Akeo
Menekşe 2 Caddesi No: 20/11 Kızılay - ANKARA
Akeo
bilgi@akeo.org.tr
Akeo
0 312 231 45 40
Ako Bilgi Bankası >> TÜRKİYE KANTİNCİLER PLATFORMU >> TÜRKİYE KANTİNCİLER PLATFORMU

Odamızın Üst Kuruluş Şeması

 

1- T.C.GÜMRÜK VE TİCARET BAKANLIĞI

        - Esnaf ve Sanatkarlar Genel Müdürlüğü

2- TÜRKİYE ESNAF VE SANATKÂRLARI KONFEDERASYONU  – ( TESK )

3- ANKARA ESNAF VE SANATKÂRLAR ODALARI BİRLİĞİ         – ( ANKESOB )

4- ANKARA KANTİNCİLER ODASI

 

     Şeklinde sıralanmaktadır.

        Odamızın bağlı olduğu TÜRKİYE KANTİNCİLER FEDERASYONU adında bir federasyon yoktur. Zira TÜRKİYE KANTİNCİLER FEDERASYONU kurulamamaktadır. Yasal gerekçesi ise Türkiye’de kurulu bulunan tüm odaların bağlı olduğu 5362 Sayılı Kanun getirdiği oda sayısı sınırıdır.

 

5362 Sayılı Esnaf ve Sanatkârlar Meslek Kuruluşları Kanunu

ÜÇÜNCÜ BÖLÜM

Esnaf ve Sanatkârlar Federasyonu

             Federasyonun kuruluşu

             MADDE 26. — Federasyon kurulabilmesi için ülke genelinde aynı meslek dalında kurulmuş olan odaların %60'ının genel kurullarının federasyon kurulması yönünde karar almaları ve kurucu oda adedinin 40'dan az olmaması şarttır.

             Kurucular, Bakanlıkça hazırlanmış örneğe uygun olarak düzenleyecekleri federasyon ana sözleşmesini bir dilekçe ile birlikte Bakanlığa verirler. Federasyon kuruluşlarında Konfederasyonun görüşü alınır.

             Federasyon; ana sözleşmesinin Bakanlık tarafından onanmasından sonra kurulmuş olur. Aynı faaliyet konusunda birden fazla federasyon kurulamaz.

             Federasyonların merkezi Ankara'dadır.

 

             Yukarıdaki kanun hükmü gereği TÜRKİYE KANTİNCİLER FEDERASYONU kurulabilmesi için Türkiye’de 40 tane İlde Kantinciler Odası olması gerekmektedir. Ancak Şuanda Ülkemizde sadece ‘’Ankara,İstanbul,İzmir,Bursa ve Gaziantep’’te kantinciler odası vardır. 07.06.2005 Yılında yayınlanan 5362 sayılı Esnaf ve Sanatkârlar Meslek Kuruluşları Kanunu 4.Maddesi hükmü ile eski 507 sayılı kanuna göre 200 olan oda kurma sayısı 500’e yükseltilmiştir.  Bu kanun çıktıktan sonra hiçbir kantinciler odası kurulamamıştır. Yani yeni bir kantinciler odası kurulabilmesi için bir il merkezinde (Büyükşehir olan iller hariç) 500 kantinci olması ve hepsinin Esnaf Sicil Müdürlüğü’ne kayıtlı olması gerekir. Yani Büyükşehir olmayan illerde ilçelerdeki kantinler odaya dahil olamıyor. Buradan bakıldığında TÜRKİYE KANTİNCİLER FEDERASYONU kurmak hayaldir.

              Ancak ülkemizde oda kuramayan illerde kurulmuş derneklerin kurduğu merkezi İstanbul’da olan bir DERNEK FEDERASYONU vardır. Bu Dernek Federasyonunun çalışmalarını saygıyla karşılıyoruz. Ancak Kamuoyunun bilgilenmesi bakımından TÜRKİYE KANTİN İŞLETMECİLERİ DERNEKLER FEDEARASYONU odamızın veya diğer Kantinciler odalarının Üst kuruluşu veya Üstünde bir kuruluş değildir. Odamızı temsil etme yetkisi yoktur.

              Ülkemizde oda kuramayan birçok ilde dernekler kurulmuş ve bu dernekler kurulmuş ancak Okul Aile Birliği yönetmeliği hükümlerinin İlgili Meslek Odalarına tanıdığı yetkileri kullanamadıkları için mağdur olmaktadırlar. Zira Kantinciler Odası olmayan illerde kantincileri temsil etme yetkisi o ilde kantincilerin çoğunluğunun kayıtlı olduğu odadır. Ancak takdirle izlemekteyiz ki MERSİN,SAKARYA,VAN  ve AMASYA’da kantinci meslektaşlarımız Bakkallar,Kırtasiyeciler,Kahveciler ve Büfeciler gibi odaların Başkanı olarak hem bu meslekleri hem de Kantincileri temsil etme yetkisi kazanmıştır.

           Yine KONYA ve BARTIN gibi illerde de dernek başkanı arkadaşlarımızın Odalarda yetki alarak kantincileri temsil ettiklerini izlemekteyiz. Birçok ildeki dernek başkanı bizde bir federasyon kuralım şeklinde odamıza talep açmaktadır. Yukarıda açıkladığımız üzere Oda Federasyonu kurmak kanun değişmediği sürece imkansızdır. Diğer taraftan dernek ve odaların birleşerek oda veya dernek federasyonu kurması da imkansızdır. Ancak  bir dernek 7 kişiyle kurulabilmekte ve 5 dernek bir araya gelerek toplam 35 kişiyle Dernek federasyonu kurabilmektedir.  Bu kanuni engelleri göze aldığımızda oda ve dernekleri bir araya getirerek Türkiye Kantinciler Platformu oluşturduk ve Ülkemizdeki tüm meslektaşlarımıza hizmet vermeyi amaçladık.  

          Bu platformun amacı kimseyi temsil etmek veya yermek değil mesleğe hizmet etmek ve paydaşları bir araya getirerek sorunların çözümüne katkı sunmaktır.

            Oda kuramayan illerdeki derneklerin meslektaşlarını tek bir odada bir araya getirerek 100 kantinciyi bir odada birleştirdikleri takdirde Komite Kurma ve bağlı olacakları Bakkal,Büfe,Kırtasiye,Simitci,kasap vb. odalarda komite başkanı olarak Kantincileri temsil etme hakkına kavuşacakları bilinmedir.

             Diğer taraftan Kanun gereği 500 kantin olmadığı için Kantinciler odası kurulamayan illerde iyi niyetle  kurulan kantinciler derneklerini tebrik ediyoruz ve çalışmalarında başarılar diliyoruz. Dernek federasyonuna kayıtlı olsun veya olmasın hepsine sonuna kadar sorunlarının çözümünde yardıma hazırız. Ancak Kantinciler odası olan veya çeşitli illerde kantincilerin başkanı olduğu odaların seçimleri kazanamadıkları için 7 kişiyle dernek kurup  kantincileri kandırarak kendilerini yetkili gibi gösteren, tek dertleri firmalardan rant elde etmek ve ihale takipçiliği yapmak olan bu bölücü dernekleri ve kamuoyunu kandıran/yanıltan dernek yöneticilerini kınıyoruz. Zira dernek kuran iller oda kurmak için savaşırken, odaların olduğu yerlerde  dernek kuranların amacı malumdur ve bu derneklerin hiçbir yetkisi yoktur. Bunun adı  da bölücülüktür.

            Kamuoyunun bilgilerine saygıyla duyurulur.

BAŞKANIN OBJEKTİFİNDEN

Alternate Text
ANKARA KALESİ

 

     Yapılış tarihi kesin olarak bilinmemektedir. Kentte askeri bir garnizon bulunduran Hititler tarafından yapıldığı sanılmaktadır. Ama bu düşünce arkeolojik verilere dayanarak doğrulanmamıştır. Hititlerden bu yana hep aynı yerde bulunan, Romalılar, Bizanslılar ve Selçuklular dönemlerinde birçok kez onarılan Ankara kalesi, tepenin yüksek bölümünü kaplayan iç kale ve çevresini kuşatan dış kaleden oluşur (dış kalenin 20′ye yakın kulesi vardır). Dış kale eski Ankara şehrini çevirir. İç kale yaklaşık 43.000 km2′lik bir yer kaplar. 14-16 m yüksekliğindeki duvarların üstünde çoğu 5 köşeli 42 kule vardır. Dış surları kuzey-güney doğrultusunda yaklaşık 350 m, batı-doğu doğrultusunda ise 180 m. boyunca uzanır. İçkalenin güney ve batı duvarları bir dik açı oluşturur. Doğu duvarı tepenin girinti çıkıntılarını izler.Kuzey yamaç ise farklı tekniklerle yapılmış duvarlarla korunur.Koruma düzeninin en ilgi çekici yanı; doğu,batı ve güney duvarları boyunca 15-20 m.’de bir yer alan 42 tane beşgen burçtur. Dışkale ile içkale,doğuda Doğukalesi’nde batıda hatip çayına bakan yamaçta birleşir. İçkale’nin güneydoğu köşesinde ise kalenin en yüksek yeri olan Akkale (Halk arasında Alitaşı)yer alır. Dört katlı olan iç kale Ankara taşından ve toplama taşlarla yapılmıştır. İç kalenin iki büyük kapısı vardır. Biri dış kapı, diğeri ise hisar kapısı adını taşır. Kapı üzerinde bir de İlhanlılar’a ait kitabe bulunur. Kuzeybatı kısmında Selçukluların yaptırdığını gösteren bir yazı bulunmaktadır. Duvarların alt bölümü mermer ve bazalttan yapılmıştır, üst kesimlerine doğru bloklar arasında tuğla bölümlerin büyük ölçüde zarar görmesine karşın, iç kale bozulmadan günümüze kadar gelmiştir. VIII ve IX.yy’larda kent istilalara uğrayınca, kaleyi hızla onarmak için, o sıralarda yıkıntı halinde olan Roma anıtlarının mermer blokları, sütun başlıkları, su yollarının mermer olukları kullanılmıştır. (bunlara özellikle iç kalenin güney yönünde rastlanır)

 

     Kale tarih içinde çeşitli dönemler yaşamıştır. İ.Ö. 2. yy. başında Romalıların Galatya’yı ( Ankara yöresi) işgalinden sonra kent büyüyerek kale dışına taştı. Roma İmparatoru Caracaila İ.S. 217′ de kalenin surlarını onarttı. 222 – 260 arasında İmparator Severus Alexander ve Velerianus, Perslere yenilince kale kısmen tahrip edildi. 7. yy ‘ ın 2. yarısından sonra Romalılar kaleyi onarmaya başladı. İmparator Konstantinos 688′de dışkaleyi yaptı. IV. Leon ise 740′ da kale duvarlarını onartırken içkale surlarını da yükselmiştir. İmparator Nikephoros ve İmparator Basileios da 9.yy’ da kaleyi onarttılar.

 

     Ankara Kalesi 1073′ de Selçukluların eline geçti. 1101′ de Haçlı komutanı Raimond tarafından alınan kale, 1227′ de bir kez daha Selçukluların eline geçti. Selçuklu Sultanı 1. Alaeddin Keykubat’ ın onarttığı kaleye Sultan II. Keykavus da 1249′da bazı ekler yaptırdı. Osmalılar döneminde onarım görmeyen kalenin surlarını Mısır Valisi M.Ali Paşa’ nın oğlu İbrahim Paşa 1832′ de onarttı. Surların bazı yerlerinde rastlanan sütun başlıkları, lahit ve heykel parçaları, onarımlarda toplama malzemeden yararlanıldığını gösterir.

 

     Bugün kale içindeki değişik dönemlerden kalmış birçok eski Ankara Evi bulunmaktadır. Kaleiçi Mahallesi’nde bulunan eski Ankara evleri, sur duvarları ile çevrili dar ve dik bir alanda konumlandıkları için, planları dar alanlardan en çok faydalanmayı gözeterek yapılmış. İki ya da üç katlı olarak ahşap, kerpiç ve tuğladan inşa edilmişler. Arazi yapısının düz olmaması, alt kat planlarının da düzgün olmamasına yol açmış, ama üst katlar cumba tipindeki çıkıntılarla düzgün bir plana kavuşturulmuş. Alt katlar kışlık olarak, kalın duvarlı ve küçük pencereli yapılmış, üst katlar ise yazlık olarak ince duvarlı ve havadar yapılmış. Geniş saçaklar ve “Cihannüma” denilen yazlık odalar Ankara evlerinin belirleyici özelliklerinden. Ahşap tavan süslemelerinde geometrik kompozisyonlar kullanılmıştır. Bazıları çeşitli hizmetlerde kullanılmaktadır. 17.yüzyılın ortasına doğru, 1640 yılında Ankara’ ya gelen Evliya Çelebi, kenti ve kentteki yaşamı ayrıntılı biçimde anlatmaktadır. Evliya Çelebi önce ünlü Ankara Kalesinden söz eder. “Ankara’nın yüksek bir dağın tepesine dört kat beyaz taştan yapılmış sağlam bir kalesi vardır. Kale iç içe üç kat surlarla çevrilidir. İç kalenin çevresi kayalıktır. Bu yalçın kayalardan kaleye tırmanmak çok zordur. İç kalede topları çeşitli silahlar, cephane ve 600 ev bulunur. İç Kale aşağılarda ikinci sıra surlarla çevrilidir. Dağın eteklerinde ise üçüncü sıra dış surlar yer alır. Bu dış surlarla tüm kent güvenlik altına alınmıştır.”

Akeo

Adresimiz

Menekşe 2 Caddesi No: 20/11
Kızılay - ANKARA

Akeo

İletişim

Telefon : 0 312 231 45 40
Fax Tel :  0 312 231 49 85

Akeo © 2016 Tüm hakları saklıdır.