Akeo
Menekşe 2 Caddesi No: 20/11 Kızılay - ANKARA
Akeo
bilgi@akeo.org.tr
Akeo
0 312 231 45 40
Başkanın Köşesi >> FAALİYET RAPORLARIMIZ >> AKO-2010 Yılı 3.Olağan Genel Kurulu – Yönetim Kurulu Raporu

KANTİNCİLER ESNAF ODASI

3.OLAĞAN GENEL KURULU 2006-2007-2008-2009 YILLARINA AİT YÖNETİM KURULU FAALİYET RAPORU

 

          Odamızın 26 Kasım 2005 tarihli 2.Olağan genel kurulunda göreve gelen yönetim kurulu olarak Oda Başkanımız Bayram ŞAHİN ’in önderliğinde 4 yıl süreyle siz değerli  üyelerimize hizmet vermiş bulunmaktayız. Ayrıca 5362 Sayılı teşkilat yasamıza göre teşekkül  ettirdiğimiz, İşyeri Denetleme, Eğitim ve Bilgi Edinme Birimlerimizde bu dört yıllık süreçte 

 

           Göreve geldiğimiz ilk yılda öncelikle oda merkez adresimizi tadilata sokarak Modern  sayılabilecek bir ortamda hizmet vermeye başladık ve Siz değerli üyelerimizin  Hafta içi  mesai saatlerinde çalışmak zorunda olması nedeni ile okulların açık olduğu dönemde belki de  Türkiye de CUMARTESİ günleri de üyelerine  hizmet veren nadir meslek kuruluşlarından  biri olarak hizmet verdik.

 

           Değerli üyelerimiz  sizlerden aldığımız güven ve destekle 4 yıllık süreçte yaptığımız  çalışmaları bilgilerinize arz ediyoruz.

 

KATİ TEMİNAT  ÇALIŞMAMIZ

 

     Yaz Kirasının kaldırılmasını müteakip, Kantin işletmecilerinden haksız yere alınan  kiranın 6 katı Kat’i Teminat 2886 Sayılı Devlet ihale Kanunu gerekçe gösterilerek aylık  kiranın %54’üne diğer yönüyle yıllık kiranın %6’sı oranına düşürülerek üyelerimizin  üzerinden büyük bir yük kaldırılmıştır. Fazla alınan teminatların iadesi sağlanmış ve bu  hüküm M.E.B. Strateji Geliştirme Başkanlığı 2006/18 Sayılı genelgeye ekletilmiştir. 

 

2 NOLU KDV ÇALIŞMAMIZ

 

     Ağustos 2005’te yayınlanan  Maliye Bakanlığı 11 Nolu Kurumlar Vergisi Sirküleri ile  2  Nolu KDV’ye geçişte esnafımız birebir olarak ve muhasebecileri vasıtasıyla  bilgilendirilmiştir. Bu bağlamda bilgi eksikliğinden diğer illerdeki binlerce kantinci esnafı  büyük mağduriyet yaşamıştır. Diğer taraftan 2 Nolu KDV ile ilgili üyemiz adına Vergi  Mahkemesine açılan Pilot dava kazanılmış ve Sirkülerin İptali için Danıştay açılan dava  

 

KİRA ARTIŞI-ÜFE ÇALIŞMAMIZ

 

     Milli Eğitim Bakanlığı Nezrinde yapılan çalışmalar sonucu yayınlanan Yönetmelik ve  Genelgelerle Üyelerimizin Kira artışları Enflasyon Paritesi ÜFE ‘ye endekslenmiş ve bu  hüküm tek tip sözleşme hükümlerine ekletilmiştir.

 

     Her ay kira artış oranı hakkında bütün üyelerimiz SMS yolu ile bilgilendirilmektedir. 

 

KANTİN KİRA SÖZLEŞMELERİNE ODA TEMSİLCİSİ İMZASI  VE MUHAMMEN BEDEL TESPİTİ ÇALIŞMAMIZ

 

    Sözleşmelere Odamız tarafından atanan temsilcilerin İmza atması sağlanarak,  adaletsiz,keyfi ve %100-150 oranında yapılan kira artışları tarihe karıştırılmıştır. Bu sayede  Odamızın temsili yanında onay makamı olma ve üyelerini koruma gücüne güç katılmıştır.

 

    Yine Yapılan girişimler sonucu Kantin muhammen bedel kira tespit komisyonlarına oda  temsilcisinin katılımı sağlanmıştır. Bu hüküm Okul Aile Birliği yönetmeliğine ekletilmiştir. 

 

KİRA DÜŞÜŞLERİ ÇALIŞMAMIZ

 

     Okul-Aile Birliği Yönetmeliği eki sözleşme 6. maddesine ekletilen kiranın yeniden değerlendirilmesi maddesi sayesinde öğrenci sayısı düşen birçok okuldaki üyemizin kirası oda temsilcimizin de katıldığı muhammen bedel tespit komisyonlarınca düşürülmüştür.

 

TAŞINAN OKULLARDAKİ ÜYELERLE İLGİLİ ÇALIŞMAMIZ

 

     Başka bir binada hizmet vermek üzere taşınan okullardaki üyelerimize rehberlik yapılarak yeni okullarda kantin yerleri tahsis edilmesi ve  okulla birlikte taşınmaları 

 

SÖZLEŞME FESİHLERİNE DAVA ÇALIŞMAMIZ

     Okul yönetimlerince haksız yere sözleşmeleri fesih edilen üyelerimize davalar  açtırılmış, hukuki destek sağlanmıştır. Birçok üyemiz kurtarılmış ve halen bu hizmet aralıksız  Diğer taraftan üyelerimizin bireysel sorunları öncelikle okul müdürlükleri ile  görüşülerek çözüme kavuşturulmakta, yapacakları yazışmalarda odamızca destek 

 

VEFAT EDEN ÜYELERİMİZLE İLGİLİ ÇALIŞMAMIZ

 

    300 Sıra numaralı Milli Emlak Tebliği hükümleri gereği Kantin kira sözleşmelerinin devredilmesi yasaktır. Ancak Vefat eden üyelerimizin yakınları ile bağlantı kurularak 2886 Sayılı Devlet ihale Kanununun varislere tanıdığı haklar anlatılmış ve kantin sözleşmelerinin varislerinden birinin üzerine devredilerek yaptırılması sağlanarak, vefat eden üyemizin  yakınlarının da mağduriyeti önlenmiştir. 

 

ELEKTRİK SU  VE DOĞALGAZ ABONELİĞİ ÇALIŞMAMIZ

 

     Kantinlere getirilen Su, Elektrik ve Doğalgaz aboneliği zorunluluğu gerek Aski, Gerekse Milli Eğitim Bakanlığı nezrinde yapılan çalışmalarla kaldırılmış, Ortalama 2.000.TL civarında tutan bu meblağı Okul-Aile Birliklerinin Ödemesi Yönünde M.E.B.2006-18 sayılı Genelge ve yazılarla karara bağlatılarak  üyelerimizin mağduriyeti önlenmiştir.

 

SABİT TESİS ÇALIŞMAMIZ

 

     Esnafımızın kantine yaptığı Sabit tesis masraflarını kantin işletmeciliğini bırakması durumunda geri alabilmesi yönünde Milli Eğitim Bakanlığı nezrinde yapılan çalışmalar sonucu tek tip sözleşmelerine özel hüküm ekletilmiştir. Bu yolla hem üyelerimizin mağduriyeti önlenmiş, hem de  faaliyetini sürdüren üyelerimize sağlıklı ve hijyenik kantinler oluşturmada yatırımda bulunma cesareti ve  fırsatı sunulmuştur. Ayrıca oda temsilcilerimiz  sabit tesislerin değerlendirilmesi komisyonlarında aktif görev almaktadır. Mesleği terk eden üyelerimiz sabit tesis masraflarını alabilmektedirler.Mesleğe yeni katılan üyelerimizden talep edenlere bizzat kantin yerine gidilerek Milli Eğitim Bakanlığı Yönetmelik ve genelgeleri ile Belediye işyeri açma yönetmeliğine uygun sabit tesis oluşturulması hususlarında bilgi verilmektedir.

 

FİYAT TARİFESİ ÇALIŞMAMIZ

 

     Odamızca 5362 Sayılı Yasa hükümlerince hazırlanan fiyat tarifesine geçilmesi ile birlikte okul müdürlerinin fiyatlar üzerindeki baskısı ortadan kaldırılmış, oda fiyat tarifesinin kullanılacağı hükmü kantin kira sözleşmelerine ekletilmiştir. Bu sayede üyelerimiz okul müdürleri tarafından keyfi olarak belirlenen adaletsiz tarifeleri kullanarak mağdur olma sıkıntısından kurtarılmıştır.

 

TENEFFÜS SAATLERİ ÇALIŞMAMIZ

 

     Okul kantincilerinin satış saatleri teneffüs saatiyle sınırlı olması nedeniyle, teneffüs saatlerinde çocukların okul bahçesini terk ederek çevre işyerlerine alışverişe çıkmaları, Kendileri için Alkol,Uyuşturucu ve sigara gibi tehlikeli alışkanlıklar yanında sağlıksız gıdalarla beslenme ve her an kaza geçirme tehlikesiyle karşı karşıya gelmeleri sonucunu doğurmakla birlikte kantin işletmecisini de büyük zarara uğratmakta ve çoğu kantinci esnafı  bu yüzden iflas etmektedir. Ankara valililiği, İl Milli Eğitim Müdürlüğü ve Milli Eğitim Bakanlığı Sağlık İşleri Dairesi Başkanlığı nezrinde yapılan çalışmalarla Çocukların teneffüs saatlerinde bahçe dışına çıkışlarının  ve dışardan alışveriş yapmalarının önlenmesi konusunda yazı ve genelgeler yayımlanması sağlanarak hem üyelerimizin gelir kayıpları aza indirgenmiş, hem de  bir sosyal yaranın sarılmasına katkı sağlanmıştır.

 

KREDİ İHTİYAÇLARI ÇALIŞMAMIZ

 

   Üyelerimizin Kredi ihtiyaçlarını en kısa ve tasarruflu yoldan sağlayabilmeleri için gerekli kredi kooperatifleri görüşmeler yapılmakta  ve bu sıkıntılarını gidermelerine katkı 

    Valilik oluru ile 4.Akşam Sanat Okulunda düzenlenen hijyen ve sanitasyon  kursları  ile esnafımız 40 Saatlik Mesleki Eğime tabi tutulmuş belgelendirilmiştir.

 

3308 SAYILI YASA KAPSAMI ÇALIŞMAMIZ

 

     1 Mart 2006 tarihinde yapılan girişimler sonuç vermiş ve Kantin işletmeciliği Meslek dalı 3308 Sayılı Mesleki Eğitim Kanunu kapsamına alınmış ve kantin ihalelerine katılımda belge zorunluluğu getirilmesi, bakanlık genelgesi ile hüküm altına alınması sağlanmıştır. Üyelerimizin bu kapsamda kalfalık ve ustalık belgesi edinmeleri sağlanmıştır.  Bu çalışma yapılırken tek tek üyeler telefonla aranmış, başvuru belgeleri odamızca hazırlanmış, sınava katılmak istedikleri merkeze kayıtları yapılmış, sınav tarihleri tek tek aranarak bildirilmiş, ayrıca bütün merkezlerdeki sınavlarda ,  sınav komisyon üyelerimizin yanında Başkan,Başkan vekili ve Yönetim kururlu üyeleri hazır bulunarak üyelerimiz bilgilendirilmiş ve sorunlarının çözümü sağlanmıştır. Bu çalışma sayesinde aktif üyelerimizin hemen hemen tamamına yakını belgelendirilmiştir.

 

     M.E.B.Çıraklık ve Yaygın Eğitim Genel Müdürlüğüne müracaatla Kantin işletmeciliği çırak eğitimlerinin Cumartesi günü yapılması onayı alınmıştır.

     Diğer taraftan 3308 Sayılı yasa ve yönetmeliklerin mesleğimize ve esnafımıza yarattığı sıkıntılar TESK Eğitim Ve Planlama bölümünün de bilgileri dahilinde çözümü için aktif mücadele verilmektedir. Mesleğimizin Satış Elemanlığı Alanından çıkarılarak alan olması yönünde çalışmalar TESK’in koordinesinde sürdürülmektedir.

 

MESLEKİ YETERLİLİK KURUMU-MESLEK STANDARDI ÇALIŞMAMIZ

 

     Mesleki Yeterlilik Kurumuna Kantincilik Meslek Standardı hazırlama başvurumuz kabul edilmiş, kurum başkanı ile görüşülmüştür. Meslek Standardımız TESK’in önderliğinde ve TESK otelde Ağustos (2009) ayında komisyon üyelerimizin de katıldığı Kantin İşletmeciliği Meslek standardı  çalıştayında hazırlanmıştır.

 

İHALELERDE ŞEFFAFLIK VE ŞARTNAME ÇALIŞMAMIZ

 

     3308 Sayılı yasa kapsamına alınmakla birlikte kantin ihalelerine şeffaflık getirilmiş, dost ahbap ilişkileri, rant alanı görülme, çantacılık ve mafya vb çıkar gurupların çocuklarımızın okuldaki mutfağı olan kantinlerle bağlantısının asgariye inmesi sağlanmış ve kantinlerde mesleki eğitim almış hijyen ve sanitasyon bilgisine sahip işinin ehli kantinci esnafının istihdamının yolu açılmıştır.

 

              Bugün İlçelerde kullanılan ihale şartnamelerinin tamamına yakını odamızca hazırlanmış, Daha önce üyeyi mağdur eden Vergi ve SSK Borcu yoktur yazıları şartnamelerden çıkarılmış, bürokrasi azaltılmış, Dosya hazırlama işlemi şartnamelere eklenerek katılımcıların elenmesi önlenmiş, istenilen evrakların süresi uzatılmış, portörlerde 6 aylık süre sağlanarak katılımcıların her ihalede radyasyona tabi tutulmaları sağlık açısından  odamızın çalışmaları sonucu önlenmiştir. Diğer taraftan Kantin ihalelerine katılmak üzere odamıza müracaat eden tüm halkımıza ihale mevzuatı konusunda danışmanlık hizmeti 

 

KANTİN İŞLETMECİLİĞİ USTALIK BELGESİNİN ÖNCELİĞİ ÇALIŞMAMIZ

 

     Milli Eğitim Bakanlığında yapmış olduğumuz çalışmalar sonucu yayımlanan M.E.B.-2006/18 Nolu genelge ve alınan görüş yazıları ile Kantin işletmeciliği Ustalık Belgesi olan üyelerimize ihalelerde öncelik hakkı kazandırılış ve Aşçılık,Pastacılık vb ustalık belgeleri ile ihalelere girilmesi yasaklatılmıştır.

 

WEB SİTEMİZ VE TOPLU SMS LE ANINDA BİLGİ TRANSFERİ ÇALIŞMAMIZ

     www.akeo.org.tr adresimizden  ve Toplu SMS sitemizle  bütün üyelerimiz başta aylık ve düzenli olarak kira artış oranları olmak üzere mesleğimizle ilgili tüm konularda anında haberdar edilmektedir.

 

TOPTANCI FİRMALARLA İLGİLİ ÇALIŞMAMIZ

 

     Toptancı firmalarla görüşmeler yapılarak üyelerimizin kaliteli ürünleri ucuza temin etmeleri ve daha yüksek iskonto almaları için çalışmalar yürütülmüş ve bu konuda büyük  oranda başarı sağlanmış ve üyelerimizin alırken kazanmasına katkıda bulunulmuştur.

 

     Bu konuya kola,ayran ve ekmek gibi kalemlerdeki firmaların fiyat sabitleme, fiyat  düşürme ve iskonto artırma tekniklerini örnek gösterebiliriz.

 

KOLA VE CİPS YASAĞININ KALDIRILMASI ÇALIŞMAMIZ

 

     Milli Eğitim Bakanlığı Sağlık İşleri Dairesi Başkanlığınca yayınlanan 2007/33 sayılı genelge ile kantinlere getirilen kola ve cips satışı yasağı odamızın başvurusu ile yasaklama  değil Caydırma şeklinde değiştirilerek üyelerimizin mağduriyeti giderilmiştir.

 

DENETİM ÇALIŞMAMIZ

      Odamız bugün gelinen noktada Tarım ve Köyişleri bakanlığı uzman kontrolörleri başta olmak üzere, içe milli eğitim müdürlüğü yetkilileri ve belediyelerle kantinci esnafının işyerlerinde denetimlere katılarak üyelerinin ürün ve hizmet kalitesinin yükselmesine cezai değil öğretici ve yönlendirici katkıda bulunmaktadır.

 

DİĞER İLLERDEKİ ODA VE DERNEKLERLERLE İLGİLİ ÇALIŞMAMIZ

 

     Odamız kendi üyelerine hizmetin yanında diğer illerde kurulmuş birçok Kantinci oda ve derneklerine bilgi belge ve veri transferi sağlayarak bu yolla ülkemizin çeşitli yörelerindeki 

meslektaşlarımızın da sorunlarının çözümüne katkı sağlamaktadır. 

 

 

     19.04.2005 Tarih ve 25791 Sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren İlgi   Bitkisel Atık Yağların Kontrolü Yönetmeliği hükümleri gereği Okul Kantinlerinin kullanılmış  atık yağlarını T.C. Çevre Ve Orman Bakanlığından lisans almış Alternatif Enerji Ve Biodizel  Üreticileri Birliği İle işbirliği yapılarak geri kazanım ve bertarafı sağlanmış ve üyelerimiz il   Milli Eğitim Müdürlüğü aracılı ile yönetmelik hakkında yasal zorunlulukları hakkında  bilgilendirilmiş ve bu konudaki sorunlar çözülmüştür.

 

PORTÖR MUAYENESİ ÇALIŞMAMIZ

 

      T.C SAĞLIK BAKANLIĞI Temel Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğü’nün 2005 / 9  Sayılı genelgesi gereği Portör Muayenesi yaptırmakla zorunlu üyelerimiz konu hakkında  bilgilendirilmiş ve Sağlık Bakanlığı’ndan yetki almış firmalarla anlaşma yapılarak  üyelerimizin kantinlerinde ayağa hizmet portör muayenesi yaptırmaları sağlanmıştır. 

 

YEMEKHANELERLE İLGİLİ ÇALIŞMAMIZ

 

    M.E.B.Strateji Geliştirme Başkanlığı nezrinde yapılan çalışmalar sonucu  Okullardaki yemekhaneleri işletme yetkisi üyelerimize kazandırılmıştır. Birçok üyemizin  okullarla yaşadığı bu sorun yazışma ve görüşmelerle üyelerimizin lehine sonuçlandırılmıştır.

 

KERMESLERLE İLGİLİ ÇALIŞMAMIZ

 

    Tarım Bakanlığı ve Tarım İl Müdürlüğü Nezrinde yapılan yazışma ve görüşmeler neticesinde Okullarda düzenlenen kermeslerde gıda maddesi ve içecek satılması Bakanlıktan alınan görüş doğrultusunda Tarım İl Müdürlüğünün 12 Mayıs 2008 Tarih ve 10518 sayılı yazısı ile yasaklatılmış ve üyelerimizin mağduriyeti önlenmiştir.

 

HAVALE ÜCRETLERİ ÇALIŞMAMIZ

 

    Sanayi ve Ticaret Bakanlığı Esnaf ve Sanatkarlar Genel Müdürlüğü vasıtası ile  Ziraat Bankası Genel Müdürlüğüne müracaatla üyelerimizden alınan kira havale ücretlerinin  asgari düzeye düşürülmesi sağlanmıştır.

 

BAĞIŞ VE YARDIM FAALİYETLERİ ÇALIŞMAMIZ

 

     İl Milli Eğitim Müdürlüğü’nün talebi üzerine Ankara Servisçiler Odası ile birlikte Okul  Müdürlerine dağıtılmak üzere Gazi Mesleki Eğitim Müdürlüğünde el kitapçıkları bastırılmış  ve yine İl Milli Eğitim Müdürlüğü hizmet binası tadilatı odamızca gerçekleştirilmiştir.

    Çankaya İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü’nün talebi üzerine tahakkuk servisi dolap ve rafları  odamızca yaptırılmıştır.

    Dikmen Polis Karakolunun talebi üzerine odamızda kullanılmayan 1 Adet Bilgisayar  sistemi, yazıcı ve faks bakımı yaptırılarak bu kuruma bağışlanmıştır.

    Diğer taraftan Birliğimizin düzenlediği Gazzeye yardım kampanyasına, İşitme Engelliler 

    Derneğine, ve Üyelerimizin Ustalık Belgelerini almış oldukları Ostim,Siteler ve Gazi Mesleki 

    Eğitim Merkezlerine odamızın kısıtlı olanakları dahilinde yardımlarda bulunulmuştur. 

     Yine Kızılayın talebi üzerine 500 Fakir ve Yardıma Muhtaç öğrenciye dağıtılmak üzere  içerisinde bir öğrencinin bütün ihtiyaçlarını içeren kırtasiye seti yardımı yapılmıştır.

 

2005 YILINDA SÖZLEŞMELERİN  2010 YILINA UZATILMASI ÇALIŞMAMIZ

 

    M.E.B. 2005-75 Nolu genelge ile 5 yılı dolan Üyelerimizin kantinlerinin yeniden ihalesi istenilmiş, işini ve aşını kaybetme tehlikesi gibi Büyük sıkıntıya düşen esnafımız Bakanlık aleyhine 1 üyemiz adına açtığımız pilot davanın lehimize sonuçlanması ile bu mağduriyet ortadan kaldırılmış ve üyelerimizin 31.05.2005 Tarihinden 31.05.2010 tarihine kadar sözleşme yapabilmelerinin önü açılmıştır. Bu hüküm 2006 /18 Sayılı bakanlık  genelgesine de ekletilmiştir. Bu sayede Okul Aile Birliklerine 2004 yılında verilen 5 yıllık  süre 2009 Yılı yerine 2010 yılına Odamız sayesinde 1 yılda fazladan uzatılmıştır.

 

SÖZLEŞMELERİN 2015 YILINA UZATILMASI VE OKUL AİLE BİRLİĞİ YÖNETMELİĞİ DEĞİŞİKLİK ÇALIŞMAMIZ. 

 

    Milli Eğitim Bakanlığına; ‘’2010 yılında kantinlerin ihaleye çıkarılmadan üyelerimizle 2015 yılına kadar sözleşmelerinin uzatılması, 15 Tatilde üyelerimizden kira alınmaması, Eylül ayı kirasının ay sonunda ödenmesi, elektrik su aboneliği işlemini okulun yapması hususunun sözleşmelere ilave edilmesi, Üyelerimize sıkıntı oluşturan arz bedelinin okul tarafından defterdarlık/mal müdürlüğüne ödenmesi, kantin alanlarının en az 25 m2 olması, Oda fiyat tarifelerinin kullanılması gerekliliğinin sözleşmelere Yasa maddesi belirtilerek eklenmesi, vefat eden üyelerin yakınlarına sözleşmelerin devri, Kiraların düşürülmesi hususunun yeniden düzenlenmesi vb.’’ bir dizi sorunu içeren hususların çözümü için yaptığımız başvurular Bakanlıkça gündeme alınmış, Oda başkanımız Bayram ŞAHİN yönetmelik değişikliği ile ilgili yapılan toplantıların tamamına bizzat katılmış ve bu çalışmalar  halen sürdürülmektedir.

 

          Olağan genel kurulumuzun siz değerli üyelerimize ve mesleğimize hayırlara vesile 

 

YÖNETİM KURULU

 

Alternate Text
AHİ EVRAN

 

     Ahî Evran'ın hayatıyla ilgili son yıllarda yapılan araştırmalar, onun kişiliği üzerindeki sis  perdelerini dağıtmış ve hayatı hakkında daha geniş bilgilere  ulaşılmasını sağlamıştır.  Ahî Evran'in tam adı Şeyh Nasreddin Mahmut el-Hoyî'dir. Hoyî nispetinden de anlaşılacağı gibi, Ahî Evran aslen Azerî Türklerinden olup, Azerbaycan'ın Hoy kasabasındandır. Ahî Evran'in tahminî olarak Hicri 567 (Miladi 1175)'de Hoy'da doğduğu  ve 93 yıl yaşadığı, büyük bir ihtimalle Türkmenlerin devrin Selçuklu sultanına karşı başlattıkları Kırşehir isyanında öldürüldüğü ifade edilmektedir(2). Ahî Evran lakabı ile meşhur olan Şeyh Nasreddin Mahmut el Hoyî'nin çocukluğu ve ilk eğitim dönemi, memleketi olan Azerbaycan'da geçtikten sonra, Horasan'a giderek Fahrettin Razî'nin eğitim halkasına katılır ve ondan feyz alır. Fahrettin Razî'nin büyük kelâm âlimi olması, Şeyh Nasreddin Mahmud'un da eğitim halkasında Şer'i ilimleri öğrendiğini ortaya koymaktadır. İlk tasavvufî terbiyesini Horasan ve Maveraunnehir'de Yesevî dervişlerinden alır. Zaten adı geçen yerlerde Yesevî tarikatı yaygındır Horasan'daki tasavvufî düşünceden feyz alması ve onun Horasanlı oluşu, yetiştiği ortam dolayısıyla, düşüncesinin ortaya çıkmasına sebep olmuştur. Daha sonra Hac seyahati için memleketinden ayrıldığı ve bu seyahat esnasında Şeyh Evhad'ud-Din Kirmanî ile tanıştığı ve ona murîd olduğu bilinmektedir.Ahî Evran, şeyhi olan Evhad'ud-Din Kirmanî'nin kızı Fatma ile evlenerek aynı zamanda damadı olmuştur. Ahî Evran kayınpederi ve şeyhi olan Kirmanî ile beraber Abbasî Halifesi Nasır Lidinillah tarafından Anadolu'ya gönderilmiştir. Anadolu'ya gelen Ahî Evran ilk önce Kayseri'ye yerleşmiş ve burada bir debbağlık atölyesi kurmuş, Şeyhi ile beraber Anadolu'nun şehir, kasaba ve köylerini dolaşarak Ahîlik anlayışının yayılmasına ve teşkilatlanmasına öncülük etmiştir Ahî Evran devrin Selçuklu sultanı I. Alaaddin Keykubat tarafından sevilmiş ve sultana  yakın olmuştur. Bu devirde tarikat pirlerinin, siyasî faaliyetlere iştirak ettikleri, hatta bazen sultanların üzerlerindeki nüfûzlarının hissedildiği bilinen bir gerçektir. Ahî Evran, Mürşidu'l-Kifaye ve Yezdân Şınaht isimli eserlerini Konya'da sultan Alaaddin Keykubad'a sunmuş ve onun isteği ile İbn Sîna'nın "Risale fi'n-Nefs'in Natıka" isimli  eserini Farsça'ya çevirmiştir. Sultanın oğlu tarafından (II. Gıyaseddin) zehirlenerek öldürülmesinden sonra, Ahî Evran'ın devrin sultanı ile münasebeti azalmıştır. Çünkü, devrin sultanı II. Gıyaseddin'e karşı komplo hazırlamakta olan sadrazam Sadettin Köpek tarafından kurulan bir teşkilata yardım etmekle suçlanan Ahî Evran ve birçok Ahî tutuklanarak, işkencelere maruz kalmışlardır. Aslında Ahîler II. Gıyaseddin'e karşı oldukları gibi, Ahî dostu olan Kemalettin Kamyar'ı öldürten Sadettin Köpek'e de karşı idiler. II. Gıyaseddin'in ölümü üzerine yerine geçen oğlu II. İzzeddin Keykavus, babası zamanında tutuklanan Ahî ve Türkmenleri serbest bırakmıştır. Beş sene tutuklu kalan Ahî Evran da serbest bırakılmış ve Denizli'ye gitmesine müsaade edilmiştir. Menakıb-nâmelere göre burada bahçıvanlık yapmış, Denizli'de belirli bir müddet kaldıktan sonra yerine talebesi ve müridi olan Ahî Sinan'ı halife bırakarak Konya'ya dönmüştür. Ahî Evran'ın Konya'ya dönüşü özellikle Mevlevîler tarafından hoş karşılanmamış, Moğol yönetimini benimseyen Mevlevîlerle Ahîler arasında çekişmelerin yeniden şiddetlenmesine zemin oluşturmuştur.

 

    Mevlevîlerle Ahîlerin arasında cereyan eden çekişmenin bir diğer sebebi de; Türkmenlerin, devlet yönetiminde bulunan Fars unsuruna karşı çıkmaları ve yönetimi ele geçirme arzusundan kaynaklandığı ifade edilmektedir. Mevlevîlerin Moğol yanlısı bir tavır takınmaları ve Ahîlerle olan çekişme ve mücadeleleri  Mevlânâ'nın şeyhi Şems-i Tebrizî'nin öldürülmesine kadar devam etmiş, Şems-i  Tebrizi'nin öldürülmesi üzerine Ahî Evran ,Hz. Mevlânâ'nın oğlu Ala'ud-Din Çelebi ile beraber Kırşehir'e gidip oraya yerleşmiştir

 

     Bir kısım Ahî ileri gelenleri de Moğol baskısının ulaşamadığı uçlara gitmişlerdir ki, bunlar ileride Osmanlı Beyliğinin kuruluşunda önemli rol oynayacaklardır.

 

     Başta Ahî Evran olmak üzere bütün Ahî müritleri diğer Türkmenlerle birlikte putperest Moğol istilasına ve Moğol yönetimini benimseyenlere karşı direnmişlerdir. Özellikle Kayseri şehrinde olan Ahîler bu direnişlere öncülük etmişler, fakat ihanete uğramaları neticesinde kılıçtan geçirilmişlerdir. Ahî Evren'in o sırada tutuklu oluşu katliamdan kurtulmasını sağlamıştır.II. İzzeddin Keykavus ile IV. Rukneddin Kılıçaslan arasında cereyan eden saltanat kavgası ve Moğolların Kılıçaslan'ı desteklemesi sonucu, Kılıçaslan tahta oturmuş, bunun üzerine II. İzzeddin Keykavus'u tutan Ahî ve Türkmen ileri gelenleri tekrar katliama tâbi  tutulmuşlardır. Bu arada Kırşehir Emirliğine Nureddin Caca tayin edilmiştir.Kırşehir'de ikâmet etmekte olan Ahî Evren ve diğer büyükler, bu tayine karşı çıkarlar ve ayaklanırlar. Ankara, Aksaray, Çankırı, Kastamonu ve Uçlarda isyanlar başlar ve en büyük isyan ve direniş Kırşehir'de olur. Kırşehir üzerine asker sevk edilir ve isyan edenler kılıçtan geçirilir. Bu isyanda Ahî Evren ve Mevlâna'nın oğlu Alaaddin Çelebi de muhtemelen öldürülmüşlerdir. 1261 yılına rastlayan bu hadise ile Ahî Evren'in hayatı son bulmuş, fakat fikirleri uzun yıllar varlığını korumuştur. Ahîlik anlayışı Osmanlı'nın sosyal hayatı vasıtasıyla günümüze kadar ulaşmıştır.

  

FİKİRLERİ 

 

     Ahî Evran olarak meşhur olan Şeyh Nasireddin Mahmut el-Hoyî, ilk eğitimini Yesevî tarikatının yaygın bir şekilde bulunduğu Azerbaycan'da almış ve daha sonra ünlü İslâm âlimi Fahrettin Razi'nin eğitim halkasına katılarak ondan ders almıştır. Kayınpederi ile birlikte fütüvvet anlayışını Anadolu'da yaymak için Abbasi Halifesi Nasır'ın elçiliğini de yapmıştır. Buradan hareketle Ahî Evran'in fikirlerinin oluşmasında etkin rol oynayan faktörler şu şekilde sıralanabilir:

- Yesevî Tarikatı

- Fahrettin Din Razi'nin tedris halkası 

- Kayınpederi Evhad'ud-Din Kirmani 

- Fütüvvet Anlayışı.

    Ahî Evran'ın yaşam biçimini etkileyen faktörler ve bu etkiyle oluşan, kendisini pir kabul edenleri derinden etki altına alan fikirleri ve fikirlerinin pratiğe dönüşümleri Ahîliğin anlaşılmasında önemli yer tutar. Bu fikirler iki kısımda incelenebilir:

 

1. Sanatkârlık

2. Cihat

 

     Ahî Evran'a göre Ahîliğe girenlerin bir sanata sahip olmaları gerekir. Çünkü Ahî helal kazanmakla görevlidir. Helal kazanmanın yolu kişinin kendi emeği ile geçinebileceği bir mesleğe sahip olmasından geçer. Ayrıca, zengin olan başkasına daha çok hizmet edebilir. Ahî Evran'a göre Ahî olan aynı zamanda cihat idealine de sahip olmalıdır. Çünkü, cihat Kur'an'da farz kılınmıştır. Ahî Evran iki ana başlık altında toplanabilen fikirlerini, Ahmet Yesevî gibi, halkın anlayacağı bir dille anlatmış ve yaymıştır. Esasında o eser yazacak kadar âlimdir. Ancak, Ahî Evren pratik hayata ağırlık vermiştir. Onun bu yaklaşımı, fikirlerinin  Anadolu'da çabuk yayılmasına sebep olmuştur. Ahî Evren Sünni, Şafiî ve Ehl-i Sünnet  çerçevesinde olan tarikat anlayışına sahip oluşu kesinlik kazanmış bulunmaktadır. Fıkıhta Şafiî mezhebine mensup olan Ahi Evran, müridlerine Kur'an ve Sünnet doğrultusunda fikirler telkin etmiştir.

 

     Ahîlerin hayatları ve yaşayışları incelendiğinde bu fikirlerin varlığı her zaman görülür. Ahîler, pirlerinin telkin ettiği Kur'an ve Sünnet hükümleri gereğince yaşamışlar ve çevrelerindeki kişilerle bu fikirler doğrultusunda ilişkide bulunmuşlardır.

BAŞKANIN OBJEKTİFİNDEN

Alternate Text
ANKARA KALESİ

 

     Yapılış tarihi kesin olarak bilinmemektedir. Kentte askeri bir garnizon bulunduran Hititler tarafından yapıldığı sanılmaktadır. Ama bu düşünce arkeolojik verilere dayanarak doğrulanmamıştır. Hititlerden bu yana hep aynı yerde bulunan, Romalılar, Bizanslılar ve Selçuklular dönemlerinde birçok kez onarılan Ankara kalesi, tepenin yüksek bölümünü kaplayan iç kale ve çevresini kuşatan dış kaleden oluşur (dış kalenin 20′ye yakın kulesi vardır). Dış kale eski Ankara şehrini çevirir. İç kale yaklaşık 43.000 km2′lik bir yer kaplar. 14-16 m yüksekliğindeki duvarların üstünde çoğu 5 köşeli 42 kule vardır. Dış surları kuzey-güney doğrultusunda yaklaşık 350 m, batı-doğu doğrultusunda ise 180 m. boyunca uzanır. İçkalenin güney ve batı duvarları bir dik açı oluşturur. Doğu duvarı tepenin girinti çıkıntılarını izler.Kuzey yamaç ise farklı tekniklerle yapılmış duvarlarla korunur.Koruma düzeninin en ilgi çekici yanı; doğu,batı ve güney duvarları boyunca 15-20 m.’de bir yer alan 42 tane beşgen burçtur. Dışkale ile içkale,doğuda Doğukalesi’nde batıda hatip çayına bakan yamaçta birleşir. İçkale’nin güneydoğu köşesinde ise kalenin en yüksek yeri olan Akkale (Halk arasında Alitaşı)yer alır. Dört katlı olan iç kale Ankara taşından ve toplama taşlarla yapılmıştır. İç kalenin iki büyük kapısı vardır. Biri dış kapı, diğeri ise hisar kapısı adını taşır. Kapı üzerinde bir de İlhanlılar’a ait kitabe bulunur. Kuzeybatı kısmında Selçukluların yaptırdığını gösteren bir yazı bulunmaktadır. Duvarların alt bölümü mermer ve bazalttan yapılmıştır, üst kesimlerine doğru bloklar arasında tuğla bölümlerin büyük ölçüde zarar görmesine karşın, iç kale bozulmadan günümüze kadar gelmiştir. VIII ve IX.yy’larda kent istilalara uğrayınca, kaleyi hızla onarmak için, o sıralarda yıkıntı halinde olan Roma anıtlarının mermer blokları, sütun başlıkları, su yollarının mermer olukları kullanılmıştır. (bunlara özellikle iç kalenin güney yönünde rastlanır)

 

     Kale tarih içinde çeşitli dönemler yaşamıştır. İ.Ö. 2. yy. başında Romalıların Galatya’yı ( Ankara yöresi) işgalinden sonra kent büyüyerek kale dışına taştı. Roma İmparatoru Caracaila İ.S. 217′ de kalenin surlarını onarttı. 222 – 260 arasında İmparator Severus Alexander ve Velerianus, Perslere yenilince kale kısmen tahrip edildi. 7. yy ‘ ın 2. yarısından sonra Romalılar kaleyi onarmaya başladı. İmparator Konstantinos 688′de dışkaleyi yaptı. IV. Leon ise 740′ da kale duvarlarını onartırken içkale surlarını da yükselmiştir. İmparator Nikephoros ve İmparator Basileios da 9.yy’ da kaleyi onarttılar.

 

     Ankara Kalesi 1073′ de Selçukluların eline geçti. 1101′ de Haçlı komutanı Raimond tarafından alınan kale, 1227′ de bir kez daha Selçukluların eline geçti. Selçuklu Sultanı 1. Alaeddin Keykubat’ ın onarttığı kaleye Sultan II. Keykavus da 1249′da bazı ekler yaptırdı. Osmalılar döneminde onarım görmeyen kalenin surlarını Mısır Valisi M.Ali Paşa’ nın oğlu İbrahim Paşa 1832′ de onarttı. Surların bazı yerlerinde rastlanan sütun başlıkları, lahit ve heykel parçaları, onarımlarda toplama malzemeden yararlanıldığını gösterir.

 

     Bugün kale içindeki değişik dönemlerden kalmış birçok eski Ankara Evi bulunmaktadır. Kaleiçi Mahallesi’nde bulunan eski Ankara evleri, sur duvarları ile çevrili dar ve dik bir alanda konumlandıkları için, planları dar alanlardan en çok faydalanmayı gözeterek yapılmış. İki ya da üç katlı olarak ahşap, kerpiç ve tuğladan inşa edilmişler. Arazi yapısının düz olmaması, alt kat planlarının da düzgün olmamasına yol açmış, ama üst katlar cumba tipindeki çıkıntılarla düzgün bir plana kavuşturulmuş. Alt katlar kışlık olarak, kalın duvarlı ve küçük pencereli yapılmış, üst katlar ise yazlık olarak ince duvarlı ve havadar yapılmış. Geniş saçaklar ve “Cihannüma” denilen yazlık odalar Ankara evlerinin belirleyici özelliklerinden. Ahşap tavan süslemelerinde geometrik kompozisyonlar kullanılmıştır. Bazıları çeşitli hizmetlerde kullanılmaktadır. 17.yüzyılın ortasına doğru, 1640 yılında Ankara’ ya gelen Evliya Çelebi, kenti ve kentteki yaşamı ayrıntılı biçimde anlatmaktadır. Evliya Çelebi önce ünlü Ankara Kalesinden söz eder. “Ankara’nın yüksek bir dağın tepesine dört kat beyaz taştan yapılmış sağlam bir kalesi vardır. Kale iç içe üç kat surlarla çevrilidir. İç kalenin çevresi kayalıktır. Bu yalçın kayalardan kaleye tırmanmak çok zordur. İç kalede topları çeşitli silahlar, cephane ve 600 ev bulunur. İç Kale aşağılarda ikinci sıra surlarla çevrilidir. Dağın eteklerinde ise üçüncü sıra dış surlar yer alır. Bu dış surlarla tüm kent güvenlik altına alınmıştır.”

Akeo

Adresimiz

Menekşe 2 Caddesi No: 20/11
Kızılay - ANKARA

Akeo

İletişim

Telefon : 0 312 231 45 40
Fax Tel :  0 312 231 49 85

Akeo © 2016 Tüm hakları saklıdır.