDİR?

Mal üretmeden alınıp, paketlenerek tek tek veya kilo ile satış yapılanlara verilen satış yapabileceğine dair belgedir.

44. USTA KİME DENİR?
Bir mesleğin gerektirdiği bilgi, beceri ve iş alışkanlıklarını kazanmış ve bunları mal ve hizmet üretimindeki iş hayatınca kabul edilebilecek standartlarda uygulayabilen; üretimi plânlayabilen, üretim sırasında karşılaşılabilecek sorunları çözümleyebilen; düşüncelerini yazılı, sözlü ve resim ile açıklayabilen; üretimle ilgili pratik hesaplamaları yapabilen ustalık belgesi sahibi olan kişi.

45.USTALIK EĞİTİMİ NEDİR?

Kalfalık belgesine sahip gençlere, mesleklerinde usta olabilmeleri ve bağımsız iş yeri açabilmeleri için gerekli bilgi ve becerileri kazandırmayı amaçlayan eğitimdir. Kalfalık döneminde eğitim, genel olarak yoğunlaştırılmış kurslar şeklinde uygulanmaktadır. Kalfaların katılacağı ustalık eğitiminin kapsam ve süresi, Bakanlıkça hazırlanan programlarda belirlenir. Bu eğitim; çalışma saatleri dışında valilikçe uygun görülecek yerlerde yapılır. Söz konusu eğitim, kurum müdürlüğünce hazırlanacak ve valilikçe onaylanacak çalışma takvimine göre düzenlenir.
Ustalık eğitimi süresi kapsamdaki mesleklere göre, mesleğin özelliği dikkate alınarak Talim Terbiye Kurulu ve Meslekî Eğitim Kurulu tarafından (Çizelge:1) belirlenmiştir. Ustalık eğitiminde, teorik eğitimin yanı sıra pratik eğitime devam esastır. Eğitim süresince kayıtlı kalfaların meslekleri ile ilgili bir iş yerinde çalışıp çalışmadıkları ilgili müdürlükçe izlenir. Kalfaların iş yeri değişikliklerinde iki aydan fazla pratik eğitim eksiklikleri, pratik eğitim süresine eklenir. İşinden ayrıldığı belirlenen kalfaların kayıtları iki ay içinde yeni bir işyerinde çalışmaya başlamamaları durumunda silinir.
Kalfalar iş yerlerinde çalışırlarken meslekî eğitim merkezlerinin kendileri için düzenlediği kurslara katılırlar. Ustalık eğitimi kurslarını tamamlayanlar ustalık sınavına girmeye hak kazanırlar. Kurslara katılmayanlar ise 5 yıl süreyle mesleğinde çalışmış olduklarını sosyal güvenlik kuruluşlarından (Sigorta, Bağ-Kur) alacakları hizmet belgesi ile belgelendirmek suretiyle ustalık sınavına girebilmektedirler.
Ustalık eğitimine devam ederken askerlik görevi nedeni ile bu eğitimden ayrılanların askerlik görevi sırasında aynı meslekte yapmış oldukları çalışmalar, pratik eğitim süresine dahil edilmez. Bu gibi durumda olanların ustalık sınavlarına girebilmeleri için yarım kalan eğitim süresini tamamlamaları gerekir.
Ustalık sınavını başaranlara ” USTALIK BELGESİ” verilir.

46.USTALIK EĞİTİM KURSUNDA HANGİ DERSLER OKUTULUR?
Kalfalık dönemi (ustalık eğitimi) kurs programı aşağıdaki gibidir.

DERSLER SÜRE (SAAT)

1-İnsan Sağlığı ve İş Güvenliği 32
2-İş ve İnsan İlişkileri 16
3-İşletme Bilgisi 16
4-Sigorta ve Vergi Mevzuatı 16
5-Çalışma Hukuku 2
6-Ekonomi 6
7-Muhasebe 8
8-İleri Meslek Bilgisi 64
47.USTALIK BELGESİNİ KİMLER İMTİHANSIZ ALABİLİR?
Ustalık belgesini kanunun kapsama girdiği tarihte bir işyeri sahibi olanlar alabilir.

48.USTALIK İMTİHANLARINA KİMLER GİREBİLİR?
Ustalık imtihanlarına kalfalık belgesini alıpta ustalık kurslarına devam eden ve bu kurslar sonunda yapılan sınavlarda başarılı olanlar girebilir. Ayrıca Endüstri meslek lisesi mezun öğrencileri bu sınavlara katılabilir.

49.USTALIK BAŞVURU FORMU NEDİR?

Kalfalık belgesi sahibi olanlara ustalık sınavlarına veya eğitimine katılmak için verilen formdur.(sınavlara katılanların formları arklıdır.)

50.USTALIK İMTİHANLARI HANGİ DERSLERDEN YAPILIR?

1-İnsan Sağlığı ve İş Güvenliği
2-İş ve İnsan İlişkileri
3-İşletme Bilgisi
4-Sigorta ve Vergi Mevzuatı
5-Çalışma Hukuku
6-Ekonomi
7-Muhasebe
8-İleri Meslek Bilgisi
9. Uygulama

51.USTALIK İMTİHANLARINDA BAŞARI NASIL DEĞERLENDİRİLİR?

Ustalık sınavlarında uygulama ve ileri meslek bilgisi dersleri baraj derslerdir. Bu derslerden en az 2 almak kaydıyla diğer derslere girmek ve ortalama ikinin tutturulması halinde başarılı sayılır.

52.USTA ADAYI, USTALIK SINAVINA EN FAZLA KAÇ KEZ GİREBİLİR?

Kalfalık sınavlarında olduğu gibi usta adayında ustalık sınavlarına 12 dönem girmek hakkına sahiptir.

53.USTALIK VE KALFALIK İMTİHANLARINA NE ZAMAN YAPILIR?

Bu imtihanlar senede üç dönem halinde yapılır. Kış dönemi (Ocak-Şubat),yaz dönemi( haziran),Güz dönemi (Eylül)

54.USTALIK BELGESİ SAHİBİNE NE YARAR SAĞLAR?

Ustalık belgesi bağımsız bir işyeri açmak için olmazsa olmaz şartlardan biridir.

55.İŞYERİ AÇMA BELGESİ NE DEMEKTİR?

Kanun kapsamındaki meslek dallarında belediyeler tarafından verilen ve o kişinin o mesleğini yapabilmesini sağlayan belgedir.

56.KİMLER İŞYERİ AÇMA BELGESİ ALABİLİRLER?

İşyeri açış belgesini Ustalık belgesine sahip olanlar veya ustalık belgesi olan kişileri iş yerinde çalıştıranlar alabilir.

57.USTA ÖĞRETİCİLİK NE DEMEKTİR?

Ustalık belgesine sahip olup aday çırak, çırak, kalfa ve öğrencilerin işyerindeki eğitiminden sorumlu meslekî eğitim tekniklerini bilen ve uygulayan kişi

58.USTA ÖĞRETİCİLİK KURSU KAÇ SAAT DEVAM EDER, HANGİ DERSLER OKUTULUR./

Kurs,40 saatlik pedagojik formasyon eğitimini kapsar. Usta öğreticilikteki dersler;

1.ÇIRAKLIK VE MESLEK EĞİTİMİ İLKELERİ
2. EĞİTİM PSİKOLOJİSİ
3.EĞİTİMDE İLETİŞİM VE EĞİTİM ARAÇLARI
3.EĞİTİMDE İLETİŞİM VE EĞİTİM ARAÇLARI
4. MESLEK ANALİZİ VE ÖĞRETİM PROĞRAMLARININ HAZIRLANMASI
5.ATÖLYE VE MESLEK DERSLERİ ÖĞRETİM METOTLARI
6. İŞ GÜVENLİĞİ
7. İŞ KALİTESİ VE MALİYET İLİŞKİLERİ
8.ÖĞRETİMDE ÖLÇME VE DEĞERLENDİRME

59.USTA ÖĞRETİCİLİK KURSUNDA BAŞARI NASIL DEĞERLENDİRİLİR?

Usta öğreticilerin iş pedagojisi kursu sondu sınav, test şeklinde yapılır. Soru sayısı, derslerin ders saatleri dikkate alınarak belirlenir. Konuların işlenmesinde ayrı öğretmenlerin görev alması durumunda sorular, ilgili öğretmenlerce hazırlanarak kurs sonunda tek sınav şeklinde uygulanır.
Kursa katılanların başarılı sayılabilmeleri için kurs sonunda yapılan sınavda en az 45 “Geçer” not almaları gerekir. Sınavda başarılı olmayanlar, daha sonra açılacak kursların bitiminde yapılacak sınavlara katılabilirler.

60.USTA ÖĞRETİCİLİK BELGESİNİN SAĞLADIĞI YARARLAR NELERDİR?

Usta öğreticilik belgesi yanında çırak çalıştırmak isteyen ustalarımızın mutlaka bulundurması gereken belgedir. Bu belgeye sahip olmayanlar, yanlarında çırak çalıştıramazlar

Kaynak : 3308 Sayılı Yasa ve Bağlı Mevzuat,

Hazırlayan : Bayram ŞAHİN - AKO Başkanı

KURS BİTİRME BELGESİ VEYA SERTİFİKA İLE KANTİN İHALESİNE KATILABİLİR MİYİM?

Kantin işletmeciliği Meslek dalında verilmiş Kurs Bitirme Belgesi ve Sertifika ile ihalelere katılım mümkündür. Ancak ihalelerde öncelik hakkı sırasıyla 1-Ustalık/Usta Öğreticilik/İşyeri Açma Belgelerine 2-Kalfalık ve 3-Kurs bitirme veya Sertifika belgesi sahibine aittir. İhalelere Ustalık /Usta Öğreticilik/İşyeri Açma Belgesi Sahibi katıldığında Kalfalık Belgesi ve Kurs Bitirme Belgesi sahipleri ihaleden elenir ve Öncelik hakkı Ustalık/ Usta Öğreticilik/İşyeri Açma Belgesi sahiplerine aittir. Ustalık/ Usta Öğreticilik/İşyeri Açma Belgesi sahipleri ihaleye katılmaz da kalfalık ve kurs bitirme belgesi sahibi katılırsa bu defa öncelik hakkı kalfalık belgesi sahibine verilir.

Kaynak : 09.02.212 Tarihli Okul Aile Birliği Yönetmeliği

Hazırlayan : Bayram ŞAHİN - AKO Başkanı

USTA ÖĞRETİCİ BELGESİ İHALELERDE USTALIK BELGESİNDEN ÜSTÜN BELGE MİDİR?

Okul Aile Birliği Yönetmeliği hükümleri gereği Ustalık,Usta Öğreticilik ve İşyeri Açma Belgesi (Kantin işletmeciliği dalında) birbirine eşit ve denk belgeler olup, Kantin ihalelerinde eşit satatüde değerlendirilmesi gerekmektedir. Bu üç belge sahipleri kişiler sırasıyla Kalfalık ve kurs bitirme belge sahiplerinden ihalelerde öncelik hakkına sahiptir.
3308 Sayılı Kanunun Usta öğreticilik Başlıklı 31.Maddesi – Ustalık yeterliğini kazanmış olanlar Bakanlıkça açılacak iş pedagojisi kurslarını başarıyla tamamladıkları takdirde kendilerine usta öğreticilik belgesi verilir. Hükmündedir.
Bu yasada da Usta Öğreticilik Belgesinin ihale işlemlerinde ustalık belgesinden üstün olduğuna dair bir hüküm bulunmamaktadır. Diğer taraftan konu hakkındaki emsal mahkeme kararında da Usta Öğreticilik Belgesinin ihale işlemlerinde ustalık belgesinden üstün tutulamayacağını hükme bağlanmıştır.
Bu bağlamda Usta Öğreticilik Belgesi ile Ustalık Belgesi Kantin ihalelerinde eşdeğer belgedir.

Kaynak: Okul Aile Birliği Yönetmeliği ve 3308 Sayılı Kanun, Mahkeme Kararı

Hazırlayan : Bayram ŞAHİN - AKO Başkanı

USTALIK BELGESİ NASIL ALIRIM?

Kantin işletmeciği meslek dalı 3308 Sayılı Mesleki Eğitim Kanunu kapsamına alındığından başvuru ve işlemlerde yaş,çalışma ve işyeri sahibi olmak gibi durumların hesap ve kabulünde mesleğin çıraklık eğitimi uygulama kapsamına alındığı 1 Mart 2006 tarihi esas alınacaktır.
Meslek ve Teknik Eğitim Yönetmeliği Sınav komisyonu başlıklı “Madde 113- Kurumlarda sınav işlerini yürütmek amacıyla; b) Çıraklık eğitiminde müdürün başkanlığında; 1) İki meslek dersleri öğretmeni ile ustalık yeterliğine sahip meslek odalarından ikişer, sanayi veya ticaret odalarından birer temsilciden, kalfalık ve ustalık sınav komisyonları, “ hükümlerine havidir. Bu bağlamda Ankara Metropole bağlı Mesleki eğitim merkezlerinin odamızla ortak hareket etmesi ve sınavlara komisyon üyesi talep etmeleri zorunludur.
Ustalık Belgesi almak isteyen kişilerin en yakın Mesleki Eğitim Merkezine Başvurmalarını ve bilgi almalarını tavsiye ederiz.
Odamız Asil Üyelerinin Ustalık Belgesi iş ve işlemleri Başkanlığımız tarafından yürütülmekte ve bu hizmet sadece üyelerimize verilmektedir.

3308 SAYILI MESLEKİ EĞİTİM KANUNU
DÖRDÜNCÜ KISIM
Ustalık

Ustalık eğitimi
Madde 27 – Kalfalık yeterliğini kazanmış olanların mesleki yönden gelişmelerini ve bağımsız işyeri açabilmelerini temin için gerekli yeterlikleri kazandırmak gayesiyle Bakanlıkça ustalık eğitimi kursları düzenlenir.
Bu kursların kapsam ve süreleri Mesleki Eğitim Kurulunun görüşü alınarak Bakanlıkça tespit edilir.
Kurslar çalışma saatleri dışında açılır.

Ustalık sınavı
Madde 28 – a) Ustalık sınavı, adayın, kendi mesleğinde usta olarak çalışabilmesi için gerekli bilgi, beceri ve iş alışkanlıklarını mal ve hizmet üretiminde iş hayatınca kabul edilebilir standartlara göre bağımsız olarak uygulayıp uygulayamadığını ölçmek amacı ile düzenlenir.
Sınavın esas ve usulleri yönetmelikle düzenlenir.
b) (Değişik : 29/06/2001 – 4702 K/16 md.) Kalfaların, ustalık sınavlarına girebilmesi için mesleklerin özelliğine göre Bakanlıkça belirlenecek süre kadar çalışmış ve ustalık eğitimi kurslarını başarı ile tamamlamış olmaları gerekir.
c) Kalfalık yeterliğini kazanmış olup mesleklerinde en az beş yıl çalışmış olanlar ustalık sınavlarına doğrudan katılabilirler.
Bu sınavları başarı ile tamamlayanlara ustalık belgesi verilir. Ustalık belgesi bulunmayanlar usta unvanı ile çalışamaz ve çalıştırılamazlar.

Meslek lisesi mezunları için ustalık
Madde 29 – (Değişik : 29/06/2001 – 4702 K/17 md.) En az üç yıl süreli mesleki ve teknik ortaöğretim kurumlarından veya mesleki ve teknik eğitim okul ve kurumlarından mezun olanlar, Bakanlıkça düzenlenen ustalık eğitimi kurslarına katılabilecekleri gibi doğrudan da ustalık sınavlarına girebilir.
Bu kursların kapsam ve süreleri ile sınavların esas ve usulleri Bakanlıkça çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir.
Ustalık unvanının kullanılmadığı mesleklerde çalışanlara, ustalık belgesinin hak, yetki ve sorumluluklarını taşıyan belge aynı esaslara göre verilir.
Mesleki ve teknik orta öğretim kurumu veya mesleki ve teknik eğitim merkezi mezunlarından alanlarında Bakanlığa bağlı iki yıllık bir yaygın eğitim kurumundan belge alanlara doğrudan ustalık belgesi verilir.

İşyeri açma
Madde 30 – (Değişik : 29/06/2001 4702 K/18 md.) Ustalık belgesine sahip olanlar veya bunları işyerlerinde çalıştıranlar bağımsız işyeri açabilir.
Bu kanun kapsamına alınan il ve mesleklerde; belediyeler ve işyeri açma izin vermeye yetkili diğer kurum ve kuruluşlar işyeri açacaklardan, meslek odaları ise işyeri sahibi olarak üye kaydını yaptıracaklardan, ustalık belgesi istemek zorundadır.
Bu işyerlerinde alanında mesleki eğitim almış olanlar istihdam edilir. İstihdam edilenlerin almaları gereken eğitimin seviyesi, türü ile halen çalışanların durumu Bakanlıkça çıkarılacak yönetmelikle belirlenir.
İşyeri sahipleri veya o işyerinde çalışan ustalık belgesi sahipleri, ustalık belgelerini işyerlerine asar.
Ustalık belgesi sahibi olanlar bu haklarını 18 yaşını tamamlayana kadar kullanamaz.
Teknik lise mezunları veya mesleki ve teknik eğitim okul ve kurumlarının dört yıllık eğitim programlarından mezun olanlara ustalık belgesi yetki ve sorumluluklarını taşıyan, mesleklerinde bağımsız İşyeri Açma Belgesi verilir.

Kaynak : 3308 Sayılı Mesleki Eğitim Kanunu, Meslek ve Teknik Eğitim Yönetmeliği,

Hazırlayan : Bayram ŞAHİN - AKO Başkanı

BİR KİŞİNİN ADINA BİRDEN FAZLA KANTİN OLABİLİR Mİ?

Milli Eğitim Bakanlığı Strateji Geliştirme Başkanlığı’nın konuya ilişkin 05.08.2008 Tarih ve 4119 Sayılı görüşünde ; ‘’Bir müstecir’e aynı türden olmak kaydıyla ancak bir yeri işletme hakkı verilecektir. Birden çok yeri işleten müstecir bulunması halinde, bu yerlerden birisinin sözleşmesi sürenin bitiminde feshedilecektir.’’ Denilmektedir.
Diğer taraftan Milli Eğitim Bakanlığı Strateji Geliştirme Başkanlığı Mülga 2006/18 Sayılı genelge 17. Maddesinde ‘’Yönetmelik ekinin (Ek-2) 9’uncu maddesi hükmü gereği, yapılacak ihalelere katılacaklardan ilgili meslek odasından adına kayıtlı kantin işletmesi bulunmadığına ve ihaleden men yasağı olmadığına dair belge istenecektir.’’ Hükmüne işaret etmektedir.

09.02.2012 tarihli Okul Aile Birliği Yönetmeliği 20/5. Maddesi ‘’ Kantin kiralama ihalelerine katılacak kişiler; ilgili esnaf odasından adına kayıtlı okul kantin işletmesi olmadığına ve ihalelerden yasaklama kararı bulunmadığına dair aldığı belgeyi ibraz eder’’ hükmüne haizdir.
Bu Bağlamda örneğin; 1 kişi adına örneğin 3 kantin varsa 2 sinin sözleşmesi fesih edilecek 1 tanesinin sözleşmesi uzatılacaktır. Ancak aynı türden ifadesinden hareketle,bir kişi hem kantin, hem spor salonu, hem yemekhane, hem otopark işletmesini almasında bir engel konulmadığı gürülmektedir.
Mevzuat hükümleri gereği bir kişinin adına birden fazla kantin olamayacağı kesindir. Ancak 31.05.2005 Tarihli eski Okul Aile Birliği Yönetmeliği yayınlanmadan önce adına birden fazla fazla kantin veya yemekhane bulunanların müktesep hakları saklıdır. Bu konuda üyemiz adına açılmış ve kazanılmış dava mevcuttur.

Kaynak : M.E.B.Strateji Geliştirme Başkanlığı 2006/18 Sayılı genelgesi ile 05.08.2008 Tarih ve 4119 Sayılı Yazısı, 09.02.2012 Tarihli Okul Aile Birliği Yönetmeliği,Mahkeme kararları

Hazırlayan : Bayram ŞAHİN - AKO Başkanı

OKUL MÜDÜRLERİNİN VE AİLE BİRLİĞİ BAŞKANLARININ ENFLASYONDAN (ÜFE ORANINDAN) FAZLA KİRA ARTIŞI YAPMA YETKİSİ VAR MIDIR?

Okul-Aile Birliği Yönetmeliği 21./3. Maddesi ve Eki (EK-2) Kantin kira sözleşmesi ‘’Sözleşmenin Süresi ve Yıllık Artışları başlıklı 6.Maddesi hükmü gereği kira artışının Devlet İstatistik Enstitüsünce yayımlanan Üretici Fiyatları Endeksi (ÜFE) (bir önceki yılın aynı ayına göre % değişim) oranında  yapılması yönetmeliğin emridir.

Üfe Oranından yüksek artış yapılması % 25 oranından fazla öğrenci artışı olması gerekmektedir. Kaldıki bu durumda bile kira artışı yapma yetkisi , Okul Aile Birliği yönetmeliği 19/1. Maddesine göre teşekkül eden ‘’İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü Şube Müdürü, Okul Müdürü, Aile Birliği Başkanı, Milli Emlak Temsilcisi ve Kantinciler Odası Yetkilisinden oluşan komisyona aittir. Bunun dışında Okul Müdürü veya Aile Birliği Başkanlarının keyfi olarak kira artışı yapma yetkisi bulunmamaktadır.

Kaynak:Okul-Aile Birliği Yönetmeliği ve Eki (EK-2) Kantin kira sözleşmesi

Hazırlayan : Bayram ŞAHİN - AKO Başkanı

OKUL MÜDÜRLERİNİN VE AİLE BİRLİKLERİNİN KANTİN FİYAT TARİFESİ HAZIRLAMA,İMZALAMA VE FİYATLARA KARIŞMA YETKİSİ VAR MI?

5362 Sayılı Esnaf ve Sanatkarlar Meslek Kuruluşları Kanunu 62.Maddesi hükmü gereği Kantin işletmelerinde satılan ürün ve hizmetlerin ücretlerini belirleme yetkisi ODAMIZA AİTTİR, Oda Yönetim Kurulumuz tarafından her yıl yeniden belirlenen fiyat tarifeleri Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği’nin onayını müteakip yürürlüğe girmektedir. Gerek Okul ile Kantin işetmecisi arasında yapılan Sözleşmelerin 20. Maddesi hükmü Gerekse 5362 Sayılı kanun 62.Maddesi hükümleri gereği Fiyat tarifesinin odamızdan alınarak Kantinlerde görülebilir bir yere asılması ve bu fiyatlar üzerinde satış yapılmaması kanunen zorunludur. Bu bağlamda Okul Müdürlerinin ve Aile Birliklerinin Fiyat tarifesi belirleme yetkisi bulunmamaktadır. Fiyat tarifesi imzalayan Müdürler tespit edildiği takdirde önce uyarılmakta, ısrar etmeleri hakkında Haklarında, Milli Eğitim Bakanlığı’ndan soruşturma talep edilmekte ve ayrıca Yetkileri olmadan fiyat tarifesi imzalamaktan Savcılığa suç duyurusunda bulunmaktadır.

Fiyat tarifelerine uyulup uyulmadığını denetleme yetkisi de sadece odamıza aittir.

Kaynak : 5362 Sayılı Esnaf ve Sanatkarlar Meslek Kuruluşları Kanunu 62.Maddesi ve Okul Aile Birliği Yönetmeliği Eki (EK-2) Sözleşme 20.Madde

Hazırlayan : Bayram ŞAHİN - AKO Başkanı

SABİT TESİS BEDELLERİ NASIL ÖDENİR?

Okul Aile Birliği Yönetmeliği Eki (EK-2) Sözleşme Özel Şartlar Başlıklı 1. Maddesi ‘’Yüklenicinin değişmesi durumunda; okul kantinine yapılan sabit tesis masrafları, kullanım süresi ve amortisman dikkate alınarak okul, birlik, varsa ilgili meslek odası temsilcisinin ve gerektiğinde bilirkişi katılımıyla oluşturulan komisyonca takdir edilen meblağ, eski yükleniciye yeni yüklenici tarafından ödenir. Bu husus ihale ilânında belirtilir.’’ Hükümlerini taşımaktadır.

Bu bağlamda Mevcut kantin işletmecisin sözleşmesinin fesih edilmesi veya kendi isteği ile kantin işletmeciliğini bırakması durumunda Okul Müdürü, Aile Birliği Başkanı ve Kantinciler Odası (Kantinciler odası olmayan illerde kişinin kayıtlı olduğu oda) temsilcisi bir araya gelerek kantin işletmecisinin kantine yapmış olduğu sabit tesis ve demirbaşların değer tespitini yaparak bir tutanak düzenler.

Tespit edilen bu değer kantinin yeniden ihalesi yapılırken ihale ilanına ve şartnameye yazılır. İhaleye katılacak kişiler eski işleticiye bu değeri ödemeyi kabul ederek ihaleye katılır.

İhaleyi kazanan kişi belirlenen değeri eski kantinciye öder.

Kaynak : Okul Aile Birliği Yönetmeliği Eki (EK-2) Sözleşme Özel Şartlar Başlıklı 1. Maddesi

Hazırlayan : Bayram ŞAHİN - AKO Başkanı

OKUL MÜDÜRÜ VE ÖĞRETMENLER KENDİNE AYRI ÇAY YAPABİLİR Mİ?

 Odamıza bağlı kantin işletmecileri tarafında Başkanlığımıza sıkça iletilen şikayetlerden özetle; ‘’Okul müdürlüklerinin büyük bir kısmının okulun değişik bölümlerinde kantinden ayrı bir şekilde çay ocağı oluşturarak üyelerimizin çay satış hakkını görmezden gelerek mağdur ettikleri ‘’ anlaşılmıştır.

            Öncelikle okul müdürlüklerinin hangi amaçla olursa olsun okulda kantin dışında çay yaptırmaları veya okul aile birliği adı altında çay ocağı açtırmaları hukuka aykırıdır.

             Şöyle ki ;

             1-Müdürlüğünüze bağlı okullarda kantin harici açılan çay ocakları veya herhangi bir bölümde çay yaptırılması İlgi okul aile birliği yönetmeliğe aykırıdır. Zira okulun herhangi bir bölümünü çay ocağı olarak kullanabilmesi için öncelikle Bakanlık M.E.B.S.G.B- 10.04.2008 Tarih ve 1945 Sayılı yazısı 3.Maddesi ve yine Bakanlık M.E.B.S.G.B.- 07.09.2010 Tarih ve 5515 Sayılı yazısı son paragrafı hükmü gereği öncelikle kantin işletmecisinin çay yapmaması durumunda çay yapması yazılı olarak teklif edilecek, kantin işletmecisinin bunu kabul etmemesi halinde ise 300 Sayılı Milli Emlak Tebliği hükümleri gereği Milli Emlak müdürlüğünden Okul Aile Birliğinin kantinden ayrı olarak çay ocağı işletme yetkisi alması, bu bölüme dair arz bedeli ödemesi, ayrıca bu bölümde tüketilen elektrik,su,doğalgaz vb giderleri milli emlak müdürlüğüne 3 er aylık dönemler halinde ödemesi, ayrıca okul aile birliği adına vergi mükellefiyeti tesis ettirmesi görev ve sorumluluklarını yerine getirmesi ilgili mevzuat hükümleri gereğidir.

           2-Bunun yapılmaması durumunda okulun herhangi bir bölümünde tüp kullanılarak kaçak bir şekilde çay yapılması ülkemizin geleceği çocuklarımızın eğitim yuvasının yangın tehlikesi ve dolayısıyla hayatlarını tehlikeye atmak anlamına geleceği veya okulun elektriği kullanılarak çeşitli makinelerle yapılacak çay demleme işleminin de yine devlete ait bir kurumda kaçak elektrik kullanımı anlamına geleceği çok açık ve nettir.

Ancak konu hakkında üyelerimizce odamıza şikayet başvurusu yapıldığı takdirde gerekli işlemler başlatılacaktır.

Kaynak; O.A.B.Y, M.E.B.S.G.B- 10.04.2008 Tarih ve 1945 Sayılı yazısı, M.E.B.S.G.B.- 07.09.2010 Tarih ve 5515 Sayılı yazısı  ve 300 Sayılı Milli Emlak Genel Tebliği

Hazırlayan : Bayram ŞAHİN – AKO Başkanı

 

 

KANTİN İHALELERİNE KİMLER KATILAMAZ?

KANTİN İHALELERİNE KİMLER KATILAMAZ?

09.02.2012 Tarihli Okul-Aile Birliği yönetmeliği 20. Maddesi;

(4) Kantin kiralama ihalelerinde katılımcılardan, 5/6/1986 tarihli ve 3308 sayılı Mesleki Eğitim Kanunu hükümlerine göre kantincilik alanında alınmış ustalık belgesi sahibi olma şartı aranır. Ancak, katılımcıların hiçbirisinde ustalık belgesi bulunmaması durumunda işyeri açma belgesi, kalfalık, kurs bitirme belgelerinden en az birine sahip olma şartı aranır.

(5) Kantin kiralama ihalelerine katılacak kişiler; ilgili esnaf odasından adına kayıtlı okul kantin işletmesi olmadığına ve ihalelerden yasaklama kararı bulunmadığına dair aldığı belgeyi ibraz eder.

(8) İhale komisyonu başkanı ve üyeleri ile birliğin yönetim ve denetleme kurulu üyelerinin ikinci dereceye kadar kan ve kayın hısımları ihaleye katılamaz.

(11) 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 53 üncü maddesinde belirtilen süreler geçmiş olsa bile; kasten işlenen bir suçtan dolayı bir yıl veya daha fazla süreyle hapis cezasına ya da affa uğramış olsa bile devletin güvenliğine karşı suçlar, Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar, millî savunmaya karşı suçlar, devlet sırlarına karşı suçlar ve casusluk, zimmet, irtikâp, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, güveni kötüye kullanma, hileli iflas, ihaleye fesat karıştırma, edimin ifasına fesat karıştırma, suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama veya kaçakçılık ve aynı Kanunun Cinsel Dokunulmazlığa Karşı Suçlar başlıklı İkinci Kısmının Altıncı Bölümünde düzenlenen maddelerdeki suçlardan mahkûm olanlar ihalelere katılamazlar ve okul-aile birliklerince kiraya verilen yerlerde istihdam edilemezler.

Kaynak: 09.02.2012 Tarihli Okul-Aile Birliği yönetmeliği 20/4.5.8.ve 11.Maddeleri 

Hazırlayan : Bayram ŞAHİN - AKO Başkanı

2 NOLU KDV ÖDEMEK ZORUNDA MIYIM?

T.C.Maliye Bakanlığı Gelirler Genel Müdürlüğü’nce 05.08.2004 tarihinde yayımlanan 11 No.lu Kurumlar vergisi sirküleri 3.Maddesi hükmü gereği Okul Aile Birliklerine ödenen kira üzerinden  % 18 oranında KDV tahakkuk ettirilerek ( 2 No.lu KDV beyannamesi) ödenmesi gerekmektedir.

Ancak 2 No.lu KDV Beyannamesi vermediği gerekçesi ile Takdir Komisyonlarına sevk edilerek Re’sen KDV takdiri yapılan ve Vergi Cezası uygulanan bir üyemiz adına oda Avukatımız Sayın Nihat SARISAKAL aracılığı ile DANIŞTAY 4.DAİREDE açtığımız davada Danıştay 2011-4403 Sayılı kararı ile 2 No.lu KDV ödenmesine ilişkin 11 No.lu Kurumlar vergisi sirkülerinin ilgili maddelerini iptal etmiştir. Bu karara web sitemizin Mahkeme Kararları bölümünden ulaşılabilir. Yine Maliye Bakanlığı tarafından  Danıştay Vergi Dava Dairelerine temyiz edilen ve kazanılan bu kararla ilgili Bakanlığa mütalaa sorulmuş olup cevap geldiğinde ayrıca duyurulacaktır.

Konu hakkında mağduriyet yaşayan AKO Üyelerimize ve Yine TÜRKAP’ın Resmi Üyelerine Avukatlık hizmeti odamızca ücretsiz verilmektir.

Diğer taraftan 2 Nolu KDV Beyannamesi vermediği gerekçesi ile Takdir Komisyonlarına sevk edilerek Re’sen KDV takdiri yapılan ve Vergi Ziyaı Cezası uygulanan üyemizin cezaların kendilerine tebliğ tarihinden itibaren 1 ay içerisinde mutlaka odamıza müracaat ederek Dava açma veya uzlaşma talebinde bulunma konusunda bilgi almalarını tavsiye ederiz. 1 Nisan 2016 Tarihinden itibaren tebligatlar e-tebligat olarak mail adreslerine geleceğinden bu durumda olan üye veya meslektaşlarımızın mail adreslerini sürekli kontrol etmelerini ve tebligat geldiğinde odamızla iletişime geçmelerini tavsiye ederiz.

2 No.lu KDV İle ilgili Maliye Bakanlığı tarafından mütalaa verilmediği sürece konunun sorumlusu Mali Müşavirlerinizin önerileri doğrultusunda hareket etmenizi, piyasada gezen ekmekçi, dernekçi gibi çapulcuların bazı rantçı avukatlarla komisyon karşılığı anlaşarak gelin sizden para almadan dava açıp KDV’yi iptal ettirelim gibi oyunlarına alet olmamanızı, aksi halde defterleriniz incelemeye alındığı zaman ağır cezalarla karşılaşabileceğinizi unutmamanızı tavsiye ederiz.

Kaynak : T.C.Maliye Bakanlığı Gelirler Genel Müdürlüğü 05.08.2004 tarihli 11 Nolu Kurumlar vergisi sirküleri ve Danıştay 2011-4403 Sayılı kararı

Hazırlayan : Bayram ŞAHİN -  AKO Başkanı

KANTİNDE KOLA VE CİPS SATIŞI YASAK MIDIR?

KANTİNLERDE HANGİ ÜRÜNLERİN SATIŞI YASAKTIR.

M.E.B.Sağlık İşleri Dairesi Başkanlığı 21.07.2011 Tarih ve 2011-41 Sayılı genelgesi ile Kantinlerde Kolalı,gazlı ve aromalı içecekler ile Cipslerin ve patates kızarmasının satışı yasaklanmıştır. Yine M.E.B. Mesleki ve Teknik Eğitim Genel Müdürlüğü 10.03.2016 Tarih ve 2852893 Sayılı genelgesi ile Tüm Çikolata ve şekerleme türlerinin satışı yasaklanmıştır.

           Ancak bu ürünlerin okul kantinlerinde satışının yasaklanmasına rağmen okullarımızın etrafını ağ gibi saran Bakkal,Büfe,Fast Food vb. yerlerde satışının serbest olması sebebiyle doğan haksız rekabetten Üyelerimizin mağdur olması ve yaptığımız bütün görüşme ve başvurulara rağmen bu konuda hiçbir önlem alınmaması sebebiyle Genelgenin iptali için Odamız tarafından DANIŞTAY’da dava açılmıştır.

Kaynak : M.E.B.Sağlık İşleri Dairesi Başkanlığı 21.07.2011 Tarih ve 2011-41 Sayılı genelgesi, M.E.B. Mesleki ve Teknik Eğitim Genel Müdürlüğü 10.03.2016 Tarih ve 2852893 Sayılı genelgesi

Hazırlayan : Bayram ŞAHİN – AKO Başkanı

KANTİNCİLER ODASINA NASIL ÜYE OLURUM?

   Odamıza üye olacak kişilerin öncelikle kantin işletmecisi olarak Vergi dairesine kayıtlı olmaları gerekmektedir. 5362 Sayılı kanun gereği Ankara İl Sınırları odamızın yetki alanındadır. 5362 Sayılı kanun gereği Ankara İl Sınırlarında Kantin işletmeciliğine başlayan ve Vergi dairesine kayıt olan kişilerin en geç 1 ay içerisinde Ulus – Konya Sokak’ta bulunan Esnaf Sicil Müdürlüğü veya bazı ilçelerde bulunan Esnaf Sicil Büroları aracılığı ile odamıza Kayıt yaptırmaları ve aynı gün aşağıdaki belgelerle odamıza müracaat ederek üye kayıt beyannamesi imzalamaları zorunludur.

Kayıt İçin İstenen Belgeler:

-1 Adet Nüfus Cüzdanı Fotokopisi

-1 Adet İkametgah Aslı

-1 Adet Kira Sözleşmesi Fotokopisi

-1 Adet Vergi Levhası Fotokopisi

-3 Adet Vesikalık resim

- Esnaf Sicil Tasdiknamesi ( Esnaf Sicil Müdürlüğü’ne kayıt olunca alınır.)

Vergi kaydı olmayan kişiler Odamıza kesinlikle üye olamaz.

Kaynak : 5362 Sayılı yasa ve ilgili mevzuat

Hazırlayan : Bayram ŞAHİN – AKO Başkanı

İHALELERİ NASIL TAKİP EDEBİLİRİM?

           Okul Aile Birliği Yönetmeliği 19/3. Maddesi Hükümleri gereği kantin ihale komisyonu başkanlığı görev ve yetkisi İlçe Milli Eğitim Müdürlüklerine aittir. Dolayısı ile ihaleleri ilan etme ve şartnameleri hazırlama yetki ve sorumluluğu İlçe Milli Eğitim Müdürlüklerine ait olduğundan ihalelerin İlçe Milli Eğitim Müdürlüklerinin İlan panolarından ve varsa internet adreslerindeki ihale veya duyurular linkinden takip edilmesi en sağlıklı ihale takip şeklidir.

            Büyükşehir statüsünde olmayan il merkezlerindeki ise ihale iş ve işlemleri İl Milli Eğitim Müdürlüklerince yerine getirilmektedir. (Örnek: Gümüşhane’de merkez ilçe bulunmadığından ihale işlemleri il merkezinde bulunan okullar için İl Milli Eğitim Müdürlüğünce, Şiran ilçesinde ise Şiran İlçe Milli Eğitim Müdürlüğünce yapılmalıdır.)

             Diğer taraftan ihalelerin şeffaflığı açısından kantin ihalesi yapılan okulun ilan panosu ve varsa okulun internet sitesinden ihalenin 1 hafta süreyle ilan edilmesi gerekmektedir. Diğer taraftan Ankara’da muhammen bedel tespiti yapılan okul kantinlerinin tespit tutanaklarının birer örneği odamız ilan panosunda ihale yapılıncaya kadar askıda tutulmaktadır.

Kaynak : Okul Aile Birliği Yönetmeliği

Hazırlayan : Bayram ŞAHİN - AKO Başkanı

ELEKTRİK VE SU İLK ABONELİK İŞLEMLERİ KANTİNCİ TARAFINDAN MI YOKSA OKUL TARAFINDAN MI YAPILIR?

Kantin işletmecileri okullarda kiracı sıfatı taşıdığından, Okul adına Proje çizdirme ve tesisatları ayırma yetkisi bulunmamaktadır. Bu nedenle Elektrik,Su Ve Doğalgaz aboneliği kurulurken Proje ve tesisat işlem ve giderleri Okul Müdürlüğü ile Koordineli bir şekilde Okul-Aile Birliği Tarafından yapılmalıdır. Kiracı olan kantinci ise abone ücretini ödeyerek adına abonelik tesis ettirir. Konuya İlişkin M.E.B.-Strateji Geliştirme Başkanlığı 2008-18 Sayılı Mülga genelgesi 11. Maddesi ‘’ Kantin, açık alan, salon ve benzeri yerlerin elektrik, su ve doğalgaz gibi ilk tesisat işlemleri ve giderleri birlikçe, abonman, kullanım ve tamir giderleri ise yüklenici tarafından karşılanacaktır.’’ Hükmüyle konuya ışık tutmaktadır.

Yine yürürlükte bulunan 9 Şubat 2012 tarihli Okul Aile Birliği Yönetmeliği eki (EK-2) Kantin Kira sözleşmesi 11.Maddesi son paragrafına ‘’ Kantin ve benzeri yerlerin elektrik, su ve doğalgaz gibi tesisatın ilk işlem giderleri birlikçe yerine getirilir, abonman, kullanım ve tamir giderleri ise kiracı tarafından karşılanır.’’ Hükümlerini içermektedir.

Geçmiş yıllarda da Ankara ASKİ tarafından okullara gönderilen yazı ile üyelerimizin su abone olması istenilmiş ve odamızın yaptığı itirazlar yerinde görülerek ikinci bir yazı ile tesisat ve proje işlemlerini okulun yapması gerektiği okul müdürlüklerine tebliğ edilmiştir.

Özetle ; Kantinlerin elektrik, su ve doğalgaz proje ve tesisat işlemleri ve giderleri okul aile birliğince yaptırılıp parası ödenecek, Kantin işletmecisi ise sadece abone ücretini ödeyecektir.

Kaynak : M.E.B.-Strateji Geliştirme Başkanlığı 2008-18 Sayılı genelgesi ve 9 Şubat 2012 tarihli Yeni Okul Aile Birliği Yönetmeliği eki Sözleşme 11.Maddesi.

Hazırlayan : Bayram ŞAHİN - AKO Başkanı

OKULLAR HERGÜN KERMES YAPABİLİR Mİ? KERMESLERDE GIDA MADDESİ SATILABİLİR Mİ?

13.01.2005 tarih ve 25699 sayılı Resmi gazetede Yayımlanan Milli Eğitim Bakanlığı ‘’İlköğretim ve Ortaöğretim Sosyal Etkinlikler Yönetmeliği’’ Defile, Sergi ve Kermes başlıklı  27. Maddesi  hükümleri gereği okullarda yapılacak kermeslerin Eğitim ve Öğretim yılının son haftasında öğrencilerin derslerle ilgili projeler kapsamında gerçekleştirdikleri çalışmaları tanıtımı amacı ile  İl Milli Eğitim Müdürlüklerinden izin alınarak yapılması gerekmektedir. Ayrıca yönetmelikte gıda maddesi satışı yapılacağına dair bir hüküm yoktur. Özetle kermes; velilerin pasta,börek,gözleme,köfte,döner vs. yaparak öğrencilere satış yaptığı değil, Öğrencilerin dersleriyle ilgili yaptıkları, resim,maket,elişi ürünler vb materyalleri velilere sattıkları etkinliktir.

Diğer Taraftan 5996 Sayılı (Mülga 5179 Sayılı yasa) Yasa gereği gıda üretim ve denetim yetkisi T.C.Gıda,Tarım ve Köyişleri Bakanlığı’na aittir.  Koruma ve Kontrol Genel Müdürlüğü’nün görüşü doğrultusunda İl Tarım Müdürlüğü’nce Odamızın başvurusu üzerine kaleme alınan 12 Mayıs 2008 Tarih 10518 Sayılı, 09 Mart 2011 Tarih ve 6572 Sayılı ve yine 11 Mart 2011 tarih ve 6850 Sayılı Yazılarda özetle ‘’ Okullarda düzenlenecek kermeslerde Gıda güvenliği ve insan sağlığı açısından Gıda maddesi satışının uygun görülmediği, gıda satışı faaliyetinin sorumlulukları altında olması sebebi ile okul yetkilileri hakkında yasal işlem yapılacağı ve ayrıca 10.000-TL (onbinlira) idari para cezası verileceği’’ bildirilmiştir.

Ayrıca Milli Eğitim Bakanlığı’nın emri niteliği taşıyan 9 Şubat 2012 Tarihli Okul Aile Birliği Yönetmeliği yönetmeliği 25.Maddesinde ‘’ Aile  Birliklerinin İlköğretim ve Ortaöğretim Sosyal Etkinlikler Yönetmeliği’ne aykırı kermes yapamayacağı, diğer bir değişle kermeslerde gıda maddesi sayışı yapılamayacağına ‘’ emretmektedir.

Yine Ankara il Milli Eğitim Müdürlüğü 14.06.2012 Tarih ve 44425 Sayılı yazısı 17.Maddesinde  ‘’ Okullarda kermeslerin yılda 1 defa yapılması talimatı vermiş ve bir günden fazla kermes düzenlenmesi durumunda Aile Birliklerinin vergi mükellefi olması gerektiğini’’ okul müdürlüklerine bildirmiştir.

Özetle; Kermeslerde kesinlikle gıda maddesi satılamaz.

Kaynak : M.E.B-İlköğretim ve Ortaöğretim Sosyal Etkinlikler Yönetmeliği ve Ankara İl Tarım Müdürlüğü  12 Mayıs 2008 Tarih 10518 Sayılı, 09 Mart 2011 Tarih ve 6572 Sayılı ve yine 11 Mart 2011 tarih ve 6850 Sayılı Yazıları,09.02.2012 Tarihli Okul Aile Birliği Yönetmeliği 25.Maddesi  ve Ankara il Milli Eğitim Müdürlüğü 14.06.2012 Tarih ve 44425 Sayılı yazısı

Hazırlayan : Bayram ŞAHİN – AKO Başkanı

 

OKUL AİLE BİRLİĞİ KANTİN İŞLETEBİLİR Mİ.?

9 Şubat 2012 Tarihli Okul Aile Birliği Yönetmeliği Kiralama usulü ve işlemleri başlıklı 20/1.Maddesi ‘’Birlik; kantin ve benzeri yerleri öncelikle işletmecilere kiralama usulü ile işlettirir veya işletmecinin bulunmadığı durumlarda işletir. Kantin ve benzeri yerlerin kiraya verilmesinde, eğitim ve öğretimin aksatılmaması esastır.’’

İlgili Yönetmelik hükmü doğrultusunda Okul Aile Birlikleri öncelikle İl/İlçe Müdürlüğü kanalı ile kantini mutlaka ihaleye açmalıdır. Okul Aile Birlikleri kantin İl/İlçe Müdürlüğünce  öncelikle ihaleye açılmadan doğrudan işletemez. Ancak kantin ihale açıldığında hiçbir talipli çıkmaması veya ihale katılımcısı bulunmaması halinde okul aile birliği tarafından vergi mükellefiyet kurularak işletebilir. 

Kaynak : M.E.B.-Okul Aile Birliği Yönetmeliği 20/1.Maddesi

Hazırlayan : Bayram ŞAHİN - AKO Başkanı

5 YILI DOLAN KANTİNLER İHALEYE ÇIKACAK MI?

Milli Eğitim Bakanlığı tarafından 9 Şubat 2012 Tarihinde yayınlanan Yeni Okul-Aile Birliği Yönetmeliği ile 31.05.2005 tarihli Eski Okul-Aile Birliği Yönetmeliği yürürlükten kaldırılmıştır. Yeni Okul Aile Birliği yönetmeliği Geçici 2.Maddesi ‘’ Bu Yönetmeliğin yürürlüğe girdiği tarihten önce sözleşmesi sona eren veya devam eden ve sözleşme bitim tarihi itibarıyla sözleşmeden doğan yükümlülüklerini yerine getiren kantin, yemekhane, kafeterya ve benzeri yerleri işleten kiracıların talep etmeleri halinde mevcut kiracılara bu yerler pazarlık usulü ile kiralanır. ‘’ Hükümleri gereği gereği sözleşmeler 9 Şubat 2012 tarihinden 9 Şubat 2017 tarihine kadar uzamıştır.

Milli Eğitim Bakanlığı Strateji Geliştirme Başkanlığı tarafından Yönetmeliğin uygulamasına yönelik olarak Antalya Serik’te 25 Şubat-01 Mart 2013 tarihleri arasında ve 81 İl Milli Eğitim Müdür yardımcıları ile İlgili Oda ve Dernek Başkanları da davet edilerek düzenlenen Okul Aile Birliği Semineri’nde Bizzat MEB.Strateji Geliştirme Başkanı ve Grup Başkanı tarafından uygulamaya ilişkin olarak ‘’ Yönetmelik Geçici 2.Maddesi hükümleri gereği Sözleşmelerin 9 Şubat 2012 Tarihinden itibaren 5 Yıl yani 9 Şubat 2017 Tarihine kadar uzatılması ve 5 Yılın sonunda tekrar muhammen bedel tespit edilmesi gerektiğini’’ tüm katılımcılara aktarılmıştır.

9 Şubat 2012 tarihi bir MİLAT kabul edilmelidir. Zira Yönetmelik Geçici 2.Maddesi dikkatli okunduğunda gerek 5 yılı dolan gerekse 5 yılı dolmayan kantincilerin talep etmeleri halinde sözleşmelerin uzatılmasını hüküm altına almıştır. Aynı şekilde Yönetmeliğin 21/3.Maddesi ve eki (EK-2) Sözleşme 6.Maddesi ‘’ İlk yıl kira bedeli ihale bedelidir.’’ Hükmüyle 9 Şubat 2012 Tarihinden sonra imzalanan sözleşmeyi 1.yıl sözleşmesi olarak kabul görmektedir. Bu bağlamda ister 10 yıllık ister 1 yıllık olsun 9 Şubat 2012 tarihinde sözleşme süreleri sıfırlanmıştır.

Ankara İl Milli Eğitim Müdürlüğü 9 Şubat 2012 Tarihli Okul Aile Birliği Yönetmeliği uygulamasına yönelik olarak 14.06.2012 Tarih ve 44425 Sayılı talimatı 20.maddesinde ‘’Sözleşmelerin 1 yıl düzenlenmesi, her yıl ÜFE oranında artırılarak 5 yıl uzatılması ve 5 yılın bitiminde tekrar muhammen bedel yapılması gerektiği’’ şeklinde konuya çok net bir açıklık getirmiştir. Bu bağlamda İlimiz Ankara’da 9 Şubat 2012 tarihinde işletmeci olan ve 2012 yılında muhammen bedel tespiti yapılan üyelerimizin (Sözleşmesinin feshini gerektiren bir hususu bulunmamak kaydı ile) kiraları 9 Şubat 2017 tarihinde İlçe Milli Eğitim Müdürlüklerinde kurulacak olan ve Oda temsilcimizin de katılacağı muhammen bedel tespit komisyonlarınca güncellenerek sözleşmeleri 5 yıl daha uzatılacaktır.

Kaynak : M.E.B.-9 Şubat 2012 Tarihli Okul Aile Birliği Yönetmeliği ,300 Sıra Numaralı Milli Emlak Genel Tebliği,5917 Sayılı Kanun ve Ankara İl Milli Eğitim Müdürlüğü 14.06.2012 Tarih ve 44425 Sayılı talimatı.

Hazırlayan : Bayram ŞAHİN – AKO Başkanı

Alternate Text
AHİ EVRAN

 

     Ahî Evran'ın hayatıyla ilgili son yıllarda yapılan araştırmalar, onun kişiliği üzerindeki sis  perdelerini dağıtmış ve hayatı hakkında daha geniş bilgilere  ulaşılmasını sağlamıştır.  Ahî Evran'in tam adı Şeyh Nasreddin Mahmut el-Hoyî'dir. Hoyî nispetinden de anlaşılacağı gibi, Ahî Evran aslen Azerî Türklerinden olup, Azerbaycan'ın Hoy kasabasındandır. Ahî Evran'in tahminî olarak Hicri 567 (Miladi 1175)'de Hoy'da doğduğu  ve 93 yıl yaşadığı, büyük bir ihtimalle Türkmenlerin devrin Selçuklu sultanına karşı başlattıkları Kırşehir isyanında öldürüldüğü ifade edilmektedir(2). Ahî Evran lakabı ile meşhur olan Şeyh Nasreddin Mahmut el Hoyî'nin çocukluğu ve ilk eğitim dönemi, memleketi olan Azerbaycan'da geçtikten sonra, Horasan'a giderek Fahrettin Razî'nin eğitim halkasına katılır ve ondan feyz alır. Fahrettin Razî'nin büyük kelâm âlimi olması, Şeyh Nasreddin Mahmud'un da eğitim halkasında Şer'i ilimleri öğrendiğini ortaya koymaktadır. İlk tasavvufî terbiyesini Horasan ve Maveraunnehir'de Yesevî dervişlerinden alır. Zaten adı geçen yerlerde Yesevî tarikatı yaygındır Horasan'daki tasavvufî düşünceden feyz alması ve onun Horasanlı oluşu, yetiştiği ortam dolayısıyla, düşüncesinin ortaya çıkmasına sebep olmuştur. Daha sonra Hac seyahati için memleketinden ayrıldığı ve bu seyahat esnasında Şeyh Evhad'ud-Din Kirmanî ile tanıştığı ve ona murîd olduğu bilinmektedir.Ahî Evran, şeyhi olan Evhad'ud-Din Kirmanî'nin kızı Fatma ile evlenerek aynı zamanda damadı olmuştur. Ahî Evran kayınpederi ve şeyhi olan Kirmanî ile beraber Abbasî Halifesi Nasır Lidinillah tarafından Anadolu'ya gönderilmiştir. Anadolu'ya gelen Ahî Evran ilk önce Kayseri'ye yerleşmiş ve burada bir debbağlık atölyesi kurmuş, Şeyhi ile beraber Anadolu'nun şehir, kasaba ve köylerini dolaşarak Ahîlik anlayışının yayılmasına ve teşkilatlanmasına öncülük etmiştir Ahî Evran devrin Selçuklu sultanı I. Alaaddin Keykubat tarafından sevilmiş ve sultana  yakın olmuştur. Bu devirde tarikat pirlerinin, siyasî faaliyetlere iştirak ettikleri, hatta bazen sultanların üzerlerindeki nüfûzlarının hissedildiği bilinen bir gerçektir. Ahî Evran, Mürşidu'l-Kifaye ve Yezdân Şınaht isimli eserlerini Konya'da sultan Alaaddin Keykubad'a sunmuş ve onun isteği ile İbn Sîna'nın "Risale fi'n-Nefs'in Natıka" isimli  eserini Farsça'ya çevirmiştir. Sultanın oğlu tarafından (II. Gıyaseddin) zehirlenerek öldürülmesinden sonra, Ahî Evran'ın devrin sultanı ile münasebeti azalmıştır. Çünkü, devrin sultanı II. Gıyaseddin'e karşı komplo hazırlamakta olan sadrazam Sadettin Köpek tarafından kurulan bir teşkilata yardım etmekle suçlanan Ahî Evran ve birçok Ahî tutuklanarak, işkencelere maruz kalmışlardır. Aslında Ahîler II. Gıyaseddin'e karşı oldukları gibi, Ahî dostu olan Kemalettin Kamyar'ı öldürten Sadettin Köpek'e de karşı idiler. II. Gıyaseddin'in ölümü üzerine yerine geçen oğlu II. İzzeddin Keykavus, babası zamanında tutuklanan Ahî ve Türkmenleri serbest bırakmıştır. Beş sene tutuklu kalan Ahî Evran da serbest bırakılmış ve Denizli'ye gitmesine müsaade edilmiştir. Menakıb-nâmelere göre burada bahçıvanlık yapmış, Denizli'de belirli bir müddet kaldıktan sonra yerine talebesi ve müridi olan Ahî Sinan'ı halife bırakarak Konya'ya dönmüştür. Ahî Evran'ın Konya'ya dönüşü özellikle Mevlevîler tarafından hoş karşılanmamış, Moğol yönetimini benimseyen Mevlevîlerle Ahîler arasında çekişmelerin yeniden şiddetlenmesine zemin oluşturmuştur.

 

    Mevlevîlerle Ahîlerin arasında cereyan eden çekişmenin bir diğer sebebi de; Türkmenlerin, devlet yönetiminde bulunan Fars unsuruna karşı çıkmaları ve yönetimi ele geçirme arzusundan kaynaklandığı ifade edilmektedir. Mevlevîlerin Moğol yanlısı bir tavır takınmaları ve Ahîlerle olan çekişme ve mücadeleleri  Mevlânâ'nın şeyhi Şems-i Tebrizî'nin öldürülmesine kadar devam etmiş, Şems-i  Tebrizi'nin öldürülmesi üzerine Ahî Evran ,Hz. Mevlânâ'nın oğlu Ala'ud-Din Çelebi ile beraber Kırşehir'e gidip oraya yerleşmiştir

 

     Bir kısım Ahî ileri gelenleri de Moğol baskısının ulaşamadığı uçlara gitmişlerdir ki, bunlar ileride Osmanlı Beyliğinin kuruluşunda önemli rol oynayacaklardır.

 

     Başta Ahî Evran olmak üzere bütün Ahî müritleri diğer Türkmenlerle birlikte putperest Moğol istilasına ve Moğol yönetimini benimseyenlere karşı direnmişlerdir. Özellikle Kayseri şehrinde olan Ahîler bu direnişlere öncülük etmişler, fakat ihanete uğramaları neticesinde kılıçtan geçirilmişlerdir. Ahî Evren'in o sırada tutuklu oluşu katliamdan kurtulmasını sağlamıştır.II. İzzeddin Keykavus ile IV. Rukneddin Kılıçaslan arasında cereyan eden saltanat kavgası ve Moğolların Kılıçaslan'ı desteklemesi sonucu, Kılıçaslan tahta oturmuş, bunun üzerine II. İzzeddin Keykavus'u tutan Ahî ve Türkmen ileri gelenleri tekrar katliama tâbi  tutulmuşlardır. Bu arada Kırşehir Emirliğine Nureddin Caca tayin edilmiştir.Kırşehir'de ikâmet etmekte olan Ahî Evren ve diğer büyükler, bu tayine karşı çıkarlar ve ayaklanırlar. Ankara, Aksaray, Çankırı, Kastamonu ve Uçlarda isyanlar başlar ve en büyük isyan ve direniş Kırşehir'de olur. Kırşehir üzerine asker sevk edilir ve isyan edenler kılıçtan geçirilir. Bu isyanda Ahî Evren ve Mevlâna'nın oğlu Alaaddin Çelebi de muhtemelen öldürülmüşlerdir. 1261 yılına rastlayan bu hadise ile Ahî Evren'in hayatı son bulmuş, fakat fikirleri uzun yıllar varlığını korumuştur. Ahîlik anlayışı Osmanlı'nın sosyal hayatı vasıtasıyla günümüze kadar ulaşmıştır.

  

FİKİRLERİ 

 

     Ahî Evran olarak meşhur olan Şeyh Nasireddin Mahmut el-Hoyî, ilk eğitimini Yesevî tarikatının yaygın bir şekilde bulunduğu Azerbaycan'da almış ve daha sonra ünlü İslâm âlimi Fahrettin Razi'nin eğitim halkasına katılarak ondan ders almıştır. Kayınpederi ile birlikte fütüvvet anlayışını Anadolu'da yaymak için Abbasi Halifesi Nasır'ın elçiliğini de yapmıştır. Buradan hareketle Ahî Evran'in fikirlerinin oluşmasında etkin rol oynayan faktörler şu şekilde sıralanabilir:

- Yesevî Tarikatı

- Fahrettin Din Razi'nin tedris halkası 

- Kayınpederi Evhad'ud-Din Kirmani 

- Fütüvvet Anlayışı.

    Ahî Evran'ın yaşam biçimini etkileyen faktörler ve bu etkiyle oluşan, kendisini pir kabul edenleri derinden etki altına alan fikirleri ve fikirlerinin pratiğe dönüşümleri Ahîliğin anlaşılmasında önemli yer tutar. Bu fikirler iki kısımda incelenebilir:

 

1. Sanatkârlık

2. Cihat

 

     Ahî Evran'a göre Ahîliğe girenlerin bir sanata sahip olmaları gerekir. Çünkü Ahî helal kazanmakla görevlidir. Helal kazanmanın yolu kişinin kendi emeği ile geçinebileceği bir mesleğe sahip olmasından geçer. Ayrıca, zengin olan başkasına daha çok hizmet edebilir. Ahî Evran'a göre Ahî olan aynı zamanda cihat idealine de sahip olmalıdır. Çünkü, cihat Kur'an'da farz kılınmıştır. Ahî Evran iki ana başlık altında toplanabilen fikirlerini, Ahmet Yesevî gibi, halkın anlayacağı bir dille anlatmış ve yaymıştır. Esasında o eser yazacak kadar âlimdir. Ancak, Ahî Evren pratik hayata ağırlık vermiştir. Onun bu yaklaşımı, fikirlerinin  Anadolu'da çabuk yayılmasına sebep olmuştur. Ahî Evren Sünni, Şafiî ve Ehl-i Sünnet  çerçevesinde olan tarikat anlayışına sahip oluşu kesinlik kazanmış bulunmaktadır. Fıkıhta Şafiî mezhebine mensup olan Ahi Evran, müridlerine Kur'an ve Sünnet doğrultusunda fikirler telkin etmiştir.

 

     Ahîlerin hayatları ve yaşayışları incelendiğinde bu fikirlerin varlığı her zaman görülür. Ahîler, pirlerinin telkin ettiği Kur'an ve Sünnet hükümleri gereğince yaşamışlar ve çevrelerindeki kişilerle bu fikirler doğrultusunda ilişkide bulunmuşlardır.

BAŞKANIN OBJEKTİFİNDEN

Alternate Text
ANKARA KALESİ

 

     Yapılış tarihi kesin olarak bilinmemektedir. Kentte askeri bir garnizon bulunduran Hititler tarafından yapıldığı sanılmaktadır. Ama bu düşünce arkeolojik verilere dayanarak doğrulanmamıştır. Hititlerden bu yana hep aynı yerde bulunan, Romalılar, Bizanslılar ve Selçuklular dönemlerinde birçok kez onarılan Ankara kalesi, tepenin yüksek bölümünü kaplayan iç kale ve çevresini kuşatan dış kaleden oluşur (dış kalenin 20′ye yakın kulesi vardır). Dış kale eski Ankara şehrini çevirir. İç kale yaklaşık 43.000 km2′lik bir yer kaplar. 14-16 m yüksekliğindeki duvarların üstünde çoğu 5 köşeli 42 kule vardır. Dış surları kuzey-güney doğrultusunda yaklaşık 350 m, batı-doğu doğrultusunda ise 180 m. boyunca uzanır. İçkalenin güney ve batı duvarları bir dik açı oluşturur. Doğu duvarı tepenin girinti çıkıntılarını izler.Kuzey yamaç ise farklı tekniklerle yapılmış duvarlarla korunur.Koruma düzeninin en ilgi çekici yanı; doğu,batı ve güney duvarları boyunca 15-20 m.’de bir yer alan 42 tane beşgen burçtur. Dışkale ile içkale,doğuda Doğukalesi’nde batıda hatip çayına bakan yamaçta birleşir. İçkale’nin güneydoğu köşesinde ise kalenin en yüksek yeri olan Akkale (Halk arasında Alitaşı)yer alır. Dört katlı olan iç kale Ankara taşından ve toplama taşlarla yapılmıştır. İç kalenin iki büyük kapısı vardır. Biri dış kapı, diğeri ise hisar kapısı adını taşır. Kapı üzerinde bir de İlhanlılar’a ait kitabe bulunur. Kuzeybatı kısmında Selçukluların yaptırdığını gösteren bir yazı bulunmaktadır. Duvarların alt bölümü mermer ve bazalttan yapılmıştır, üst kesimlerine doğru bloklar arasında tuğla bölümlerin büyük ölçüde zarar görmesine karşın, iç kale bozulmadan günümüze kadar gelmiştir. VIII ve IX.yy’larda kent istilalara uğrayınca, kaleyi hızla onarmak için, o sıralarda yıkıntı halinde olan Roma anıtlarının mermer blokları, sütun başlıkları, su yollarının mermer olukları kullanılmıştır. (bunlara özellikle iç kalenin güney yönünde rastlanır)

 

     Kale tarih içinde çeşitli dönemler yaşamıştır. İ.Ö. 2. yy. başında Romalıların Galatya’yı ( Ankara yöresi) işgalinden sonra kent büyüyerek kale dışına taştı. Roma İmparatoru Caracaila İ.S. 217′ de kalenin surlarını onarttı. 222 – 260 arasında İmparator Severus Alexander ve Velerianus, Perslere yenilince kale kısmen tahrip edildi. 7. yy ‘ ın 2. yarısından sonra Romalılar kaleyi onarmaya başladı. İmparator Konstantinos 688′de dışkaleyi yaptı. IV. Leon ise 740′ da kale duvarlarını onartırken içkale surlarını da yükselmiştir. İmparator Nikephoros ve İmparator Basileios da 9.yy’ da kaleyi onarttılar.

 

     Ankara Kalesi 1073′ de Selçukluların eline geçti. 1101′ de Haçlı komutanı Raimond tarafından alınan kale, 1227′ de bir kez daha Selçukluların eline geçti. Selçuklu Sultanı 1. Alaeddin Keykubat’ ın onarttığı kaleye Sultan II. Keykavus da 1249′da bazı ekler yaptırdı. Osmalılar döneminde onarım görmeyen kalenin surlarını Mısır Valisi M.Ali Paşa’ nın oğlu İbrahim Paşa 1832′ de onarttı. Surların bazı yerlerinde rastlanan sütun başlıkları, lahit ve heykel parçaları, onarımlarda toplama malzemeden yararlanıldığını gösterir.

 

     Bugün kale içindeki değişik dönemlerden kalmış birçok eski Ankara Evi bulunmaktadır. Kaleiçi Mahallesi’nde bulunan eski Ankara evleri, sur duvarları ile çevrili dar ve dik bir alanda konumlandıkları için, planları dar alanlardan en çok faydalanmayı gözeterek yapılmış. İki ya da üç katlı olarak ahşap, kerpiç ve tuğladan inşa edilmişler. Arazi yapısının düz olmaması, alt kat planlarının da düzgün olmamasına yol açmış, ama üst katlar cumba tipindeki çıkıntılarla düzgün bir plana kavuşturulmuş. Alt katlar kışlık olarak, kalın duvarlı ve küçük pencereli yapılmış, üst katlar ise yazlık olarak ince duvarlı ve havadar yapılmış. Geniş saçaklar ve “Cihannüma” denilen yazlık odalar Ankara evlerinin belirleyici özelliklerinden. Ahşap tavan süslemelerinde geometrik kompozisyonlar kullanılmıştır. Bazıları çeşitli hizmetlerde kullanılmaktadır. 17.yüzyılın ortasına doğru, 1640 yılında Ankara’ ya gelen Evliya Çelebi, kenti ve kentteki yaşamı ayrıntılı biçimde anlatmaktadır. Evliya Çelebi önce ünlü Ankara Kalesinden söz eder. “Ankara’nın yüksek bir dağın tepesine dört kat beyaz taştan yapılmış sağlam bir kalesi vardır. Kale iç içe üç kat surlarla çevrilidir. İç kalenin çevresi kayalıktır. Bu yalçın kayalardan kaleye tırmanmak çok zordur. İç kalede topları çeşitli silahlar, cephane ve 600 ev bulunur. İç Kale aşağılarda ikinci sıra surlarla çevrilidir. Dağın eteklerinde ise üçüncü sıra dış surlar yer alır. Bu dış surlarla tüm kent güvenlik altına alınmıştır.”

Akeo

Adresimiz

Menekşe 2 Caddesi No: 20/11
Kızılay - ANKARA

Akeo

İletişim

Telefon : 0 312 231 45 40
Fax Tel :  0 312 231 49 85

Akeo © 2016 Tüm hakları saklıdır.